Yeni bir Kıbrıs’ı paylaşma girişimi

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis beraberindeki heyetle geçtiğimiz hafta Londra’da BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi İngiltere Başbakanı David Cameron’la görüştü. Görüşme sonrasında yapılan ortak açıklamaya göre İngiltere’nin, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorununa ilişkin tezlerine destek verdiği anlaşılmaktadır. İngiltere’nin Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesinde (MEB) doğal gaz çıkarılması işlemlerinde İngiliz şirketlerin müdahil olması kaydıyla Rum tarafına destek beyan ettiği güvenilir kaynaklarca açıklanmıştır. Bu arada Güney Kıbrıs ve İngiltere arasında, Kıbrıs’taki İngiliz Üsleri içerisinde kalan arazilerin ve taşınmazların Rumlar tarafından imara ve kalkınmaya açılmasına imkan verecek bir anlaşma da Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis ve İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague tarafından imzalanmıştır. Anlayacağınız Rum tarafı ve İngilizler adayı birbirlerine peşkeş çekecek bir yakınlaşma içerisindedirler ve 1960 Anlaşmalarını ayaklar altına alarak Kıbrıs Türkleri ile Anavatan Türkiye’nin haklarını hiçe sayacak kadar da ileri gitmekten çekinmemektedirler.
Rum tarafında yayınlanan Politis gazetesi: “Cameron’la El Ele AB’ye - Üç Singles’a Değinen Ortak Açıklamayı Başardık, Ancak İngiltere’yle” başlıkları altında verdiği haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ve İngiltere Başbakanı Cameron’un gerçekleştirdikleri görüşme sonrasında ortak açıklama yayınladıklarını, açıklamada Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorununun temeline ilişkin tezinin yer aldığını yazdı. Gazete, Rum hükümetinin İngiltere’de gerçekleştirdiği temaslardan, özellikle Anastasiadis-Cameron görüşmesi sonrasında yayınlanan ortak açıklamada Kıbrıs Rum tarafının  “tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve tek vatandaşlık” tezinin yer aldığını vurgulayarak, Rum tarafının tam bir memnuniyet içerisinde olduğunu belirtti.
Habere göre söz konusu ortak açıklamada taraflar, “Kıbrıs sorununa, Kıbrıs’a ve bölgeye siyasi, ekonomik ve sosyal faydalar sağlayacak bütünlüklü bir çözüm bulunması için etkin taahhütlerini”  vurgulayarak,  “Kıbrıs sorununa, siyasi eşitlik içeren iki toplumlu iki kesimli bir federasyonda tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve tek vatandaşlığa sahip bir devlet için, BM şemsiyesi altında, BM tüzükleri, Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’a ilişkin kararları ve AB ilkelerine dayanan bir çözüm bulunmasını desteklediklerini”  ifade ettiler.
Gazete, bu “üç singles’ın”  Anastasiadis-Cameron görüşmesi sonrasında yayınlanan ortak açıklamada yer almasının, Kıbrıs’taki müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin ortak açıklama yapılması, çabaların doğrudan etkilemeyeceğini ancak BM Güvenlik Konseyi’ne sunulması beklenen Kıbrıs raporunun İngiltere tarafından hazırlandığı göz önüne alınırsa, söz konusu rapor için iyi bir temel teşkil edeceği değerlendirmesinde bulundu.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın bugün BM Güvenlik Konseyi’ni bilgilendirmesi bekleniyor. BM merkezinden edinilen bilgilere göre, İngiltere Kıbrıs’a diplomatik düzeyde; karar taslağını Güvenlik Konseyi’nin bilgilendirilmesinden sonra sunacağını iletti. İngilizler, ’şu ana kadar kaydedilen ilerlemeyi ve tarafların, ekim ayında verimli ilerlemek için müzakerelere hazırlanmak adına yaptığı çalışmaları’selamladığı önceki kararın giriş sayfasının dördüncü paragrafı hariç, öncekine çok benzeyen bir metin eğilimindedirler. Giriş sayfasının 4’üncü paragrafı, yapılacak bilgilendirmeye göre düzenlenecektir.
 Bu nedenle ilgili taraflar Aleksander Downer’ın Güvenlik Konseyi’ne söyleyeceklerini merakla beklemektedir. Diplomatik kaynaklar çok şeyin, özellikle de Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımların, Downer’ın Güvenlik Konseyi’ne yapacağı bilgilendirmenin içeriğine bağlı olacağını söylediler. Avustralya’nın Londra Yüksek Komiserliği’ne (Büyükelçi) atanması teklifini incelemekte olan Downer’ın, Güvenlik Konseyi’ne sunacağı rapor acaba ne kadar objektif olabilecektir?Downer eğer İngiltere’de Büyükelçilik görevine gelecekse sunacağı rapor İngiliz etkisinden ne kadar bağımsız olabilir? İngiltere ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin imzaladıkları anlaşma da dikkate alındığında, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs Raporu ne kadar güvenilir olacaktır?Rum tarafının aylardır masadan kaçan olumsuz tavrı raporda yer alabilecek midir? Rum uzlaşmazlığına vurgu yapılıp hatalı olan taraf işaret edilebilinecek mi? Çözüm için gerçekçi öneriler yapılabilecek mi?Yoksa adayı bir Hristiyan adası yapmak isteyen emperyal güçlerin tazgahladıkları yeni senaryo mu devreye sokuluyor? Anavatan Türkiye’deki son kargaşa fırsat bilinerek yeni oldu bittiler mi yaratılıyor?
 BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin de bölgedeki enerji kaynaklarını elde etmek için iş başında oldukları, Anavatan Türkiye’nin elini zayıflatarak bu kaynakları kendi çıkarları için kullanmak istedikleri açıktır. Rum tarafının son yıllarda BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerle imzaladığı tek taraflı anlaşmalar ve verdiği imtiyazlara karşı girişimler başlatılmalıdır. 1960 anlaşmalarına aykırı olan Rum tarafının yaptığı tüm anlaşmaları ve verilen imtiyazları tanımadığımız açıklanmalıdır. Tek yanlı emrivakilerle haklarımızın elimizden alınmasına seyirci kalınmamalı ve gerekli adımlar biran önce atılarak  “Haçlı Oyunu” bozulmalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları