Yeni dalga ve sorular

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ
Yorgun ama mutlu bir gecenin sabahında, “Memleket Manzaralarına” dair izlenimlerimi yazıp, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Kayseri ve Ankara’da insanlarımızın düşüncelerini aktarmaya niyetliyken, önce gazetemizin,  “Ali Dibo Markalı Adalet” manşeti vurdu beni. CHP’li Kılıçdaroğlu’nun “Ülkede adalet olsa o kişi bakan olamazdı... Hukuk adına hukuk katlediliyor...”  sözlerine takıldım. AKP’de yaşanan istifa depreminin itina ile gizlendiği Hatay’daki, “Ali Dibo Vakası”nın kısa sürede unutuluşuna üzüldüm. Ali Dibo iddialarının başrolünde oynayanların bakanlık ile ödüllendirilmesinin milletin dikkatinden kaçmış olmasına da hayıflandım. Bu sırada “Sahibinden az kullanılmış tank” haberine tebessüm etmek üzereyken, ünlü! gözaltı haberleriyle irkildim. Neyse ki bu defa sabaha doğru basılmadı ev ve lojmanlar. Yandaş medya ile yandaş liboşların demokratik! uyarıları kaale alınmış olmalı ki mesai saati dikkate alınıyor baskınlar için. Sabah 09.00 olduğuna göre kahvaltılar yapılmış, günlük gazetelerin haberleri okunup eskidiğine göre, gündemi belirleme görevini yüklenenlerin, flaş.. flaş.. çekmesi lazım. “Şok Dalga... Balyoz Gözaltıları”  çığlıklarıyla yaşanmakta olan kaos ortamı dibe vurulmalı. Talimatlandırılmış  “Taraf”ın işaretiyle parola sorgulanıyormuş.
Başbakan sanatçılarla açılımın kahvaltısını yapıp, İspanya’ya uçmuşken, Bülent Arınç’ın,  “Böyle baskın mı olur. Tuu size!” sözlerini işitenler, durumdan vazife çıkarıp, baskın nasıl da yapılırmış icrasını sergilemek için devriye görevine çıkıyorlar. Sahibinden az kullanılmış tank için sipariş verilip verilmediğini bilmem. Ama lojman ve askeri tesisler konusunda uzmanlaşmış oldukları belli. Tanka, tüfeğe lüzum yok. Devriye her zaman olduğu gibi söz konusu adreslere yönelik. Üstelik bu defa birer ikişer değil, emekli muvazzaf ayırmadan, sekizer onar toplanıyorlar.
Yaban karakterinin prim yapıp, reklam filmlerinde bile piyasa bulması boşa değil.  “Ne Yargısı uleynnnnn!” naraları ile yüksek yargıdan rövanş almaya niyetli olanların, parolası intikam. Nitekim Kahramanmaraş’ta,  “40 yıl onlar fişledi, şimdi de biz fişliyoruz. Daha on yıl iktidarda kalıp hesabını sormalıyız” sözleri AKP Milletvekili Avni Doğan’ın ağzındaki baklayı çıkarmadı mı? 
Darbe sızlanmaları ile başlayıp, darbe çığırtkanlıkları yapanların niyeti ortaya çıktı artık. Emekli orgenerallere kelepçe vurulmasından sonra, hedefteki 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’i tutuklama gayreti yargı kalkanından dönünce uyandılar. Erzincan’daki dosya, katakullilere rağmen, “Yetkisizlik kararı” ile iade edilince düğmeye basma vaktinin geldiğini anlayanlar, AKP’nin yüksek yargıyı devre dışı bırakmak için hazırladığı referandum sonucundan hüsran çıkacağını da hissedince, acaba G gününü öne almak zorunda mı kaldılar? Zaten telaştaydılar. Genelkurmay Başkanı Başbuğ, “Elimizdeki belgeleri açıklayıp, halkımızla paylaşırız” dediği günden bu yana uyumuyorlardı. Acaba hangi sebep, darbe günlerinde bile görülmemiş, adliye aramalarına kadar götürmüştü işi.
“Habur’a mahkemeyi biz götürdük” itirafında bulunanlara, adliyede arama ve savcı tutuklamalarının yetmediğini, daha önce sorgulanan eski kuvvet komutanlarını yeniden gözaltına almalarının sebebi nedir sizce? Ortaya yıllar önce atıldığı halde, gerçek belgeleri bulunamayan sözde darbe planlarını ele geçirmek için mi lojmanlar basılmıştır?
Bir taraftan KCK operasyonları adı altında, bazı milislerin tutuklanmasına karşılık, öbür taraftan ömürleri PKK ile mücadele etmekle geçen subay ve generallerin gözaltına alınmasının, “Açılım Projesi”nin bir parçası olduğu iddiası doğru mudur?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları