Yoksullar toplantısı ve yaşama hakkı

A+A-
Haydar ÇAKMAK

9-13 Mayıs 2011 tarihleri arasında İstanbul’da dünyanın en yoksul 48 ülkesi bir araya gelmiştir. Bu ülkelerin 33 tanesi Afrika kıtasından, 14 tanesi Asya’dan, birisi de Karayıp denizinde bulunan bir ada ülkesi olan Haiti’dir. Bu 48 ülkenin tamamı Birleşmiş Milletlerin yoksulluk sınırı olan yıllık kişi başı gelirin 745 doların altında olan ülkelerdir. Bu ülkelerin yarıya yakınının geliri bu rakamdan daha da düşüktür. Dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon insanın açlıktan öldüğü bilinmektedir. Bu ülke halklarının yaklaşık üçte biri ihtiyaçlarını günlük bir doların altında olan gelirleriyle karşılamak zorundadır.
Birleşmiş Milletler 30 yıldan beri bu toplantıları düzenleyerek bu yoksul ülkelerin kalkınması ve insanların açlıktan ve salgın hastalıklardan ölmelerinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır. İlki 1981’de ve ikincisi de 1990’da Fransa’nın ev sahipliğinde, üçüncüsü 2001’de Belçika’da ve dördüncüsü de Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da yapılmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon yaptığı açılış konuşmasında yoksulların kalkınması için gerekli reçeteyi de açıklamıştır. Bu ülkelerin kalkınması için öncelikli olarak  “Anahtar Sektörlere”  destek verilmesini istemiştir. Bunun için de 1-Üretim kapasitelerinin artırılması 2-Mali yardım 3-Borçlarının hafifletilmesi 4-Doğrudan yabancı yatırımların sağlanması 5- Teknoloji transferinin yapılması 6-Ticaret yapılması 7-Bu desteklerin verilmesi için de demokratik yönetime geçilmesi şartını koymaktadır. Bu 48 yoksul ülkenin ortak özelliğinin dikta veya demokratik olmayan rejimlerle yönetilmesidir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,  Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere emperyalist ülkelere Saddam Hüseyin ve Kaddafi gibi liderlere insan hakları ve özgürlükleri kısma suçundan askeri müdahale yapma izni verirken kendi halkını kötü yönetimden ve yolsuzluktan dolayı acından öldüren diktatörlere müdahale etmemesi en azından akla hakarettir. Zira politik ve düşünce özgürlüğü olmadan da yaşamak mümkündür, ancak gıdasızlık yaşama hakkını yok etmektedir.
Yoksullar toplantısına uluslararası kamuoyunun özellikle de Türk kamuoyunun ve basının ilgisizliği üzücüdür. Bu toplantı BM’nin yaptığı en önemli birkaç toplantıdan birisidir ve ayrıca insani sorunları ele alması bakımından da duyarlı insanları, sivil toplum örgütlerini ve Türk entelijansiyasını yakından ilgilendirmektedir. Ayrıca Türk toplumunda insani sorunlara karşı hassasiyeti artırmak için bu tür toplantıları ve içeriğini Türk basınının duyurması asli görevlerinden birisidir.
Bu toplantıların başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir. 1981’de 25 yoksul ülke varken bugün 48 ülkeye çıkması başarısızlığın rakamsal kanıtıdır. Bu ülkelerin yoksulluğunun nedenleri yeteneksiz insanların işbaşında olması bir başka deyişle kötü yönetim, diktatör rejimler, kaynakların iyi kullanılmaması ve yabancılar tarafından sömürülmesi, yolsuzluk ve hırsızlıklar gibi insan kaynaklı hatalardır. İstanbul toplantısının sonuç bildirgesinde bu yoksul ülkelere yardım etmek sadece insani değil aynı zamanda siyasi ve ekonomik açılardan da zorunlu olduğu belirtilmiştir ve hedef olarak da on yıl sonra yapılacak bir sonraki toplantıda bu 48 ülkenin en az yarısının bu yoksulluktan kurtarılması amaçlanmıştır. Ancak yoksul ülkelerden sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı Cheick  Sidi Diarra hedefin gerçekleşmesi için 38 milyar dolar olan yardımların 80 milyar dolara çıkması gerektiğini belirtmiştir. Kalkınmış ülkelerin bu tür toplantılarda söz verdikleri rakamları ödemedikleri tecrübeyle sabittir. Sonuç yoksullar ölmeye devam edecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları