Askeri savcılar ne iş yapar?

Yavuz Selim DEMİRAĞ
Gardı düşmüş boksör gibi sürekli dayak yiyen askerin bırakın darbe yapmayı, kendini savunacak hali olmadığı ne yazık ki ortaya çıktı. Adı üzerinde asker... Bu yüzden boks kurallarına göre ring dışında, adaletsiz müsabakayı hüzünle seyreden antrenörü havlu atmıyor... Hatta  “Çok iyisin, biraz daha dayan.. Rakibin yoruldu, son rauntta mutlaka nakavt edersin” diye motive etmeye devam ediyor. Oysa spor kurallarını hiçe sayan bir adaletsizlik var ringde. Maçı seyredenler ise iki sporcunun kilo farklılığını görmüyor bile. Ne de olsa askerin şöhreti medyanınkinden çok daha fazla. Ring hakemi medyanın belden aşağı vuruşlarını bir raund bittiğinde gong çaldıktan sonraki diğer raund başlarken gong çalmadan önceki saldırılarını görmezden geliyor. Ama masa hakemleri ısrarla bu faullü yumruklara puan vermeye devam ediyor.
Raunt arasında seyirci patlamış mısır yiyip gazoz içerken medyaya köşesinde doping verildiğinin farkında bile değil. Sürekli bir şeyler içiriliyor. O yetmiyor vücuduna özel yağlar sürülerek gelen yumrukların kayması sağlanıyor. Asker ise köşesinde uzatılan tabureye dahi oturmadan, ekibi havlu ile terini silmekten başka bir şey yapmıyor.
Karşılıklı yoklamalar ile maç devam ederken  “O da ne? Özel yetkili bir hakem” görevlendiriliyor. Ringe çıkan  “Özel yetkili hakem” asker - medya boks maçında her fırsatta  “Stop” diye bağırıp dövüşü durdururken, askeri uyarıyor, masa hakemlerine de eksi puan işareti veriyor. Rakip faullü vurduğunda bile gardı düşmediği halde askerİ 9’a kadar sayıp üçe tamamlayarak  “Hakem kararıyla mağlup” etmenin peşinde olduğu anlaşılan hakem, özel yetkili olduğu için bir Allah’ın kulu ses çıkaramıyor.
Tribünlerde birkaç  “Böyle boks maçı mı olur ya?” diye cılız sesler yükselmiş olsa da,  “Özel yetkilerle donanmış hakemin” işaretiyle polis tarafından salondan çıkarılarak göz altına alınıyor.
Yukarıdaki boks maçı yerine gençlik yıllarımızda sabaha karşı yatağımızdan kalkıp dünya ağır sıklet unvanı için Muhammed Ali ile George Foreman’ın maçını izlemeyi özlediğinizden eminim. Zaten Muhammed Ali’den sonra boks maçlarından haz almaz olduk. Hele böyle kuralı bile olmayan adaletsiz maçları bırakın seyretmeyi halen oynanıyor olması da canımızı sıkıyor. Hollywood figüranlarının yaptığı Amerikan güreşi bile bunlardan daha adil değil mi? Senaryo da olsa seyircinin iyi vakit geçirmesini sağlamış oluyorlar.
Yukarıdaki satırları Muhammed Ali’nin nefes kesen boks maçlarını özlediğim için yazmadığımı tahmin edersiniz. Bugün merakım askeri yargının ne iş yaptığına dair. Askeri savcılar sadece personelin suç ve kabahatlerini araştırmakla mı görevlidir? Askeri personelin olduğu kadar askeri kurumların haklarını korumak, halkı askerliğe karşı soğutmak suçunu işleyenlerle hukuki mücadele yapmak gibi bir görevi de yok mudur?
Uzun süredir  “Asimetrik psikolojik harekat” tan muzdarip olan Genelkurmay, askeri müşavirlerine hukuki yollardan hak arama talimatı veremez mi? Dahası  “Özel yetkilendirilmiş askeri savcı” larla söz konusu saldırılara karşı soruşturma açtıramaz mı?
Sahi ne iş yapar bu askeri savcılar?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş