YAŞ'ta şerh konacak mı?

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Demokrasiye sahip çıkmak ya da darbelere karşı durmak gibi gerekçelerle tartışılmayan kurum ve kişi kalmıyor memlekette. Susup sıranın kendine geleceğini beklemek yerine makul seviyede sesini yükseltmek her insanın hakkı. Bu haklarını samimiyetle kullananlara sözümüz olmadığı gibi, peşinen saygı duyduğumuzu da ifade edelim. Ancak teknik terim ile asimetrik psikolojik harekât içinde olanları hariç tuttuğumuzun da altını çizelim.
Yeni nesilleri bilmem. Ama bizim yitik kuşakla beraber yüzlerce yıllık bir inanç milletimizce kabul görmüştür. Yazılı bir kanun olmadığı halde, adına geleneksel ya da teamül dediğimiz kanaate göre “3 H”ye itiraz edilmezdi. Son yıllarda haberciliğin ilkesi 5 N 1 K’yı herkes ezberlemiş gibi yapıp verilen görevi ifa ederken “3 H” kararı da neredeyse tanınmıyor.
Nalıncı keserlerinin kendine yonttuğu dönemden önce 3 H “Hakim, Hekim, Hoca” nın verdiği kararlar pek tartışılmaz, acımasızca eleştirilmezdi. Anayasa ve hukuk maddelerinde bunlarla ilgili yan yana olmasa da binlerce maddenin varlığını mektepteki temel hukuk derslerinde okumuştuk. Ancak günümüzde hekimin, hâkimin ya da mahkemenin verdiği kararlar eski veya yeni hakimlerce bile tartışılıyor.
Eskiden tartışılması en zor olanlardan birisi de MGK’nın tavsiye niteliğindeki kararı ile beraber Yüksek Askeri Şûra olarak bilinen YAŞ kararlarıydı. Geçiş dönemlerinin tavsamasıyla beraber YAŞ’ta “Şerh koymak” siyasi açıdan prim yaptığı için ihraç edilen personelin irticai faaliyetlere katılanları ile ahlâksızlık, hırsızlık gibi suçlara bulaşanlar da aynı kategoriye yani askeri hukuka konarak tümüne birden hükümet üyeleri şerh koymaya başladılar. Başbakan ile Milli Savunma Bakanı’nın koyduğu şerh imzalarına rağmen, ihraçlar bugüne kadar gerçekleşmiş, bunların bir kısmı AKP’nin belediye kadrolarına dahil edilmişti. Bundan böyle de bu konudaki şerhlerle karşı karşıya kalacağımızdan şüphem yok.
Ancak AKP’nin 7 yıllık iktidarında YAŞ’ın terfi kararlarına şerh koymak gibi bir tavrı olmadı. Kuvvet Komutanları ve Genelkurmay Başkanı, albaylıktan generalliğe terfiler, generallerin komuta kademelerindeki değişimleri ve emeklilik kararları YAŞ’ın sivil üyeleri olan Başbakan ve Milli Savunma Bakanı tarafından imzalanarak Cumhurbaşkanına sunuldu. Abdullah Gül’ün de bugüne kadar geri gönderdiği YAŞ kararı olmadı.
Geçtiğimiz ay bu sütunlarda “Hedef YAŞ mı” başlıklı yazımda malum davada yargılanan emekli ve muvazzafların duruşma gününün 20 Temmuz’dan 24 Ağustos’a çekildiğine dikkat çekerek aynı gün toplanacak YAŞ’ı etkilemek için asimetrik psikolojik harekât kokusu aldığımı ifade etmiştim. Bu öngörüm, kâğıt parçası, ya da belgedeki imza ile itham edilen Dursun Çiçek Albay’ın önce tutuklanıp sonra serbest bırakılmasıyla depreşti. Sadece Çiçek Albay mı? Yurtdışına çıkış yasağı konan Denizci kurmay albayların dosyalarının da YAŞ’a gelmesi gerekiyor. Bunun yanında adı malum davada geçen çeşitli personel de var. Kıdem itibariyle amiralliğe terfi etmesi beklenen bu isimlerin durumu şimdiden tartışıldığına göre, örneğin Çiçek Albay Tuğamiralliğe yükseltilirse yandaş medya ile sivil darbecilerin çıkaracağı tantanayı çok merak ediyorum.
İlker Başbuğ’dan sonra ikinci başkan Hasan Iğsız’ın da “Sonuna kadar arkasındayız” dediği Çiçek Albay’ın terfisi, yıpratılmakta olan askere yeniden itibar kazandırabilir. Yasal olarak hiçbir engeli olmayan bu terfilere bakalım, YAŞ üyesi Tayyip Erdoğan ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül şerh koyacak mı? MGK’nın aldığı  “kurumlar arası uyum kararı” uygulanacak mı, yoksa sivil darbecilerin ellerini ovuşturduğu gerilim devam edecek mi? Ya sizce?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları