Yeni Türkiye, karşıtların Türkiye'si

A+A-
Ahmet GÜRSOY

Bilin bakalım; Mustafa Kemal Paşa Anadolu'ya geçip de işgalcileri geri göndermeyi amaçladığında, ülkenin yazar, çizer ve aydınları ile anlı şanlı devlet yöneticileri, sözde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ne diyordu?  "Bu adam hepimizin başını belaya sokacak. Bir an evvel bundan kurtulmalıyız." 

Başka?  "İngilizler gibi medeni memleketin himayesinde olmak, en azından can ve mal güvenliğimizi sağlayacaktır." 
Daha başkaları da var. 

Saymakla bitmez. Ama en önemlisi 1915'te Yunanlılar, İzmir'e çıkıp Bursa'ya doğru ilerlerken Filozof R.Tevfik ve benzerlerinin söyledikleriydi?
Mealen şöyle diyordu:  "Ne üzülüyorsunuz. Medeniyetin çocukları geliyor diye sevinsenize." İşgal güçlerinin Bursa'yı zapt eder etmez ilk yaptığı şey ise devletin kurucu başkanının farkına varmış,  "kalk Osman!"  diyerek, sandukasını tekmelemekteydi.

Hele Kurtuluş Savaşı döneminde Başkomutanlığı Mustafa Kemal'e vermek istemeyenler,  "Verelim de Yunanlılara yenilsin de aklı başına gelsin"  düşüncesinde olanlar... Sakarya Savaşını kazanınca alelacele  "Anlaşma yapalım. Biz bütün Avrupa'yı yenecek değiliz ya"  diyerek hükümete baskı uygulayanlar...

Kısacası biz bu vatanı kendi içimizdeki pek çok ihanet odağına ve zararlı fikirlerine rağmen kurduk...

Kurduk da ne oldu?
Bu düşüncede olanların kökünü kurutmadık ya?
Hepsi, Mustafa Kemal galip gelince sindi. İnzivaya çekildi. Amerikancılar, İngilizciler, Rusçular, ve Fransızcılar kış uykusuna yattı.

Atatürk'ten sonra Amerikalılarla ilk tavizleri ve buna dayalı ikili anlaşmaları yine eski Amerikancılar yaptı. Boyunduruk 1949'da başımıza geçirildi.

İslam Teali Cemiyeti'nin üyeleri kaldıkları yerden İslamcılar namı altında propagandaya devam ettiler. 

Kürt tealiciler, PKK bayrağı altında sosyalizme evrilerek kısmen biçim değiştirseler de aynı kulvardan yürüdüler.

Rusçular, elimine olmuş gibi görünseler de yeni Marksizm-Leninizm üzerinden ayrı bir damar ve yol tutturdular. Şimdilerde pek çoğunun Mustafa Kemal'e sığınmış görünmelerine bakmayın. Süreç içinde önlerine çıkan tarihsel dönemeçlerde biraz kıvrıldılar o kadar..

Türkçüler? Onlar değişmedi mi? Elbette değiştiler. İtiraz etseler de artık eskisi gibi olmadıkları kesin. Tarihsel dinamizm yerini sert birkaç eleştiriye, cılız birkaç yayına bıraktı.

\ltrparŞimdi geldiğimiz noktaya bakın. İslam Teali Cemiyeti'nin siyasal uçları, Kürt tealicilere yol açmaya başlamış, aralarında öteden beri var olan padişahçı, Osmanlıcı ittifak sürüyor. Doğdukları gün de Milliyetçilere ve özellikle de Türklere kin kusuyorlardı, şimdi de. Alın gazeteci Ali Kemal ve benzerlerinin köşe yazılarını, götürün havuz medyasıyla karşılaştırın. Bakış, aynı bakış, duruş, aynı duruş. Söz, aynı söz.
\ltrpar\fi708\li162 Ne istiyorlar?
Milliyetçiler ortalığı karıştırıp, İngilizleri, Amerikalıları kızdıracak eylem ve faaliyette bulunmasınlar!.. 

\ltrpar Bugün de aynısını istiyorlar.  "Atatürk, devleti yanlış kurdu. Biz, doğrusunu kuruyoruz. Yeni Türkiye'miz budur" diyorlar. Bunun için önce bir padişah türevi olacak başkan, sonra da ona kutsallık atfedecek olan bir halifelik kaftanı geçirebilirlerse ne ‰l‰. Geçiremezlerse de sorun yok. Yeni Türkiye, Kurtuluş Savaşı verenlerin değil, karşı olanların Türkiye'si olacak.. Böylece her şey kaldığı yerden devam etmiş sayılacak...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları