Hind ihtilalcileri ve Atatürk

Muhiddin NALBANTOĞLU

Bugün Hind İhtilalcilerinden Pandit Nehru’nun ölüm günüdür (7 Şubat 1931). Hindistan’ın büyük lideri ve büyük Türk dostu olan Cavaharlal Nehru’nun babası olan Pandit Nehru, Hind istiklâl hareketinin de başlatıcılarındandır. Oğul Nehru da babasının yolundan gitmiş sonunda Hindistan’ı istiklâline kavuşturmuştur. Uzun yıllar bu ülkenin başkanlığını da yapmıştır. Uzun iktidarı sırasında birkaç defa Türkiye’ye de gelen oğul Nehru aynı zamanda Türk istiklâl savaşına büyük destek vermiştir. Pakistan’ın kurucusu olan Kaidi Azam Muhammed Ali Cinnah ile beraber İngiltere’yi protesto eden nümayişleri o başlatmıştır. Bu yüzden birkaç defa hayatı tehlikeye girmiş, uzun zamanlar hapislerde yatmıştır. Türk kurtuluş savaşı devamınca Hind halkının Ankara’ya gönderdiği paraların toplanmasında da büyük rolü olmuştur. Kendisi Türkçe’ye de çevrilen anılarında bu konular etrafında geniş açıklamalar yapmıştır. Bir defasında Ankara’yı hedef alan Yunan saldırısı başladığında henüz bir miting meydanından evine dönerken İngilizler tarafından tutuklanmıştır. Türkiye lehine ve Anadolu’nun işgaline karşı şiirler yazan ve bunları büyük halk kitleleri önünde okuyan, Mustafa Kemal Destanı gibi büyük epik destanlar da yazan Nazrul İslâm ile beraber İngilizlerin zulmü altında yatarken Anadolu hareketini de takib etmektedirler. Yunan taarruzu büyük bir hızla gelişmektedir. Her gün Hind gazeteleri savaş durumunu vermektedir. Türkiye için çalıştıklarından tutuklanan Nehru, Nazrul İslâm ve arkadaşları yattıkları hapishaneden büyük bir ızdırap içinde Kütahya, Afyon, Bursa ve Eskişehir’in de birbiri arkasından Yunanlıların eline geçtiğini, sırada Türklerin son kalesi Ankara’nın bulunduğunu acılar içinde öğreniyorlardı. Ve nihayet bir sabah Ankara önlerinde Yunan saldırısının durdurulduğu haberi hapishaneye ulaşır. Artık sonu belirsiz bir Sakarya savaşı başlamıştır. Bütün Hind mücahidleri soluğunu kesmiş Ankara önlerindeki savaşa gözlerini dikmişlerdir. Nazrul İslâm Anadolu mücahidleri için gözyaşı döküyor, şiirler yazıyordu. Onun ölümünden yıllarca sonra Anadolu savaşı için yazdığı bu şiirler ve destanlar hem orjinal metinleri hem İngilizce çevirileri ve hem de Türkçe çevirileri ile beraber yayınlanmıştır.
Sakarya zaferi üzerine hapishaneyi nasıl Türk bayrakları ile donattıklarını, nasıl sevinç gözyaşları döktüklerini Nehru anılarında çok çarpıcı bir şekilde anlatır. Bunları da rahmetli Fethi Tevetoğlu çevirmiştir, Ord. Prof. Yusuf Hikmet Bayur’dan dinlemiştim: Kabil Büyükelçiliğine tayin edildiğinde yeni vazifesine giderken Atatürk’den Hind Müslümanlarına, Hind ihtilalcilerine, baba oğul Nehrulara ve Mahatma Gandi’ye ulaştırılması istenen bir mesaj götürmektedir. Bu mesaj şudur: “Kesinlikle İstiklâl-i Tam’dan gayrı hiç bir çözüm şeklini kabul etmeyiniz. Çünkü İngiltere’nin başında Hitler belası var. Eğer bu istiklâl hareketini bu büyük fırsattan da yararlanarak kazanamazsanız bin yıl sonra dahi kazanamazsınız. Elden kaçıracağınız bu büyük fırsatı bin yıl sonra dahi bir daha yakalayamazsınız.” Yusuf Hikmet Bayur bunları anlatırken ayrıca Atatürk’ün muhtelif zamanlarda Hind İstiklâl savaşçılarına çeşitli zamanlarda da strateji ve taktikler verdiğini kaydetmiştir. Bu konuda Muhammed Ali Cinnah da çeşitli açıklamalar yapmıştır.
Cinnah ayrıca Atatürk için bir kongre konuşmasında şu ifadeyi kullanmıştı:
“-Önümüzde Türk kurtuluş savaşı gibi, onu bütün bir düşman dünyaya karşı zafere götüren kaid-i azam (büyük lider) Mustafa Kemal gibi bir örnek varken, hâlâ bu çamura saplanmış vaziyette mi
kalacağız!...”
“-Hayır, hayır” sadaları.
“-İstiklal-i tam, İstiklal-i tam” sadaları
Bu konuya tekrar döneceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş