Yeni bir derin devlet yapılanması mı!

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Gazetecilerden ortak tavır: “Kaset”in değil “hukukun üstünlüğü” kutsansın

Seçim süreci başladığında AKP’nin temel stratejilerinden birinin MHP’yi barajın altına itmek olduğu çok yazıldı, çizildi.
Çünkü Başbakan’ın istediği türden bir Anayasa değişikliği yapmak için AKP’nin daha çok milletvekiline ihtiyacı var ve MHP’nin baraj altında kalması AKP’ye misliyle yansıyacak.
Öte yandan MHP’nin baraj altında kalma olasılığı, MHP’ye oy vermeyi düşünen bazı kişilerde, “Oyum boşa gitmesin” duygusunun yaratılmasına da yol açacak ki bundan da en kârlı çıkacak partinin AKP olduğunu referandum oylamasında MHP tabanının gösterdiği tutumdan anladık.
Bu hesaplar belli ki seçimden çok öncesinde yapılmış. Belki de hemen referandumdan sonra!
MHP’lilere tuzaklar kurulmuş, videolar çekilmiş ve bunları yayınlamak için hazırlıklar yapılmış, seçime az bir zaman kala da okyanus ötesindeki internet siteleri üzerinden servise konuyor.
Elbette bunun AKP yöneticilerinin bilgisi dahilinde yapıldığını söyleyecek değilim.
Türkiye’de bile bunun mümkün olamayacağına inanırım, çünkü önünde sonunda birisinin çenesini tutamayabileceğini herkes bilir!
Bunu yapanlar küçük ama çok güçlü bir organizasyon olmalı. Kapalı özel alanlara kameralar koyabiliyor, elde ettiği görüntüleri arşivleyip saklayabiliyor, zamanı gelince de servise koyabilecek bir ağa sahipler!
Bir tür “derin devlet” yapılanması gibi. Oturmuşlar, bir karar almışlar, gereklerini yerine getiriyorlar, bu arada insanlara ne oluyor umurlarında değil. Kendilerinin “yüce bir amaca” hizmet ettiklerini düşünüyorlar ve bunun için ne gerekiyorsa yapabiliyorlar.
AKP sözcülerinin ve basındaki yandaşlarının çok sevecekleri türden bir “derin devlet” teorisi bu ama yine onların söyleyip yazdıklarından biliyoruz ki “eski derin devlet” Silivri’de hapiste yatıyor!
Yoksa bu arada yeni bir “derin devlet yapılanması” mı ortayla çıktı?
Mehmet Y.Yılmaz / Hürriyet

+++

Siyasete uçkur çözüldü bir kere

Siyaset yakın tarihin
hiçbir döneminde bu kadar kirlenmemişti.
MHP’nin üst kademe yönetiminde tasfiyelere yol açan seks kasetleri skandalları, iğrenç bir rekabetin varlığını duyurmakla kalmıyor, gelecek adına derin endişeler de yaratıyor.
Şimdiye kadar hep röntgenci çeteler amaçlarına vardı, istedikleri kelleleri koparmayı başardılar. Yani bedel ödeyenler sadece hedef alınan siyasetçiler oldu.
Gözetleyenler, kayda alanlar, hasım seçilen partilileri ve partileri rezil etmeye çalışanlar, bu rezil faaliyetten hiçbir zarar
görmediler.
Kimlerdir bunlar?
Geleneksel soruşturma tekniği, suçlunun adresini şöyle
veriyor:
“Kimler yarar sağlıyorsa oraya bak!”
Bu kurala uyarak araştırma yapanlar iktidar çevrelerine ulaşıyorlar.
Çünkü MHP’nin kirlenmesinden kaynaklı olayların siyasi kazancı büyük ölçüde AKP’ye yarıyor. Bu tez 12 Eylül’deki referandumda kendini kanıtladı.
Hiç şüphe edilmemeli ki MHP’ye yönelik komplo, bu partinin gözden düşerek seçimde baraj altında kalması hayalini kuranlar tarafından planlanmış olmalıdır.
Peki başarıya ulaşır mı?
Röntgenci çetenin bundan sonraki performansına bağlıdır cevap.
Çünkü MHP lideri “yapan gider” kuralını işleterek krizin etkisini hafifletmiştir. Rezaleti daha fazla kaşımanın MHP seçmeninde geri tepen silâh etkisi yaratması ihtimali de hesaba katılmalıdır.
Özel yetkili savcının soruşturma başlatmasından ne umabiliriz?
Baykal’ın başını yiyen komplonun faili meçhul kaldı; MHP’ninki neden bulunsun?
Siyasete uçkur çözüldü bir kere!
Güngör Mengi / Vatan

+++

Kasetçi geldi hanııııımmmmm

Sabahları haliyle soruyoruz arkadaşlara:
 “Yeni kaset çıktı mı?..”
 “.....?”

*


En çok merak edilen ise şu:
AKP’lilerin kaseti niye çıkmıyor?..
Çıkmaz, çünkü:
Kayseri, Elazığ, Adana, Ankara, İstanbul gibi birçok belediyede rüşvet iddiaları ortaya çıktı, polis nereyi bastı?..
İzmir’i...
(.....)
Arkadaşların “irticanın merkezi” olduğu en Yüksek Mahkeme kararı ile sabit... Ama hapishanelere doldurulanlar kimler?..
“İrticanın merkezine” karşı çıkanlar...
(.....)
İktidardakiler çoluk çocuk akıl almaz derecede zenginleştiler...
Türkiye’yi kim soymuş?..
Muhalefet...
(.....)
Deniz Feneri Derneği’nin saf Müslümanların parasını dolandırdığı Alman Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlandı...
Suç dosyalarını nerede aradılar?..
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde...
(.....)
Sekiz senedir Türkiye’yi AKP yönetiyor...
Memleketi kim batırdı?..
Elli senedir iktidar olamayan CHP...
(......)
Deniz Baykal, MHP’liler, gazeteciler, askerler... İnsanların özel yaşamlarına giren, yatak odalarına dalan yüzlerce kaset yayımlandı...
“Edepsizlikten” yakalanıp hapse atılan tek kaset zanlısı kim?
Kızına para gönderilmesini isteyen Başbakan ile işadamı Remzi Gür arasındaki telefon konuşmasının kasetini yayımlayan gazeteci...
O zaman AKP’nin kaseti de olmaz...
Muhalefetin kaseti olur...
Zaten kaseti diline dolayan Başbakan meydanlarda “Yanlarındaki eşleri değil ki bu özel hayat olsun... Başkası olunca bu ne oluyor, genel oluyor... Bu nasıl milliyetçilik...” dediğine göre, anlıyoruz ki kasetleri kim çekmiş?..
Gözükenler...
Erotik sitelerin kapatıldığı şu günlerde oturup siyasetçi kıçı seyretmek de tüm bunlara inanan millete kısmet oluyor...
Ne yapacaksınız?..
Bekir Coşkun / Cumhuriyet

+++

Dursun bu hayasızca akın

“Hedef MHP” diyerek konunun üzerine gitmeyenler yanılır, dün CHP’ydi, bugün MHP peki ya yarın? Bu ahlaksız çark bir kere işlemeyegörsün...
Eğer bu oyunu bozmak istiyorsak sadece siyasetçilere çağrı yapmakla kalmamalı, medya olarak bu konuda ortak bir tavır geliştirmeliyiz.
İstanbul Özel Yetkili Başsavcılığı dün nihayet harekete geçti ve konuyla ilgili inceleme başlattı. Siyasette alttan alta bir sorgulama var, peki ya medya?
Medyada bu şehvet, siyasette bu bel altı rekabet iştahı oldukça bu sorun çözülemez. Bu hayâsızca akın dursun diyorsak hep birlikte ayağa kalkmalıyız. Vatanın işgali karşısında ne diyordu İstiklal Marşı’nın büyük şairi: “Arkadaş, yurdumu alçaklara uğratma sakın / Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın!...” Özel hayatımız günbegün işgal ediliyor siz ne diyorsunuz arkadaşlar?
Eyüp Can / Radikal

+++

Ahlak mı dayanır

Ahlakçılık adına özel hayat ihlallerini savunanlar varsa bir daha düşünsünler. Kaset siyaseti kimin işine geliyor, neye hizmet ediyor diye düşünsünler. Siyasi hesap görme aracı mıdır, ahlaksızlıkla mücadele yöntemi mi, karar versinler.
İster iç siyasi hesaplaşma ister ahlakçılık adına olsun, sonuçta ahlaksızlığı alenileştirip yaygınlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Bunu görsünler.
Toplumda ne büyük bir yanılgıya, ahlaksızlığın her yanımızı sardığına dair nasıl yersiz bir algıya yol açtığını fark etsinler.
Bu kadar çok özel hayat sırrı boca edilirse toplum sarsılır tabii. Ahlak mı dayanır buna?
Akif Beki / Radikal

+++

Önemli olan yatak odasına girilmesidir

İki kaset vardı, iki kasetimiz daha oldu.. Belli profesyonel bir iş, seçim öncesi kullanılmak üzere hazırlanmış..
Üstüne konuşulsun, geyiği yapılsın, MHP yıpratılsın diye planlanmış..
Dillere malzeme olsun
istenmiş..
Oldu da..
Önemli olan yatak odasına kadar girilmesidir.. Bizim de üzerinde durmamız gereken sadece budur.. Kasetin içi değil.. İçi özel hayattır..
Mehmet Tezkan / Milliyet

+++

Varsa yoksa vur MHP’ye

Özel hayatla ilgili kasetleri kimler, nasıl çekiyor? Kimler pazarlıyor? Seçim öncesinde bu kasetler neden havada uçuşuyor? Ne yazık ki, Başbakan Erdoğan mitinglerinde kasetleri seçim malzemesi olarak kullanıyor. Bütün yorumlar aynı noktada birleşiyor:
“MHP’yi baraj altında bırakmak”.
AKP’nin bir hesabı var. MHP’yi baraj altına iterek, Mecliste Anayasayı değiştirecek çoğunluğa sahip olmak. Oysa, bu mümkün görünmüyor. Bütün anketlerde MHP barajı aşıyor, MHP’nin baraj sorunu yok.
Ama, AKP anketlerde görünen oranı yakalayabilecek mi? Yakalasa bile, çıkartacağı milletvekili sayısı AKP’yi memnun edecek mi?
Yalçın Doğan / Hürriyet

+++

Görünüşte ahlakçı

Ne ahlaki ne de yasal olan bu tür pratiklerle yönlendirilen siyasal yaşam, siyasetin çürümesi, kokuşmasıdır. Bu çürüme ve kokuşma, siyaseti de itibarsızlaştırır: Görünüşte ahlakçı ama esas nitelikleri otoriter olan güçlerin demokratik siyaset alanını daha da daraltmalarına uygun toplumsal kabul ortamını hazırlar. AKP yöneticileri ve onların basındaki hınk deyicileri, bu gayri ahlaki ve yasadışı skandal araçlarına “İstemem ama yan cebime koy” tarzında yaklaşıyorlar. Büyük ve kutsal mücadelede destek silahları olarak görüyorlar. Bugün işe yarar gören bu silahlar, ortaklık bozulduğunda kendilerine karşı kullanılacak. O zaman feryat edecekler ama geç kalmış olacaklar.
Ahmet İnsel / Radikal

+++

GÜNÜN SÖZÜ

Muhalefete yapılan kaset şantajı haktır...
Amma Başbakan’ın dinlenmesi Ergenekon Terör Örgütü’ne üye olmaktır. Hele bir AKP’linin kasetini yayımlayın da görün bakın başınıza neler gelecek...
Rıza Zelyut / Güneş

+++

GÜNÜN SÖZÜ

Son kasetler üzerine Devlet Bahçeli’nin yaptığı konuşmaya katılıyoruz. Hatta ’Kasete düşenler’e yaptığı ’Terk edin’ çağrısını alkışlıyoruz. Bazı siyasi oluşumlar  ’Doktrin Partisi’dir. Önemli değerlere sahiptir.
Burhan Ayeri / Akşam

+++

Düzeltme

Dünkü Medya Polemik’te yer verdiğimiz Necati Doğru yazısı Vatan değil Sözcü gazetesinde yayımlanmıştır. Düzeltir, özür dileriz

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş