‘Yeni Türkiye’de yükselen suç trendi: Hırsızlık

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Adalet Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde yer alan 05.01.2015 tarihli bir istatistiğe göre suç profilinde en yaygın suç ‘hırsızlık...’
Cezaevlerinde 158 bin 587 kişi yatıyor; 12 bin 815 kişi cinsel suçlardan, 18 bin 729 kişi yaralamadan, 27 bin 368 kişi adam öldürmekten, bin 919 kişi ise öldürmeye teşebbüsten mahkûm...
‘Hırsızlık’ suçundan yatan mahkûm sayısı 33 bin 646 kişi ve ayrıca yağma ve gasp suçundan ise 18 bin 570 kişi...
Yani ‘hırsızlık, yağma ve gasp’ suçları, suç profilinde birinci sıraya yerleşmiş durumda.
3 Temmuz 2012’de çıkan ‘3. yargı paketi’yle infazında bir senesi kalan hükümlüler denetimli serbestlikten faydalanarak tahliye oldular. Tutuklamaları zorlaştıran bu paket en çok ‘hırsızların’ işine yaradı ve 15 bin ‘hırsızlık’ hükümlüsü dışarıya çıktı ve ardından ev, iş yeri ve oto ‘hırsızlıkları’ suçlarında patlama yaşandı.
Hukukçulara göre, ‘hırsızlık’ suçlularında ‘ceza alsan da yatmazsın, kısa bir süre yatar çıkarsın’ anlayışı hâkim...
Ve...
Dünyada hiçbir iktidarı yerinde tutamayacak kadar büyük yolsuzluk iddialarının, havalarda uçuşan ve yerin yerinden oynatması lâzım gelen tapelerin, görüntü kayıtlarının, çarşaf çarşaf tapuların, çikolata kutularında, elbise astarlarında sevkiyatı yapılan milyonlarca doların, ayakkabı kutularında saklanan 4.5 milyon doların, sıfırlama tapelerinin bir yıllık siyasî macerası ve hukukî süreci/süreçsizliğinin neticesi ile ‘ev-oto-iş yeri hırsızlıklarının’ hukukî neticeleri arasındaki tek fark, bu büyük iddiaların bir türlü yargı önüne çıkartılamaması...
Üzerine ‘paralel bir umacı hikâyesi’ örtülmesi...
“Yolsuzluk hırsızlık değildir”  diyen fıkıh âlimi...
Yolsuzluklara gözlerini kapatan ve hatta yok sayarak meşrulaştıran DİB Başkanı hadis alimi...
“Kasetlerin montaj olduğunu hissettim”  diyen teknoloji Bakanı...
“Çalıyorlar ama çalışıyorlar...”  diyen ahlâksız yığınlar...
Koro halinde ‘yolsuzluk’ ve ‘hırsızlıkları’ yok sayan bir % 43...
Nihayet...
6 aydır ‘yolsuzluk’ iddialarını soruşturan Türkiye Büyük Milet Meclisi Soruşturma Komisyonu, 4 Bakan hakkında ‘Yüce Divan’a göndermeye gerek yok’ kararını verdi...
Dünyada hiçbir iktidarı yerinde tutamayacak kadar büyük yolsuzluk iddialarını, havalarda uçuşan ve yeri yerinden oynatması lâzım gelen tapeleri, görüntü kayıtlarını, çarşaf çarşaf tapuları, çikolata kutularında, elbise astarlarında sevkiyatı yapılan milyonlarca doları, ayakkabı kutularında saklanan 4.5 milyon doları, sıfırlama tapelerini inceleyen TBMM komisyonunun kararı bu...
Komisyonun  ‘Yüce Divan’a göndermeye gerek yok’ kararını veren ‘9 hukukçu AKP milletvekili’nin gerekçeleri bir gün hukuk tarihimizdeki utanç sahifelerinde yazacak ve gelecek nesiller yüzleri kızararak okuyacaklar bu sahifeleri...
Komisyonun AKP’li hukukçu üyesi Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu’nun,  “Bakanların tüm suçları kabul ettiklerini var saysak bile, bende, bir suç işlediklerine dair yeterli şüphe uyanmadı”  sözleri ise bu utanç sahifelerinin serlevhası olacak...
Yolsuzluk fetvası veren fıkıh âlimi, Kur’ân ile alay edenleri görmeyen DİB Başkanı olunca bu ülkenin hukukçu milletvekilleri de böyle bir profil çiziyor...
Ve ‘Yeni Türkiye’de yükselen suç trendi de ‘hırsızlık’ oluyor...
Hal arasında muteber bir soru olan  “hırsızın hiç mi kabahati yok?”  sorusu cevap buluyor ‘yeni Türkiye’de:
“Evet, hırsızın hiç kabahati yok...”
Bütün kabahat o lânet olası paralellerde...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları