DANIŞTAY ile YÖK arasındaki katsayı krizi Üniversitelerarası Kurul tarafından masaya yatırıldı. Danıştay’ın katsayı kararını değerlendiren Prof. Dr. Ülke Arıboğan, “Katsayı farklılığının kaldırılmasından yanayım. İnsan haklarına aykırı” dedi.
Rektörler de katsayı farkına isyan etti
Prof. Dr. Rıza Ayhan: Kararın tartışılacak çok yeri var. Zamanlama yönünden de fevkalade yanlış olmuştur
Prof. Dr. Ülke Arıboğan: Katsayı farklılığının kaldırılmasından yanayım. Öğrenciler arasında alan farkı olmamalı
Danıştay ile YÖK arasındaki katsayı krizi Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından masaya yatırıldı. ÜAK önceki gün Bilkent Üniversitesi Rektörü ve Kurul Başkanı Prof. Dr. Ali Doğramacı başkanlığında Bilkent Otel’de toplandı. Toplantı öncesinde, bazı üniversite rektörleri, gazetecilerin, Danıştay’ın katsayı kararına ilişkin sorularını yanıtladı.
Fevkalade yanlış oldu
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan katsayıyla ilgili tartışmaları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, katsayının uygulamasının YÖK tarafından değiştirilmesi sırasında ÜAK’ın ve rektörlerin görüşünün alınmadığını söyledi. Bu nedenle konuyu basından takip ettiklerini belirten Ayhan, “Danıştayın kararını okuma imkanı buldum.
Öğrencileri olumsuz etkiledi
Danıştay’ın kararının tartışılacak epeyce yeri var. Her şeyden evvel zamanlaması fevkalade yanlış olmuştur. Bu kadar uzunca bir süre dosyayı Danıştay’ın gündeminde bekletmesi ve Aralık ayı içinde karar vermesi üniversite sınavına müracaat edecek 1,5 milyon genç ve onları yetiştirenler açısından oldukça büyük olumsuzluk teşkil etmiştir” diye konuştu.
Tartışmalar sürecek
Katsayı ile ilgili konunun sadece liselerin sorunu olmadığını ifade eden Ayhan, “Türkiye’nin iktisadi geleceğiyle ilgili husustur. Meslek liseleri çok önemlidir. Mesleki ve teknik liselerin öneminin artırılması sırasında ÜAK ile üniversitelerle iş birliği yaparak ortaya bir düzenleme çıkarılsaydı ziyadesiyle mutlu olurduk. Katsayı değişse de bu tartışmaların devam edeceğine inanıyorum” dedi.
Danıştay YÖK’ün itirazını reddetti
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, YÖK’ün, Danıştay 8. Dairesinin üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararın yürütmesini durdurmasına yaptığı itirazı reddetti. Danıştay 8. Dairesi, İstanbul Barosu’nun açtığı davada, YÖK’ün 21 Temmuz 2009 tarihli kararının 3,4 ve 5. maddelerinin yürütmesini oy birliğiyle durdurmuş, YÖK’de karara itiraz etmişti. İtirazı dünkü toplantısında görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, YÖK’ün itiraz gerekçelerini yerinde görmedi ve reddetti. Danıştay 8. Dairesi, dava konusu YÖK kararının iptal istemini, daha sonra esastan karara bağlayacak. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, “İtirazımızın kabul edileceğini umuyorduk ancak reddedildi. Ayın 17’sinde tekrar düzenleme yaparak ilan edeceğiz” dedi.
Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik:
Başarılı öğrencilerin önünü açmak lazım
Toplantıya katılan Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik, bir gazetecinin, “Katsayıda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, bütün olup bitenlerin yükseköğretimin geleceğindeki belirsizlikleri devam ettirdiğini ifade etti. Oktik, “Bu herkes için hoş bir durum değil.Umarım en kısa sürede çözülür” diye konuştu. Oktik, “Sizce nasıl bir model olmalı?” sorusu üzerine herkesi mutlu eden bir öneri bulmanın mümkün olmadığını ifade ederek, “Umarım ülkenin gerçeklerini yansıtan bir öneri olacaktır” dedi. Oktik,
“Katsayı farklılığı kalkmalı mı?” sorusu üzerine, “Sistem adil bir sistem olmalı. Nerede olursa olsun, başarılı öğrencilerin de önü açılmalı” şeklinde konuştu.
Bahçeşehir Ünv. Rek. Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan:
Bu tür kısıtlamalar insan haklarına aykırı
Toplantıda değerlendirmeler yapan Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan da “Katsayıya ilişkin nasıl bir model düşünüyorsunuz?” sorusuna, şu yanıtı verdi: “Gördüğüm kadar öğrencileri mağdur etmeyecek bir formül üzerinde çalışıyorlar. Bireysel olarak katsayı farklılığının kaldırılmasından yanayım ama Danıştay’ın verdiği karar hukuki bir karar. Prensip olarak öğrenciler arasında katsayı farkının, hatta alan farkının olmaması gerektiğini düşünüyorum. Çocukların bu seçimi 13 yaşında yaptıkları ve bu yaştan sonra kendilerine yeni bir yön çizme haklarının ellerinden alındığını da görmek gerekiyor. Bu gibi kısıtlamaların insan haklarına aykırı olduğunu düşünüyorum.”