Yattara yanlış tercih!

A+A-
Murat TAŞKIN

Bu sezon süper lig gerçekten ilginç geçiyor.. Geçen haftaya Trabzonspor 2 puan farkla lider giriyor. Kayserispor karşısında 2 puan daha kaybediyor. Ama haftayı 3 puan farkla lider kapatıyor.
Trabzonspor, kendisi oynamadan puanları kapıyor, şampiyonluk hesapları yapan rakipleri de adeta “Bir katkıda bizden” diyerek hedefe gidecek yolda liderde kolaylık sağlıyorlar.
Genel anlamda, hem içerden hem dışarıdan elele verenlerin Türkiye’yi parçalamak istedikleri bir süreçte, futbolda da Trabzonspor’un rakipleri tam tersini yapıyor ve başarılı olması için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar.
Trabzonspor’u teknik ve idari anlamda yönetenler de, “Öyle veya böyle işler yolunda gidiyor. Hep böyle gider. İnşallah” diyerek, günlerini gün ediyorlar.
Başbakan’da batağa giden ekonomi için 2 ay önce “ham dolsun” diyordu, ama bugün “mahvolduk” dememek için dişlerini sıkıyor.
Trabzonspor’un bugününe bakarak, geleceğine de “inşallah” diyenler, inşallah (!) Başbakan’ın akıbetine uğramazlar.
Ancak, tepede bulundukları için ayakları yerden kesilenlerin hata yapmaması da mümkün değildir.
Tıpkı teknik direktör Ersun Yanal gibi!..
Trabzonspor’a ligin herhangi bir takımı gibi bakarsak, “kötü oynuyor” deriz. Ama bulunduğu yerden, yani lig lideri olduğunu hatırlayarak bakarsak, “çok ama çök kötü” demekten başka seçeneğiz yoktur.
Ersun Yanal bunu görmüyor mu?
Kendisi görmese bile her şeyi bilgisayara yükleyerek (!) test eden bir teknik adamın bunu tespit etmemesi imkansız..
Ancak yaptığı tespitlere göre hareket edip-etmediği konusundaki endişeler giderek artıyor. Meselâ, hemen hemen her maçta Yattara’yı dışarı alıyor.
Çok değil, 3 sene önce ligin asist kralı olan Ginelinin bugünlerde çok kötü olduğu bir gerçek. Ama, sadece Yattara’mı kötü?
Kaleci ve defans bloğunu çıkın, gerisinden maçın hangi dakikasında kimi çıkarırsanız çıkarın!.. Örneğin ligin başından beri Colman ile birlikte yönlendirmesi için topun orta alanda kendisine emanet edildiği Selçuk..
Selçuk ne yapıyor?
Kayseri maçında olduğu gibi, “Ben artık yapamıyorum. Kenara alınmam. Aklımı başıma toplamam” gerek diye bas bas bağırıyor. Ama, Ersun Yanal yine Yattara’yı dışarı alıyor. Hangi Yattara’yı?
Rakibin, “Adamın sağı solu belli olmuyor. Ne olursa olsun, başında bir kişi bulunsun. Hatta yandan çarklı biri daha ona yardımcı olsun” diye tedbiri elden bırakmadığı Yattara’yı..
Böyle  düşündüren “Yattara, koşmuyor, mücadele etmiyor” diye dışarı alınıyor. Aynı performansı ondan daha kötü sergileyen Selçuk, sahada tutuluyor. Hem de orta sahanın göbeğe yakın yerinde.
Yattara çıkınca, rakibin defansı da, orta alanda Selçuk’un yanından elini kolunu sallayarak geçerek, forvetine destek veriyor. Trabzonspor maçların son dakikalarında bu nedenle taraftarına ecel terleri döktürüyor. Son iki maçta olduğu gibi..
Yattara-Selçuk değerlendirmesi sadece basit bir örnek? Benzerleri yok mu? Çok..
Ersun Yanal’ın da bu takımdaki görevi çok olan olumsuzlukları ortadan kaldıracak çareler üretmek olduğuna göre!...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları