Yeminine sadık vekiller aranıyor...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Tayyip Erdoğan, Köşk’e çıkmadan önce TBMM’den geçirdiği  “açılım yasaları”  ile Doğu ve Güneydoğu’yu PKK’nın kontrolüne vermiş oldu. AKP ve HDP’yi anladık da CHP’nin bu yasayı desteklemesine halen bir gerekçe bulunmuş değil. Uzun yıllar PKK’lıların avukatlığını yapan Sezgin Tanrıkulu’nun inisiyatifine bırakılan bu konu CHP’nin başını ağrıtacağı gibi tarih önünde yargılanmasını da sağlayacaktır. Anayasa Hukuku hocası olan Prof. Dr. Süheyl Batum söz konusu yasanın anayasaya aykırı olduğunu belirtirken, hukukun üstünlüğü ve anayasa üzerine yemin eden milletvekillerinin anayasa suçu işlediklerinin altını çiziyor. Yasanın iptali için TBMM’de 110 milletvekilinin imzası ile  Anayasa Mahkemesi’ne başvurması gerektiği biliniyor. Süheyl Hoca’yı tanırım. Çeşitli panel ve konferanslarda birlikte halka hitap ettik. Bazı televizyon kanallarında aynı konuları birlikte savunduk. Süheyl Batum Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Emine Ülker Tarhan’ı aday göstermek için ilk imzayı atma cesaretini sergilemişti. Cumhuriyeti kuran parti olan CHP’nin kurucu iradesini yok sayıp çizgisinden saptığını açıkça ifade ediyor. Partiyi yüzde 20 bandına oturtup ilerletemeyen Kılıçdaroğlu’nu da eleştiriyor ve kongrede yönetimin değişmesini istiyor. Lider sultasının elemanlarınca “ayrık otu”  gibi görünen Batum’un verdiği mücadele elbette tarihe geçecek. Bir daha milletvekili olarak atanmasa da gönüllerin vekili olmaya devam edecek.

Öte yandan söz konusu yasaya karşı gece gündüz mecliste mücadele veren MHP de Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak 110 milletvekili yok. Ama 52 milletvekiline sahip. Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin dahil olmak üzere bağımsızlarla bu rakam 60’a ulaşabilir. Ama düğümün çözülmesi için 50 CHP’li milletvekilinin imzası lazım. Cumhurbaşkanı için 20 milletvekili imzasını bulamayan CHP de 50 yürekli milletvekili çıkar mı? Soru kadar cevabı da zor. CHP Grup Başkanvekilleri bu konuda  “desteklediğimiz kararın arkasında duracağız” diyerek kapıları kapatmış olsa da düğümü Deniz Baykal ve Muharrem İnce  çözebilir. Bu aynı zamanda 6-7 Eylül’de yapılacak olan CHP kongresinin kaderini belirler.  “Bölünme yasası” na  “Hayır!”  diyeceklerin bir araya gelmesiyle Kılıçdaroğlu’nun koltuğu el değiştirebilir. Ortada bir tek risk var. O da Kılıçdaroğlu’na rağmen AYM’ye başvurabilmek için imza atacak milletvekillerinin bir daha seçilmek gibi bir gayelerinin olmamasıdır. TBMM’deki ceylan derisi koltuklara hiç oturmadım. Nasıl bir duygu verdiğini tahmin dahi edemiyorum. Milletvekili rozeti ve makamı cazibesiyle ilgili fikrim de yok. Olanları da anlamıyorum zaten. Bu işlere kafa yoran bir vatandaş olarak son elli yılda iz bırakan milletvekillerini sıralayın sorusuna on isim sayacaklarını da sanmıyorum. İlk etapta insanın aklına merhum Osman Bölükbaşı geliyor. Son dönem için de meçhul bir trafik kazasında ölen Adnan Kahveci. Açıkca  “ben partimin değil  Genel Başkanımın milletvekiliyim”  diyen zihniyette ne yazık ki bir hayli vekil var. Yine da kötümser olmamak lazım.. Her şeye rağmen 110 milletvekili çıkıp imza tarsa Tayyip Erdoğan o Köşk’te dilediği kadar kalamayacaktır. Bu konu da gazetemizin yazarı ve meclisin rekortmen milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri’nin gayretlerine güveniyorum. MHP yönetimimin de  “nasıl olsa 110’u bulamayız”  düşüncesiyle bu girişimden asla vazgeçmeyeceğine inanıyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları