Yargıya karşı meydan okuyan terör uzantıları

İsrafil K.KUMBASAR

Namuslu ve sıradan bir vatandaş iseniz eğer, vay halinize.
Belki de farkında olmadan işlemiş olduğunuz en ufak kabahati dahi gözardı etmeyen devlet, mutlak ‘yargı’ yetkisine dayanarak anında beliriverir tepenizde.
Gıkınızı bile çıkaramadan, emniyet güçlerinin nezaretinde hemen kendinizi buluverirsiniz ‘adalet teyzenin’ şefkatli kucağında.
‘Masum’ olduğunuzu ispatlayana kadar mahkeme kapılarında sürünüp durursunuz.
Bu ülkede, ‘suçlarının ne olduğu’ dahi bilinmeyen nice bilimadamları, işadamları, generaller, sanatçılar, yazarlar, ‘gece yarıları’ evlerine baskın düzenlenip, ellerine ‘kelepçe’ vurularak nezarete tıkılıyor.
Bu ülkede, karınlarını doyurmak amacıyla fırından ‘ekmek’ çalmak zorunda kalan minicik çocuklar, hayatlarının en güzel yıllarını zindanlarda geçirmek zorunda kalıyor.
Ama ‘imtiyazlı’ muamelesi görenler de var:
Mesela, ‘hainler’ ve ‘bölücüler’.
Devleti idare edenler, onların yakalarına yapışmak yerine, ‘patenti’ başkalarına ait olan ‘açılım’ süreçleri başlatıp, ‘işlenen suçu’ ortadan kaldırmak için yasaları değiştiriyorlar.

* *  *

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, bugüne kadar yapılan bütün çağrılara aldırış etmeyen, gönderilen tebligatları bile almayan sözde DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk, Sebahat Tuncel, Emine Ayna, Selahattin Demirtaş’ın 29 Aralık 2009 tarihinde yapılacak olan duruşmaya zorla getirilmeleri için bir ihzar tezkeresi çıkardı.
Ama, emniyet güçleri, yargıya karşı adeta meydan okuyan bu kişilere, ‘milletvekili’ sıfatına sahip oldukları gerekçesiyle dokunamıyor.
Hem de Yargıtay 9’ncu Ceza Dairesi’nin almış olduğu, “3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın 7/2 maddesinde tanımlanan ‘Terör örgütünün propagandasını yapma’suçu, Anayasa’nın 14’üncü maddesinde öngörülen ‘devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik suçlardan’olduğu gerekçesiyle ‘dokunulmazlık’kapsamına girmez” şeklindeki karara rağmen.
DTP milletvekilleri hakkında düzenlenen 270 dosyayı işleme bile koymadan tozlu raflarda bekleten TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, aynen şu ifadeleri kullanıyor:
- “İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ne yapar bilmem. Ama Meclis Başkanı olarak bu mecliste hiç kimseye bir tek milletvekili dahi teslim etmem.”
Tabii ki, bu sözleri kendilerine ‘yol gösterici’ bir teminat olarak kabul eden adalet kaçkınları, TBMM’de kamp kurup yargıyı hiçe saymaya devam edecekler.

* *  *


Türkiye güya bir ‘hukuk’ devleti.
Ama, ne yazık ki o devletin başkentinde bile ‘yargının’ değil, ‘eşkıyanın’ borusu ötüyor.
AB komiserlerini kızdırma korkusu ile ‘bölücü örgütün’ siyasi uzantısı olduğu alenen tescillenmiş bulunan DTP hakkında açılan kapatma davası ile ilgili karar, ısrarla erteleniyor.
“Terör örgütünün propagandasını yapmak”  veya “Teröristlere yardım ve yataklık etmek”  suçlarından dolayı haklarında dava açılan sözde DTP milletvekilleri, ‘ifade’ vermek için mahkemelere bile gitmiyorlar.
Haklarında çıkarılan celpnameler, TBMM Başkanlığı tarafından ‘sümenaltına’ atılıyor.
Sokakta görseniz yüzlerine tükürmeye tenezzül etmeyeceğiniz tipler, bölücü örgüt ile bağlantıda olmaları dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde, Başbakanlık’ta ağırlanıyorlar.
Bugüne kadar bölücü hainlere ‘verilmedik taviz’ bırakmayan iktidar sahipleri, eminiz ki, mahkeme kararlarını hiçe sayan örgüt uzantılarına, Türkiye’nin bir ‘hukuk devleti’ olduğunu hatırlatmak yerine, yine arkadan dolanıp, Anayasa’nın ‘dokunulmazlıkla’ ilgili hükümlerini değiştirmeye kalkışacaklar.
Bu devlet nasıl bir devlet?
Bu ülke kimin ülkesi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş