Yetki gaspı mı? Akıl gaspı mı?

A+A-
Altemur KILIÇ

Anayasa Mahkemesi’nin “türbanın” okullarda serbest bırakılması kararını iptal etmesinin “mufassal” gerekçesi açıklandı! Bana göre, kararlar ve gerekçeleri, TC’nin çağdaş hukukunun kurucusu, Mahmut Esat Bozkurt’a yakışan ve içtihat oluşturacak bir belge! Yeter olmayan hukuk bilgimle, bu gerekçeleri irdelemek haddim değil. Fakat açıkça söyleyeyim, AKP’yi kapatma davasına, salt hukuk yönünden değil, TC Devleti’nin ve ilkelerinin korunması yönünden bakıyorum! Ve gene açıkça söyleyim, bazı anayasa hukukçularına, AKP hukukçularına hiç inanmadığımdan fazla güveniyorum. Kısacası bu dava sadece bir hukuk davası değil, Cumhuriyet’in varoluşu meselesidir, hukuk safsatalarıyla dolandırılmadır!
AKP ve bilumum yalakaları derler ki; Anayasa Mahkemesi, Parlamento’nun yetkisini ve iradesini gasp etmiştir. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”i ihlal etmektedir. Yani AKP Parlamento’da ezici oy çoğunluyla, “milli iradeyi” temsil eder ve bu “iradeye dayanarak” her istediğini yapabilir. Rahmetli Menderes de milletvekillerine, “Siz isterseniz, Hilafeti bile getirirsiniz” demiş, “Kara cüppelilere” meydan okumuştu! Netice malum! Bugün de, AKP, bu çoğunlukla “Ilımlı İslam Cumhuriyeti’ni kurmak ister! Ama Anayasa Mahkemesi, buna başlıca engel!


Safsata ve hukuk
Bir defa, çoğulcu olması gereken demokraside ”milli iradenin“, daha doğrusu, hiç de, ”milli“ olmayan bir ”iradenin“ tekelinde olması, kökünden yanlış! Erdoğan’ın; ”On veya on bir Anayasa Mahkemesi yargıcının, TBMM’nin büyük çoğunluğunun yetkilerini gasp ettiği“ iddiası safsata. Asıl sormak gerekir, çoğulcu demokraside iktidarların kendi dışında kalan halkın haklarını gasp etmesi ne demek oluyor?
İşte, Anayasa Mahkemesi de böylesine bir irade gaspının kötüye kullanılmasını engellemek için vardır. Bütün demokratik ülkelerde, “erkleri” dengelemek ve kontrol etmek için Anayasa Mahkemeleri mevcuttur! Bizde de Anayasa Mahkemesi diğer kurumlarla birlikte rejimin son sigortasıdır!  Türkiye’de de “İyi ki bu Anayasa Mahkemesi” var! Olmasalardı ne olurdu? Kısacası TC gider, yerine ”Ilımlı İslam Devleti- 2. Cumhuriyet ve Osmanlı Cumhuriyeti“ birlikte veya kademe kademe kurulurdu... Zaten açıkça bunu istiyorlar!
Şimdi iktidar ve yandaşları, Anayasa Mahkemesi’nin, bu, temyiz edilmeyecek kararı karşısında, oyçoğunluğu istibdatları dönemi, sona erdi diye telaş ve kızgınlık içindeler- Takkeli liboş Taha Akyol diyor ki ”Ama yapacak bir şey yok. Üst mahkeme yok ki itiraz edesin... Siyasi parti değil ki halka şikâyet edesin.“Ama anlaşılıyor ki, ”yapacakları çok şeyler“ var; Yüce Mahkeme’nin yetkilerini kısıtlamak, yetkisiz hale getirmek, hatta mahkemeyi tümüyle ortadan kaldırmak için hukuk komploları, darbeleri, düşünmekteler. Zevahiri kurtarmak için de deniyor ki  ”4. maddeye diyeceğimiz yok- yerinde, kalsın, fakat biz Anayasa’nın başka maddelerini, mesela Bahçeli formülü veya başka formüllerle değiştirelim!” Herkesi kör ve budala mı sanıyorlar!
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi, TBMM Kürsüsü üzerinde hâlâ duruyor, ama ne “kaydı ne şartı kaldı”; AKP hükümeti, dış ve içişlerde, egemenliğimizi, yabancılarla paylaşıyor ve de pazarlıyor! Anayasa Mahkemesi’nin yetkisiz hale getirilmesinden ve hatta  “bitilmesinden” de vahim bir tehlike var... Anayasa’nın ” değiştirilemez “ maddelerini, gene komployla ve maalesef,   MHP’nin işbirliğiyle, değiştirmek için komplo! Taha Akyol, bunu ima ediyor... Mahkemenin, kararına muhalif kalan Mahkeme Başkanı, Haşim Kılıç, daha açık ifade etti: “Bu maddeler zamanın dinamiklerine göre değiştirilebilir.”
Şimdi Sayın Bahçeli ve Genel Başkan Yardımcısı Şandır, ” Anayasa Mahkemesi’nin “yetki gaspına” karşı mahkemenin yetkilerini ortadan kaldırmak istiyorlar!
Ben, bugünkü MHP yönetiminin, Sayın Bahçeli’nin, sadece bu konuda değil, iktidara payandalık etmek ve de orduya karşı olmak politikalarını anlamakta çok güçlük çekiyorum.  

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları