"Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları"

Ahmet SEVGİ

Türk Edebiyatı Vakfı’nın bir-iki yıldır konuşulan hakemli dergisi nihayet çıktı.“Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları” adıyla altı ayda bir yayımlanacak olan söz konusu dergi şu ifadelerle takdim ediliyor:
“Türk Edebiyatı” adlı popüler edebiyat dergisi, yayınları ve kültür faaliyetleriyle edebiyat dünyanızda önemli bir yeri bulunan Türk Edebiyatı Vakfı’nın niçin hakemli bir akademik dergi çıkarmadığı öteden beri sorulup durulurdu. Aslında böyle bir dergi vakıf mensuplarının da hayallerinden biriydi; fakat çeşitli sebeplerle hep ertelendi. Önceleri edebiyat tarihimizin bütün dönemlerine ve alanlarına açık bir derginin çıkarılması isteniyordu; fakat bu nitelikte birçok akademik derginin bulunduğu düşünülerek uzun tartışmalar sonunda sadece “Yeni Türk Edebiyatı” araştırmalarını yayımlayacak bir dergide karar kılındı. Seçilen alan, derginin ismini de kendiliğinden belirlemişti: “Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları.”
Bu takdim yazısında iki nokta dikkatimizi çekti:
1- Halen çıkmakta olan “Türk Edebiyatı” dergisinin popüler bir edebiyat dergisi olduğunun söylenmesi.
2- “Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları” dergisinde sadece Yeni Türk Edebiyatı’yla ilgili yazılara yer verilecek olması...
İsterseniz önce 2. maddeyi ele alalım... Birçok okuyucu gibi bu konuda bizim de ilk aklımıza gelen “Niçin sadece Yeni Türk Edebiyatı?” sorusu oldu. Yetkililer, Klasik Türk Edebiyatı’nı niye dışladıklarını daha inandırıcı bir dille açıklamalıdırlar... Söz gelişi, bir araştırmacı, Kaşgarlı Mahmut’un “Cevâhiru’n-Nahv Fî-Lügâti’t-Türk” adlı kayıp eserini bulsa ve milletlerarası bir dergi olan “Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları” na gönderse böyle önemli bir eseri dünya kamuoyuna duyurma şerefini sorumlular nasıl reddedecek?
Kanaatimizce derginin adı “Türk Edebiyatı Araştırmaları” olmalıydı. Böylece, Klasik edebiyat araştırmalarına da açık kapı bırakılmış olurdu. Varsın ağırlık yine Yeni Türk Edebiyatı’nda olsun. Buna kimsenin itirazı olmazdı.
“Türk Edebiyatı” dergisinin popüler bir dergi olduğu fikrine gelince...
Bana göre son birkaç yıldır Türk Edebiyatı popülerlik vasfını kaybetti. Fakültelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri bile “Türk Edebiyatı’nda bize hitap eden, okuyabileceğimiz bir yazı yok” diyorlarsa böyle bir dergi nasıl “popüler” olabilir?
Doğrusunu söylemek gerekirse, Türk Edebiyatı Vakfı’nın hakemli bir dergi çıkarmaya ihtiyaç duymasını ben şahsen Türk Edebiyatı dergisinin araştırma-inceleme cephesini hakemli dergiye bırakarak dergiyi 1972’deki çıkış gayesine uygun bir çizgiye getirme çabası olarak yorumluyorum. Umarım yanılmış olmam. Ahmet Kabaklı’nın, Türk Edebiyatı’nın ilk sayısındaki şu genel prensibini tekrar hatırlatmak isterim:
“Türk Edebiyatı” yurdun neresinde bir değer, bir istidat görürse ona sahip çıkacaktır. Öylelerini arayacak, onları yalnızlıklarından ve kurda kuşa yem olmaktan kurtaracaktır. Sütunlarını onlara açan Türk Edebiyatı, mevcut şöhretleri size sunarken yeni bir sanat fidanlığı olmaya da çalışacaktır.
Demem o ki araştırma-inceleme insanlara bilgi kazandırır. Tabii ki bilgiden hiç kimse müstağni değildir. Ancak, bugün gençlere bilgiden önce şuur gerek. Edebiyat şuuru, sanat şuuru, çalışma şuuru ve nihayet millî şuur... Bunlar bilimsel makalelerle değil, popüler yazılarla aşılanabilir. Türk Edebiyatı Vakfı, akademik bir kurum olmaktan ziyade, millî bir ocak olmalıdır.
Bu vesileyle “Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları” nın uzun ömürlü olmasını diliyor, araştırmacılara tavsiye ediyoruz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş