Yaşar Kemal, Uğur Mumcu'yu Özal üzerinden ABD'ye şikayet etti

A+A-
Behiç KILIÇ

Uğur Mumcu’nun suikasta uğramasından sonra devrin Cumhurbaşkanı Özal’ın olaya donuk kalması hep dikkatimi çekmiştir. Mumcu’nun cenazesi kaldırılmadan Turgut Özal bir bahane ile ABD’ye gitti. Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, bir demecinde Özal’ın Uğur Mumcu’yu Amerika’da bazı mihraklara şikâyet ettiğini söyledi!..
Üstelik Özal, bu şikâyetini Yaşar Kemal’in elinden aldığı mektupla destekliyordu. Mesele şudur...
1992 yılı Nisan ayında Özal, ABD’de Methodist Hastanesi’ndedir. Buradan Semra Özal aracılığı ile bir ünlü gazeteciye ulaşır. Bu gazetecilerden, Yaşar Kemal’e gidip, Güneydoğu meselesine ilişkin bir yazı alması istenir. Semra Hanım aracılık istediği gazeteciye ‘Turgut Bey en yüksek düzeyde ABD güvenlik örgütleriyle görüşecek. Bu yazarın görüşlerine ihtiyacı var’ der. Yazar,Yaşar Kemal’dir...
Yaşar Kemal malum sloganları ile federasyonlardan çağrışımlar yapar. Bu arada Ulusal Birlikçi-Kemalist yazarların, federasyonlar önünde engel koymalarından söz eder.
Mumcu C-4 tipi bomba ile öldürüldü. Bu bomba tipi CIA patentiyle ünlüdür...
TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetler Komisyonunun CHP’li üyesi Mustafa Yılmaz’ın Uğur Mumcu cinayeti ile ilgili  “MİT İstihbarat Daire Başkanı bize verdiği bilgide, Uğur Mumcu’nun öldürüleceğini önceden öğrendiklerini ve durumu İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bildirdiklerini söyledi. Dehşete düşüp niçin önlem almadıklarını sordum. Biz uyardık ve devreden çıktık. işimiz orada bitti dedi”  açıklamasını aktarmıştım..
Mumcu’nun ailesi ısrarla cinayette devlet içerisine yuvalanmış bazı karanlık elleri işaret ediyor... Daha da ilerisi, bu karanlık ellerin bir takım Batılı gizli servislerle bağlantılarına ilişkin güçlü belirtiler de vardır... Uğur Mumcu son günlerinde yoğun biçimde devletin içerisinde yuvalanmış ihanet şebekeleri, mafya ve bölücü çetenin işbirliğini belgelemeye çalışıyordu. Bu çalışmalarında hem yerli hem de yabancı bazı gizli servis mensuplarının ve de siyasilerle bu siyasilerin kullandıkları gazetecilerin izlerini tespit etmeye başlamıştı. Mumcu’nun yakın arkadaşı, gazeteci Emin Çölaşan  “Uğur’un bana ölümünden önce sürekli anlattıklarından bildiğim üç şey var. Birincisi; Abdullah Öcalan’la MİT’in çok eski yıllara dayanan ilişkisini araştırıyordu. İkincisi; PKK ile uyuşturucu kaçakçılığının ilişkisini kanıtlayacağını söylüyordu... Üçüncüsü; Hemen kitap yapacağı bir araştırma, PKK’yı zor durumda bırakacaktı” diyor...
Eğer bu kitap tamamlansaydı hem yerli çeteler, hem de yabancı gizli servislerin bölgedeki elleri perişan olacaktı. Kitap, uyuşturucu kaçakçılığı, ABD’nin bölgedeki hesapları, çekiç güç ve gizli servislerle bağlantılı karanlık ilişkileri tek tek belgeleyecekti. Uğur Mumcu Apo’nun istihbarat birimleri ile ilişkilerini yazmaya başladığı sırada öldürüldü. Kimler öldürdü?..
Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden yaklaşık bir ay sonra devrin Başbakanı Süleyman Demirel, faili meçhul cinayetle ilgili olarak şunları söyledi:  “Devletin bir takım zaafları olduğunu ben de biliyorum. Bizim iddiamız devlet ak süte batırılmış kaşık değildir. Aksine bir takım sıkıntılar var devlette... Onları gidermeye çalışıyoruz...”
Uğur Mumcu’yu öldürtenleri neden bulmuyorlar?!!

Yazarın Diğer Yazıları