Yeni eğitim dönemi, yeni sistem...

A+A-
İsmail ŞAHİN

Bugün 2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk günü. Tüm öğrenci ve eğitimcilere hayırlı olsun. Eğitim camiası ülkenin en çok şikayetin geldiği camia. Eğitim sistemi, fiziksel imkânlardaki eşitsizlikler, ücretler, sınav sistemi nereye bakarsanız bakın ciddi problemler var.

Mevcut hükümetin en tepesindeki yetkililer bile zaman zaman bu durumdan şikayetçi oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile "eğitimde istediklerimizi yapamadık" sözleri ile şikayetçi olmuştu.

Yanlış hatırlamıyorsam AK Parti döneminde MEB 7 Bakan gördü. Her Bakan kendi ekibiyle çalışmaya kalkınca, her ekip hayalindeki eğitim sistemini uygulamaya çalışınca, her başarısızlığın faturası sınav sistemine yüklenince ve eğitimciler dışında herkes bu işten anlayınca manzara şaşırtıcı olmuyor.

Neredeyse her eğitim döneminde yeni bir eğitim sistemi geliyor önümüze.

Büyük umutlarla getirilen TEOG ile ilgili son durumu hepimiz takip ediyoruz. TEOG çıktığı zaman ayakta alkışlayanlar şimdi eleştirmeye başladı. Peki yeni getirilecek sistem TEOG'dan daha mı iyi olacak?

Hep beraber göreceğiz. Yıllardır yapılan hatalar tekrarlanırsa iki yıl sonra tekrar başka bir sistemi tartışmaya başlarız. Öncelikle sistemin başarılı olması için yapılması gerekenlerin yapılmasına odaklanmak gerekiyor. Birilerinin beğeneceği bir sistem değil, Türk eğitim sisteminin hastalıklarından kurtaracak bir sistem üzerinde çalışılmalı.

Aksi takdirde tekrar başa sararız...

**

Eğitim politikalarında sabırlı olmak gerekiyor. Eğitimciler ise ne siyasetçilere ne de vatandaşa beğenilme dürtüsüyle değil bilimsel gerçekler ve ihtiyaçlardan hareket etmeliler.

Bunu nasıl yapacaklarını söylemek ne haddim ne de uzmanlık alanım. Millet olarak en önemli hastalığımız her şeyi bilmemiz. Bir kez de "ben bilemem, uzmanı baksın" dersek önemli bir adım atmış olacağız. Mesele eğitim gibi gelecek nesilleri ilgilendiren bir mesele olunca "bilenlerin" meseleye müdahil olması ayrı bir önem kazanıyor.

Tabii ki biz de birtakım yorumlar yapacağız. TEOG çok sınavla çocukları yoruyordu, tam bir ölçüm yapıp yapmadığı tartışmalıydı vs. Her okul kendi sınavını yaparsa iltimas olur mu, sınavlarda eşitlik nasıl sağlanır, ikamete göre yerleştirme bir takım adaletsizliklere ve parlak zekâların yitip gitmesine neden olabilir mi?

Vesaire...

Soruları çoğaltabiliriz. Tabii ki sorular sorulmalı. Neticede öğrenci velisiyiz aynı zamanda. Bence bu kez sadece soralım, eğitim bilimcileri rahat bırakalım. İşlerini aklıselim içinde yapsınlar, önümüze referans bir eğitim sistemi koysunlar.

***

Yeni eğitim yılında üniversitelerin durumu da çok farklı değil.

Üniversite öğrencilerini bekleyen en önemli sorun barınma, yetersiz fiziksel mekânlarda eğitim görme, mali imkânsızlıklar ve tabii mezuniyet sonrası istihdam problemleri.

İstihdam problemi ile ilgili yansımaları üniversite tercihlerinde gördük. İstihdam problemi yaşayan bazı bölümler kapanma noktasına geldi. Ek yerleştirmeler sonunda hâlâ 322 bin boş kontenjanın olması çocukların bu konuda bilinçli olduğunu gösterdiği gibi planlama problemimizi de gözler önüne seriyor.

"Üçüncü yerleştirme yapalım" esprisini yapanlar aslında hâlimizi resmediyor. İstediğiniz kadar ek yerleştirme yaparsanız yapın, istihdam politikanızı değiştirmezseniz o sıraları doldurmak zor. Neticede hiç kimse iş bulamayacağı bir alanda çalışmak istemez.

Üniversite yaşamı gençleri oyalama amaçlı harcanmayacak kadar kıymetli ve masraflı yıllar. Sadece okul yılları açısından değil, okul sonrası için de.

***

Uzak taşra diyebileceğimiz üniversitelerin fiziksel mekân ve kadro problemi ise eğitim almak isteyen çocuklar için hayal kırıklığı. Özellikle teknik, mühendislik ve temel bilim alanlarında uygulama önemli. Uygulama görmeden mezun olan öğrenciler var. Lise öğretmenleri ve lisansüstü öğrenciler ile eğitimi ayakta tutmaya çalışan bu üniversitelerin yöneticilerinin Allah yardımcısı olsun.

Tüm bu kadro ihtiyacına rağmen hâlâ kadro arayan doktoralı bilim insanları ile karşılaşmamız ise işin traji komik yanı.

Son mesaj velilere. Çocuklarınızı mesleki eğitime yönlendirin. Türkiye'nin en önemli ihtiyacı teknik eleman.

Herkese iyi bir eğitim-öğretim yılı diliyorum...

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları