Yirmi haramiden kötek

A+A-
Altemur KILIÇ

İsveç Parlamentosu komisyonu, “Soykırım Yasası”  tasarısını bir oy farkla kabul etti... Herhalde Genel Kurulda da kabul edilir. Tasarıyı kabul eden ülke sayısı 20’yi buldu... Çoğu AB üyeleri... Şimdi sırada İspanya var. Başka AB ve dünya ülkeleri de kabul ederler.  Evrensel moda oldu!
Bir tarafta sözde “Soykırım”, içeriden ve dışarıdan da, “askerkırım”. Türkiye, içli dışlı  “ihanet”  ve  “gaflet” arasında sıkıştırılmış durumda... Oyun çok.  “Soykırımı tasarıları” şu sırada ardı ardına neden geçiriliyor? Anlamı açık; Protokolleri kabul ettirmek, “Ermeni açılımına” destek vermek ve bu yoldan Ermenistan’a toprak, tazminat talepleri kapılarını açmak için...
Bu “manivela” tersine işlemez mi... Türkler kızıp, bütün bu “açılımları, yolları, protokolleri”, bir daha açılmamak üzere, kapatamazlar mı? Ne var ki yabancılar bizi tanırlar; öfkemiz saman alevi gibidir ve şu bağlamda da, Türkiye’de böylesine bir “milli” irade yok, bu “iradeye” güç verecek Türk Ordusu, maalesef “kâğıttan kaplana” döndürülmüş! Yeni bir  “fetret”, gaflet ve ihanet dönemini yaşıyoruz... Osmanlının “fetret, duraklama ve inkıraz” devirlerinde olduğu gibi, bu dönem de, yabancı devletler için “Türk”ten kurtulmak, Türkiye’yi uydu yapmak için, en müsait ortam!
Avrupa Birliği’nin avucundayız; soykırımı tasarılarını, “İnsan Hakları” gerekçesiyle kabul eden, sözde düşünce özgürlüğünün, güya vatanı olan AB ülkelerinde,  “soykırımı olmadı” diyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor... Ve bizim liberaller, hâlâ  “AB Kriterlerinin” Ordumuza da uygulanmasını, yani “Kâğıttan Kaplan” olmasını istiyorlar! Terörle Mücadele konusu da, uyum uyum ama fiilen düşmüş oldu! AB’nin, Güneydoğu’da bölücülere ne kadar destek ve “fonlar” verdikleri ve  “eyalet sistemini” ve alt yapısını gözler önünde oluşturdukları da, hükümetten başta, herkesin malumu!


AB ve PKK
Avrupa hükümetleri, bizim de çoktan beri bildiğimiz gibi, PKK’nın ülkelerinde haraç kestiklerini ve uyuşturucu ticaretinden beslendiklerini, bal gibi bilirler, ama bunlara göz yumdular. ABD ve Avrupa hükümetleri başta Fransa, Kürt bölücülere, PKK terör örgütüne, moral destekten başka silah, lojistik vb. verdiler. Bakın; son operasyonları eleştiren PKK yanlısı, Avrupa Parlamentosu üyesi Fransız Milletvekili Jose Bove, şecaat arz ederken Fransa’nın, dolaysıyla Avrupa ülkelerinin iki yüzlüğünü ortaya koydu. Ortaya çıkarılan PKK kampından Fransız polisinin haberi olduğunu ve bu kampta düzenlenen toplantılara katıldığını. İtiraf etti! Öyleyse, birileri acaba neden düğmeye bastı ve birden bire, PKK’nın terör kollarına karşı İtalya, Fransa ve Belçika’da operasyonlar başlatıldı?
 Artık bu aşamada, PKK’nın ABD ve AB için gereği kalmadı ve şimdi PKK’nın,  “barışçı” kolu işlerine yarayacak!


Ve “Soykırımı”
İsveç’de “Tasarı” komisyondan dört  “Türk” asıllı Milletvekilinden birinin çekimser kalması veya üçünün lehte oy kullanması sayesinde geçmiş. Bu “Türklerin” , ideolojik ve etnik kökenlerine bakmak gerek... Nitekim bunlardan, Kürt kökenli İsveçli Gülan Avcı, “95 yıldır acı çeken insanların haklarını elde etme zamanı geldi” demiş... Hem, neden hayret ediyoruz, kızıyoruz, Türkiye’de onlar gibi “Soykırımı iddialarını kabul eden, destekleyen”, sürüyle “aydınımız” var. Tepkilerle alay ediyor ve “tarihimizle hesaplaşmamız gerektiğini” söylüyorlar! Avrupalıların, Amerikalıların, bu kalleşlikleri karşısında artık tepki göstermemiz, gerçekten kendi kendimizi aşağılamak oluyor! Yetti gayrı, bırakalım “tepki” göstermeyi, tasarıyı geçiren ülkelere boykot tehditlerini, yalama oldu, gülüyorlar! Onur Öymen haklı; “Ermenistan’a unutamayacağı bir ders” verilmeli! Sadece Ermenilere değil, cümlesine! Bu, Öymen’in dediği gibi, “Bir milli onur gereğidir!” “Unutamayacakları ders”, ne olabilir? Önce, hemen, tevillere bakmadan ve bizim aydınlarımıza pabuç bırakmadan,  “Protokollerin” bir daha diriltilmemek üzere, Meclisin ve ülkenin gündeminden çıkarılması!

 

ACIMIZ: VATAN gazetesinde yıllarca beraber çalıştığım can arkadaşlarımdan birini, efendi gibi efendi, sevgili Selami Akpınar’ı kaybettim! Hayatımda yaptığım iyi işlerden biri onu rahmetli eşi, Nur Meziyet ile evlendirmek olmuştu. Sevgili oğulları Dr. Hüseyin Akpınar’ın ve yakınlarının acılarını paylaşıyorum...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları