Yesevi’yi bir de benden dinleyin...

Cazim GÜRBÜZ

Ahmet Yesevi’nin hayatını anlatan bir oyun yazdım iki yıl önce; sahneye konur mu, konursa ben görür müyüm, bunu bilemem elbette. Bildiğim, diğer oyunlarımı kitap etmiştim, bunu da bir şekilde kitap haline getireceğimdir ilk fırsatta.
Yazdıklarımızın savaşını verdik bunca yıl tek başımıza, yine vereceğiz, diyelim ve bu oyunun üçüncü tablosunu sunalım tadımlık:
(Dervişler korosu... Bağdaş kurup hilal şeklinde oturmuşlardır, yüzleri seyirciye dönük... Başlarlar anlatmaya):
Koro: İbrahim Şeyh’tir atası, Karasaç Ana anası... İlk tasavvuf öğretisi onlardan... Sonra zaman geldi, ol mekânda buluştular koca Arslan Baba ile Çocuk Ahmet... Yola girdi Ahmet, Arslan Baba’nın yol göstericiliğinde... Yürüdüler birlikte. Seyreylediler Mevla’nın neler ettiklerini... Bildiler, piştiler, coştular, anlamlandılar...
1.Derviş: Büyük evrenden küçük evrene bir yolculuktur bu...
2.Derviş: Özünü yüzüne vurdurma yolculuğu...
3.Derviş: İlk on makamı bilmek, onunu da geçmek ve ilk doluyu içmek.
Koro: On makam... Hem say, hem yay...
1.Derviş: Allah’ın varlığına, birliğine, zatına ve sıfatlarına inanmaktır birincisi.
2.Derviş: Namaz kılmaktır ikincisi.
3.Derviş: Oruç üç, hac dört, zekâttır beşincisi.
4.Derviş: Altıncısı sözü yumuşak demek.
5.Derviş: Yedinci makam, makamların hası... Bilim öğrenmek... Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ki?
6.Derviş: Son üç makam birbirinin tamamlayıcısı... Dini yüce Tanrı Elçisinin yaşadığı gibi yaşayacaksın, dinin buyruklarına uyacaksın, yasaklarından kaçınacaksın.
Koro: Şeriat durağıdır bu. Burada çok fazla durmamak gerek. Durursan ham kalırsın, ham söz söyler, ham kokar, ham sofulardan olursun. İleri gitmen gerek... İlerisi tarikat, onun da makamı on...
1.Derviş: Birincisi tövbedir, bilip ettiklerine, bilmeyip ettiklerine.
2.Derviş: Tövbe edince, bir yol gösterici bulacaksın seni tarikata sokacak olan. Pir’le bir olacaksın.
3.Derviş: İkisi çok önemli bu makamların... Karşıtların duyumu, çelişkilerin uyumu... Biri korku, biri ümit...
4.Derviş: İkisini de ben diyeyim: Yol göstericinin sözünden çıkmamak, verilen görevi hakkıyla yapmak.
5.Derviş: Sohbetlere katılmak, can kulağıyla dinleyip öğüt almak, izinsiz söze girmemektir yedi ve sekizinci makamlar.
6.Derviş: Son iki makam, tecrit olmak ve tefrit olmak. Issızlık olmalı gerçek dervişin yeri, ıssıza sığınmalı ve kendisini ileri çıkarmaktan kaçınmalıdır.
Koro: Bundan ötesi hakikat ve de marifet... Aşk ve ihlâsla varılır oralara... İhlâs, âşıklığın yaşam alanı. Her işi hak rızası için, severek ve sevinerek yapmaktır ihlâs. İhlâsın karşıtı riya... Aşk riya kaldırmaz elbet, âşık riyakâr olmaz.
1. Derviş: Hoca Ahmet şöylece der de bunu, hikmetler saçar: “Kul Hâce Ahmed bendeyim deyip vurma sen laf/Riya ile kıldığın taâtların tamamı güzaf/Şeriatta ve tarikatta işlerin hilaf/Ahirette yalancılar üryan kılınır.”   
2.Derviş: Aşk ışık... Aşk aydınlanma... Aldı Hoca Ahmet bakalım ne der: “Cilve kılgıl, tilbe kılgıl, şeyda kılgıl/Mecnun kılgıl, el ve halka rüsva kılgıl/Işık göster pervane dek yanık kılgıl/Her ne kılsan âşık eyle ey Allah’ım.”
3.Derviş: Âşk bağlardan kurtulup bire bağlanmak, bağlasın Hoca Ahmet, bakalım neye bağlar: “Dertsiz adam, adam değil bunu anla/Aşksız adam hayvan cinsi bunu dinle/Gönlünüzde aşk olmazsa buna ağla/Ağlayana has aşkımı bağışladım.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş