Yem borusu, bedelli askerlik

Altemur KILIÇ
Başbakan, birden bire  67.000 yeni memur alınacağını açıkladı. Saye-i şahanesinde, işsizliğin had safhaya geldiği şu sırada, gençlere büyük bir müjde! Ancak; sorarlar; mademki böyle bir imkânınız, boş iş alanları vardı da bu “açılım”, neden şimdi? “Başkanlığa”, cülus ulufesi mi? Ama asıl sebep; AKP’nin oyları düşüyor ve “Anayasa Paketi” de, sonunda referanduma gidebilecek. İktidarlar seçimlerden, oylamalardan önce, böyle “Yem borusu” çalarlar... Yersek! 
Askerlik 
Ancak şimdi bu “yemin” veya “öksenin”, “Bedelli Askerlik” olması düşündürücü ve acı! Bu eski konu, birdenbire -adeta danışıklı dövüş- bir gazetecinin, bir TV programında Başbakana “sormasıyla” gündemin tepesine oturdu ve Başbakan Tayyip Erdoğan, bu konuda artan taleplere olumlu yaklaşım göstermiş... Buna bir “mim” koyduktan sonra konunun muhtelif boyutlarına bakmak gerekiyor.
“Bedelli askerlik” konusu birkaç yıldır hep ortaya çıkarılır. Gençler, iş hayatına atılınca uzun süre askerlik görevi yapmayı, kariyerlerine engel olarak görüyorlar... Bedelli askerlik isteyenler, 5 bin üyesi olan internet sitesi kurmuşlar... Özellikle krizde işlerini korumak istediklerini belirten üyeler ‘Bedelliye 7.500 euro öderiz’, yani, parasını “verelim kurtulalım” diyorlar!
Hükümet de büyük bir yekun tutacağı anlaşılan “bedellerin”, bu sıkışık durumda hazineye gelir sağlayacağını hesap ediyor! Bu sistemin sonunda pahasını ve neye mal olacağını ya düşünmüyor ya da aldırmıyor.
Fakat “Bedelli askerlik” kabul edilirse, vatan hizmetinde bedel ödemek için parası olanlarla, parası olmayanlar arasındaki eşitsizlik, bırakın Anayasanın ruhuna aykırılığını, kamu vicdanını, devamlı olarak çok rahatsız edecektir.
Milli hizmet
Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da Orduya “National Service Obligation Nationale” yani “Milli Hizmet” denir... Bizde de daha ilerisi, geleneklerimize göre “ordu-millet, millet-ordu” anlayışı vardır, vardı!.. Son zamanlara gelene kadar, askerliğini yapmayanlara kız verilmezdi... Asker ocağı, milli birliğin muhtelif unsurlarını birleştiren bir yuvadır...
Ben, şahsen, herhangi bir nedenle askere alınmasaydım, muhakkak yıkılırdım! Yaşıtlarımın çoğu da öyle! 
Bugün gençler, askerlik görevi yapmaya, güle oynaya, davul zurnayla, “En büyük Ordu Türk ordusu” diye haykırarak gidiyorlar... İşte şimdi, teknoloji ve silahla elde edilemeyecek bu ruhu, öldürmek istiyorlar!
Bu çağda, ordunun profesyonel olması gerek ama bu “milli” orduyla çelişkili değil ki... Silahlı Kuvvetlerimiz, hem “milli” hem de profesyonel. Yabancılar gıpta ediyorlar.
Vicdansız ret
Türk Ordusunu manen yıpratacak çağdaş bir moda da, “Vicdani ret”! Birileri “Silah tutmaya vicdanım el vermiyor” diye, başkaları görevlerini yaparken kaytarmak, yan gelip yatmak istiyorlar!
Mehmet Altan; “1916’da, Osmanlı uyruğundaki herkese askere alınma zorunluluğu getiren yasa değişmedi” diye hayıflanıyor... Sanki tehditler yok ve artık güçlü bir ordu zorunluluğu kalmadı! 
“Bedelli Askerlik” siyasi bir konu değil, yem borusu olmamalı. Ve son sözde, ülke savunmasında ihtiyaçları, asker sayısını, Genelkurmay belirlemeli. Genelkurmay, ‘en az üç yıl daha bedelli askerlik olmaz’ diyor. Fakat bu konu fazla dalgalanmaya bırakılmamalı, kesip atılmalı... Ancak gelin görün ki, Milli Savunmanın politikacı Bakanı Vecdi Gönül; “Söz Başbakanda, o ne derse, o olur” buyurmuş... Doğru; “mühür” kimde ise ipin ucu da onun elindedir. Türkiye’nin, Türk Ordusunun kaderini, o tayin edecek! Fakat Türkiye’nin savunması ve Ordusu politikacılara emanet edilemeyecek, oy “yemi” yapılmayacak kadar hayatidir!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş