Yılmaz Öztuna

Agah Oktay GÜNER

Değerli tarihçi, fikir adamı, siyasetin rehber ismi Yılmaz Öztuna’yı kaybettik. Tarihi şahsiyetinin gerçeğini ilmin ışığına kavuşturduğu, üstündeki yalan bulutlarını parçaladığı cennet mekân Sultan Abdülhamit Han’ın vefatı sene-i devriyesinde vatan toprağına tevdi edildi. Mekânı cennet olsun. Ailesinin, sevenlerinin, milletimizin başı sağ olsun.
Yılmaz Öztuna milletimizin yetiştirdiği çok büyük şahsiyetlerdendir. Ciddi araştırmalar sonucu ulaştığı hakikatleri; tavizsiz savunmuştur. İlmi meselelerde tespitlerini mükemmel bir mantık ve fasih bir Türkçe ile anlatmıştır.
Evet bir İstanbul Beyefendisine yakışır İstanbul Türkçesi ile yazar ve konuşurdu.
Bütün bir ömrü araştırarak, okuyarak, yazarak geçirdi. Ne bir düğün, ne bir eğlence, ne bir tören, ne de cenaze için zaman ayırdı. Bir seferinde: “Evet, bir yere gidemiyorum. Gitmiyorum.. Aksi halde takdirinize mazhar olan o kitaplar yazılamazdı”  dediğini hatırlıyorum.
O, tarihimizi Cumhuriyet nesillerine sevdiren adamdır. Hayat mecmuasının tirajını o yıllarda 450 bine çıkarmak ne demektir? Bu haftalık dergide yayınlanan makaleleri ile geniş kitlelere tarih okuma zevki ve merakı aşılamıştır.
“Türkiye Tarihi” adlı eseriyle tarih düşüncesinin gelişmesinde çok önemli rol oynayan Merhum, 120’yi aşan kitabı, binlerce makalesi yanında, Türkiye gazetesinde yıllarca başyazarlık yapmıştır. Basın hayatımızda, bu çok önemli işi ehliyetiyle, tecrübesiyle, bilgi ve düşünce zenginliğine dayanan ufuk bereketi ile yerine getirmiştir.
Kendisi “Osmanlı Tarihi”  içinde yaşıyordu. Osmanlı’nın her asrını şahsiyetleri, önemli olayları ile âdeta bizzat yaşamış gibi anlatırdı. Yorulmak bilmeyen bir gayretle Osmanlı Devleti’ni, Osmanlı ailesini anlattı. Bu muhteşem aileyi, çilesini duyarak, yaşayarak tanıtmış, bilgisizliğin ve ihanetin mahkûm ettiği Osmanlı Hanedanı geniş vatandaş çevrelerinde aklanmış ve lâyık olduğu saygı ile yad edilir olmuştur. 
Hiç şüphesiz diğer değerli tarihçilerimizin de hakikati dile getiren çok değerli çalışmaları vardır. İsmail Hâmi Danişmend, Halil İnalcık, Ö. Lütfü Barkan, İlber Ortaylı ve şu anda aklıma gelmeyen diğer kıymetli tarihçilerimizin  aydınlatıcı gayretleriyle millî kültüre miras bıraktıkları eserleri şükranla okuyoruz.
Ancak, şunu ifade etmek isterim ki: Tarihi eserlerin aranması, okunmasında Yılmaz Öztuna unutulmaz bir hizmetin sahibidir.
Öztuna sade Türk tarihini değil, Türk musikisini de mükemmel bilen bir şahsiyetti. Gençliğinde çok değerli üstatlardan Türk musikisi dersleri almış, İstanbul Konservatuvarında okumuştu. Bu kapsamda
“Türk Musikisi Ansiklopedisi”  isimli bir eserin de sahibidir.
İmanlı şahsiyeti Yılmaz Öztuna’nın çalışmalarına önemli katkı sağlamıştır. Dinin Allah ile kul arasında kalması gerektiğine inanan Merhumun gösterişten uzak bir dini hayatı vardı.  “Büyük Türkiye Tarihi” adlı eseri bir hadisle başlar; “Ezelde Allah vardı ve O’nunla beraber henüz hiçbir şey yoktu.” 14 ciltten oluşan eser yine bir ayetle hitam bulur: “De ki Ey Mülkün sahibi Allah’ım! Dilediğine verirsin ve dilediğinden mülkü alırsın. Dilediğini aziz eder, dilediğini zelil kılarsın. Hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kadirsin.”
11 yıl önce Aziz Ahmet Kabaklı Hocamızı da 7 Şubatta kaybetmiştik. Ahmet Kabaklı Hoca; araştırmacı, yazar olarak günlük fıkralarıyla, çok değerli eserleriyle büyük hizmetler ifa etti.
Yılmaz Öztuna, Ahmet Kabaklı bu vatanın, Türk kültürünün, millî varlığımızın kalesiydi. Her ikisi de dost gönüllü insanlardı. Sütunlarında namuslu düşünce sahiplerini, millî kültüre hizmet eden şahsiyetleri sıkıntılı zamanlarında yalnız bırakmaz, savunurlardı.
Onlar kıyamete kadar büyük hizmetlerin sahibi oldular. Allah, ömürlerini millî yapıyı güçlendirmek için vakfeden bu değerli insanlardan razı olsun.
Aziz Yılmaz Öztuna’yı muhabbet ve fatihalarla Yaradanın sonsuz rahmetine uğurlarken, değerli Ahmet Kabaklı’yı da minnetle yad ediyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş