‘Yeni Anayasa’ olmadı,sivil dikta hapı verelim

İsrafil K.KUMBASAR
Anayasa bir ‘toplumsal sözleşme’ belgesidir.
Böyle bir belgenin, toplumdaki ‘bütün kesimlerin’ genel kanaatleri dikkate alınarak, ortak bir irade tarafından hazırlanması gerekir.
Demokrasinin gerçekten ‘halk iradesine’ dayandığı ülkelerde temel kural budur.
İstisnası, ‘demokrasi’ ile idare ediliyormuş gibi görünen ancak, ‘tek adam’
diktatoryasının egemen olduğu Türkiye gibi ülkelerdir.
27 Mayıs ihtilalinden sonra, ‘tek adam’ haline gelen Orgeneral Cemal Gürsel, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Sıddık Sami Onar’ı huzuruna çağırarak yeni bir anayasa hazırlatmak istediklerini söyler.
Onar, hiç düşünmeden şu soruyu sorar:
- “Nasıl bir anayasa isterdiniz, efendim?” 
İşte bu söz, Cemal Gürsel’in Onar’ı yeni anayasayı hazırlayacak olan komisyonun başına tayin etmesi için yeter.
22 Temmuz ihtilalinin ardından yine ‘tek adam’ konumundaki Tayyip Erdoğan, Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun’u huzuruna kabul ederek, yeni bir anayasa hazırlatmak istediklerini anlattı.
Belki Özbudun da, iki büklüm halinde aynı şu soruyu sormuştur:
- “Nasıl bir anayasa isterdiniz, efendim?” 
***
3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra, transferler ile bir ara Meclis’te ‘367’yi aşan çoğunluğa’ ulaşan AKP’nin uzun süre ‘Anayasayı değiştirmek’ aklına gelmedi.
Ama 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra nereden talimat geldiyse geldi, Tayyip Erdoğan’ı birdenbire ‘yeni anayasa’ heyecanı sardı.
Şakşakçılar, yeni anayasanın ‘özgürlükçü’ ve ‘sivil’ olacağını iddia ediyorlardı.
Ama, “Ben yaptım, oldu” zihniyeti ile hareket eden Erdoğan’ın, toplumun hiçbir kesimine danışmadan, ‘kendi fanuslarında’ yaşayan bir heyete hazırlattığı anayasanın neresinin ‘sivil’ olacağı sorusunu kimse aklına getirmiyordu.
Taslağı hazırlayan heyet, değişikliğe ilk önce başlangıç hükümlerindeki ‘Türk’, ‘Atatürk’ ve ‘milliyetçiliği’ çıkararak başladı. Sonra, değiştirilmesinin ‘teklif edilmesi’ dahi suç olan ilk dört maddeyi tartışmaya açtı. Nihayet, ‘birlik ve bütünlüğün çimentosu’ kabul edilen diğer maddelere el attı.
İbrahim Kaboğlu, Baskın Oran, Zafer Üskül, Atilla Yayla, Ergün Özbudun imzasını taşıyan taslak, yıldırım hızı ile Avrupa Birliği’nin onayına sunuldu.
***
Ne oldu ne bitti, artık bilemiyoruz, uzun bir süre gündemi işgal eden ‘yeni Anayasa’ tartışmaları bir anda bıçak gibi kesildi, ‘taslak’ sessiz sedasız rafa kaldırıldı.
Tayyip Erdoğan, baktı ki ‘toplumun midesi’ niteliği belirsiz kimyasallar içeren yeni bir Anayasa’yı ‘hazmetmeye’ müsait değil.
Bu kez, mevcut Anayasa’yı ‘tedavi edebilmek’ (!) maksadıyla ‘cins cins haplardan’ müteşekkil yeni bir ‘torba paket’hazırlayıp piyasaya sürdü.
Muhalefet, önüne konulan hapların hiç de ‘tedaviye’ yönelik olmadığını anlayıp elinin tersi ile itince, bu kez haplar üzerinde gelişigüzel ‘rötuşlar’ yaparak, torbanın içine ‘yeni haplar’ ilave ederek kamuoyunun gözünü boyamaya çalışıyor.
‘Denetçi’ yargıyı, ‘yürütmenin’ bir parçası haline getirerek, ‘sivil diktatörlüğe’ giden yolda bir ‘viagra’ işlevi görecek olan haplar, şimdi Meclis’te onay bekliyor.
Peki Tayyip Erdoğan, taslağın Meclis’ten geçse bile, ‘referandumdan’ önce Anayasa Mahkemesi’ne toslayacağını bilmiyor mu?
Tabii ki biliyor. Ama, yine birilerinin eline verdi ‘çelik çomağı’, oyalayıp duruyor.
Bir altı ay daha vaziyeti böyle idare eder.
Sonrası Allah kerim.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş