Yeni yılda yeni muhasebe...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Anadolumuzun engin kültüründe "gelen gideni aratır" sözü yine geçerliliğini koruyor. 2015 yılını bitirirken 2016'nın bu denli karanlık geçeceğini kimse tahmin edemiyordu. Geride bırakmakta olduğumuz yıl bir an bile "Ohh..." diyemedik. Belki 15 Temmuz gecesi gerçekleşen darbe girişiminin başarısız olduğunu anladığımızda biraz rahatlamış olsak da o darbenin doğurduğu "rejim değişikliği" planı ile yine nasibimize elem, keder düştü. Her şeye rağmen umut yoksulun ekmeği... Vergisi, algısı, fişi, faturası yok... Ye babam ye... Karın doyurmasa da vazgeçemiyoruz umuttan. Sımsıkı sarılıp sonsuz ufuklara yelken açmaktan vazgeçemiyoruz.

Hüzünlü anılar...

Çoğumuz itiraf edemese de geçmişin muhasebesini yapmakta tembeliz. Telefon faturamızı bile son ödeme gününe bırakırız. Hatta gecikme zammı ile öderiz çoğumuz. Hayati konuları bile son ana bırakmak gibi kötü bir alışkanlığımız vardır. Doktorların yazdığı ilaçları ihmal ederiz. Dahası "sigarayı bırak;" telkinlerine gülüp geçerken, kalp krizi ve kanser ile karşılaşınca vazgeçeriz o zehirleyen dumandan. İş işten geçmiştir çoğu zaman... Art arda yüzlerce, binlerce "keşke"miz olduğu halde bir de "hiç keşkem olmadı" böbürlenmesi ile meydan okuyanlarımız vardır ki dik durma ile dikilme arasındaki farkı fark edemeden göçüp gider çoğu. Geride hüzünlü anılar bırakıp kısa sürede unutulur. Hele de bizim camiada... Giderek sağcılık hastalığına kapılan Milliyetçilerin anma günleri bile sönüktür. Yıllar önce "Darbe ve İnfaz" adlı kitabımda çok ağır eleştirmiştim anma günlerinin güdüklüğünü. Dara düşünce tarihin karanlık dehlizlerinde umut ışığı arayıp, nostalji tünelinde debelenen bizim yitik kuşağımız ders almamakta kararlı görünüyor. Yeni ile eski arasında kendisini yenileyip, fikirlerini geliştiremediği için de mesafe alması giderek güçleşiyor.

Nereye gidiyoruz

Duygularımızın, ideallerimizin, kavgamızın envanterini çıkaramadık. Muhteşem değerlerimizi korumanın aritmetiğini, formüllerini çıkarıp, kayıtlara bile geçiremedik. Hesap yapmayı, hesaplaşmak sandı çoğumuz. "Hiç hesabım olmadı" diye kestirip atarken önümüze dayatılan ağır faturayı ödemek zorunda kaldık. Sadece biz mi ödüyoruz acı hesabı... Öylesine fahiş ki, çocuklarımızın, yedi sülalemizin ipotek altına alındığını fark ettiğimizde de iş işten geçmiş oluyor.

Bugün 2016'nın son günü. Hadi bir değişiklik yapıp bir daha geri gelmeyecek olan son 15 yılın hesabını yapalım. 15 yıl önceki varlıklarımızın bilançosunu çıkaralım. 15 yıl önceki envanterimizde nelerin olduğunu alt alta yazalım. Bugün elimizde ne kalmış bakalım. Alacak hanemizin zayıflığı ile borç çizelgesinin kabarıklığı neyse de özgürlükten köleliğe giden yolda neleri kaybettiğimizin tablosu çarpacak hepimizi. "Nereden... Nereye..." deyişini duyar gibiyim. Sahi nereye gidiyoruz... İşin vahim tarafı bu istikamet bizim hür irademizin belirlediği menzil değil. "Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" teslimiyeti, çaresizce adımlarımıza hükmedememenin hüznü... birikmiş öfkemizi de bastırmış bile...

Bir koltuğun ardından...

15 yıl önce çoğunluğumuzun aklına dahi getirmediği Cumhuriyet rejiminin değiştirileceği hesapta yoktu... Yarım asırlık geçmişinde inandığımız değerlerin siyasi temsilcisi olan partinin kendini inkar edeceğini aklımıza bile getirmemiştik. Gençlik yıllarımızın "bir kemiğin ardından saatlerce yol giden" dizesinin, 40 yıl sonra "bir koltuğun ardından her şeyiyle rehin kalan" ile evrileceğini de hesaplamamıştık. Bizim kuşağımız anasına, babasına baş kaldırmış, iradesini şeyhe, şıha teslim etmemişken, tek adama, tirana biat noktasına nasıl da sürüklendi?

Her şeye rağmen geç değil! Haydi fırsat bu fırsat... Yılın son gününde muhasebe kayıtlarını ortaya koyup, bilançoyu hesaplayalım...

Acı, elem, gözyaşı ve hayal kırıklıkları ile kovup göndereceğimiz 2016'nın hesabını dürüp, 2017'deki mücadelenin planını yapalım...

2017 yılının Türkiyemizin birlik ve bütünlüğünün sağlamlaştırıldığı, özgürlüklerimizin kısıtlanmadığı, kumpasların sona erdiği güzel ve mutlu bir yıl olması temennisi ile yürekten selamlıyorum.

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları