Yıkalım mı, yaşatalım mı?

Altemur KILIÇ

Bu yazıyı 29 Ekim’de yayımlamak istiyordum; fakat o zamana kadar ömrüm belki vefa etmez diye ve Cumhuriyete “karşı devrim” hızla güç kazanırken geç kalmamak için, bugün sormak istedim; “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yaşatacak mıyız, yoksa O’nu heykelleriyle birlikte yıkacak mıyız?” Olaylar bu noktaya geldi... 29 Ekim’deki kutlamalarda, Devlet ve Hükümet erkânı O’nu ve Cumhuriyeti öven, klişeleşmiş sözler söyleyecekler, yazacaklar. Ama adım gibi biliyorum ki, samimi değildirler, yapmakta olduklarından belli! Onların gönülleri akılları başka yerlerde, başka  “Cumhuriyetlerde”! Ve adım adım, emin adımlarla, o hedeflere doğru yürüyorlar... Yalakaların yanaşmaların alkışları ve destekleriyle... Ya bizim cephe? Atatürkçü vatansever milliyetçi cephe? Karmakarışık ve gaflet uykusunda... Güvendiğimiz kaleler düştü düşüyor.
Atatürk 29 Ekim 1933’de, Cumhuriyetin 10. yıldönümünde, sesi heyecandan titreyerek ne demişti?
Unutulduysa, hatırlatayım:
“Büyük Türk Milleti; Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim... Ne mutlu Türk’üm diyene!”
Bu sözler, şimdi Anıtkabir kubbesinde, duvarlarda hoş bir seda gibi kaldı...
TC’nin yarınından emin değiliz... Göğüslerimizi gererek, “Ne Mutlu ki Türküm” bile diyemiyoruz! Ve Cumhuriyetin bu 87. yıldönümünde, O’nun Anıtkabir’den, yanda okuyacağınız Süleyman Apaydın’ın mısralarıyla haykırdığını duyar gibiyim...
Konuşmalarında şiir okumaya meraklı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin bu yıldönümünde acaba bu mısraları da okur mu? Bu yazımı Atatürk Cumhuriyetçisi merhum dostum Şiar Yalçın’a ithaf
ediyorum!

NOT: Sevgili dostum Şiar’ın cenazesine katılmak için Ankara’da olacağımdan yazılarıma üç gün ara veriyorum..

 

Yıkın Heykellerimi
Ey milletim
Ben Mustafa Kemal’im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hâlâ en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Özgürlük hâlâ
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi


Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hâlâ medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Karaçarşafa girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hâlâ önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş