Alevilik, Bektaşilik ve Türklük ilişkileri

İsrafil K.KUMBASAR

Tam ihtiyaç duyulan bir zamanda İlgi Yayınları tarafından çok önemli bir kitap yayınlandı:
“Türklük ve Alevîlik Bektaşîlik.”
Yazarı Nergishan Tekin.
640 sayfalık kitabın 230 sayfası eklerden oluşuyor. Ekler, Cumhuriyet’in hemen öncesinde ve başlarında Alevîlik ve Bektaşîlik üzerine yapılmış etütlerden ibaret.
Kolay kolay ulaşmanız mümkün olmayan birçok belge, eski Osmanlı harflerinden aktarılarak kitaba konmuş.
Alevilik ve Bektaşîlik üzerine bugüne kadar elbette ki çok sayıda kitap yayınlandı. Ama ‘Türklük’ ile ‘Alevîliğin’ ilişkileri üzerine titizlikle kaleme alınmış kaç kitap var?
Kitapta öyle ilginç bilgiler yer alıyor ki, birçoğuyla belki de ilk defa karşılaşıyorsunuz.
Kitabı okuduktan sonra, gönül rahatlığı içerisinde, “Alevî biziz” diyebiliyorsunuz.
Bunu söyledikten sonra da, kendi inancınıza asla ve asla halel gelmiyor.
Kitabın maksadı, tabii ki ‘inanç birliğini’ sağlamak değildir; ama ‘reddedilemeyecek’ olan bilgiler ve deliller, ister istemez sizi bu yola götürüyor.

***


Nergishan Tekin, Önsöz’e şöyle başlıyor:
“Türklük ile Alevîlik ve Bektaşiliği ele alırken ‘Türklük’ ve ‘Alevîlik-Bektaşîlik’ tanımlarını ayrıntılı işlememiz
gerekmektedir.
Tabiî burada ‘Türklük’ ve ‘Türk’ çok farklı anlamlardadır. ‘Türklük’ kişiyi ‘Türkçülüğe’ götürürken, ‘Türk’ sadece kavimler kategorisinde bir mensubiyeti gösterir.
Her Türk ‘Türkçü’ değil, her Türkçü ise ırkî olarak ‘Türk’ kökenden gelmeyebilir. ‘Türkçülük’ bir ideal ve inanç sistemidir.
Bu satırların yazarı Orta Asya’da doğup büyümüş ve üniversiteyi bitirdikten sonra Türkiye’ye gelmiştir.
Kırımlı İsmail Gaspıralı’yla başlayan ‘Ceditçi’ anlayışında yeşeren ‘Türkçülük’ idrakinin dönem şartlarında üstü örtülse, söndürülse dahi için için nasıl yandığını, nasıl alevlenmeye hazır köz olup kaldığını, Türkiye’ye geldikten sonra, kırıntıları birbirine ulayarak öğrenmiştir.”
Önsözden de anlıyoruz ki kitabın yazarı Orta Asya kökenli. Kitabı önemli kılan bir sebep de yazarının Alevîliği özümsemesi.
Yazar, Ahmet Yesevî’nin diyarında da bulunmuş. ‘Alevîlik’ deyince bağ doğrudan Hoca Ahmet Yesevî’ye ulaşıyor.

***


Osmanlı İmparatorluğu’nu kuranlar ‘Alevîler’ idi dersek hayretten bakakalırsınız.
Türklük ve Alevîlik-Bektaşîlik kitabını okuduğunuzda tereddütünüz tamamen ortadan kalkıyor.
Osmanlı Devletinin kurucusunun adını herkes ‘Osman’ bilir. Kitapta bu ismin ‘Atman’ veya ‘Ataman’ olduğu iddia ediliyor.
‘Alevîlik’ adına ortaya çıkan bazı kişiler, “Ali’siz Alevilik” peşinde koşuyor, Alevîliği politikalarına alet ediyorlar. Kitapta, “Ali’siz Alevî” olunamayacağının cevabını da
buluyorsunuz.
Türklerin eski inanışları, ‘Müslümanlık’ ile eski inanışların telifi, ‘Araplar’ ile temaslar, Araplar içinde Türkler... Ehl-i Beyt mensuplarının Türklükle ilişkileri... Alevî dedeleri Hz. Ali’nin soyundanlarsa eğer, neden ‘Türk’ oluyorlar?.. İslâm’da mezhepler ve Alevîlik ve Bektaşiliğin yeri... Alevîliğin ritüelleri...
Kitapta o kadar çok ayrıntı var ki, her biri 200’e yakın alt başlık altında işlenmiş.
Ekler bölümünde Franz Babinger, Fuad Köprülü, Baha Said, Hâmid Sadi, Hüseyin Hüsameddin ve Mahmud Celaleddin’in makalelerini de bulabilirsiniz.
İlgi Yayınevi Tel: (0212) 526 39 75

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş