Yola çıkılan gün ile yoldan çıkılan gün!

İsrafil K.KUMBASAR

Daha ilk günlerde işi sıkı tutup 'akçeli işlerin' peşine düşmek yerine yıllarca 'laiklik' üzerinden 'kayıkçı kavgası' yapanlar, yıllar sonra 'gerçek gündem' ile buluşup 'yolsuzlukların' üzerine gitmeye başladıklarında, ay bacayı çoktan aşmıştı.

"Günaydın" demek bile biraz abes kaçar; zira atı alan çoktan Üsküdar'ı geçmişti.

'Algı operasyonları' ile hafıza kaybına uğramadınızsa eğer, 'camilerin' dahi nasıl 'vergi borcu' yüzünden Hazine'ye devredildiğini lütfen hatırlayınız.

'Cami', 'vergi', 'borç'; dikkat buyurunuz bu 3 kelime bile iktidarın ülke kaynaklarına 'hangi anlayış' ile baktığını ve değerlendirdiğini ortaya koymaya yeterlidir.

Nasip olur da yolunuz düşerse eğer; herhangi bir caminin şadırvanında şöyle biraz soluklanın; çeşmeden alnınıza biraz soğuk su çarpın ve etrafı izlemeye koyulun.

Fazla sürmeyecek; çok kısa bir süre içerisinde 'çarkın nasıl döndüğünü' siz de anlayacaksınız.

Zira orada, büyük fotoğrafın 'küçük unsurları' olan bir takım 'cemaat ehli'nin temsilcileriyle yüz yüze geleceksiniz.

Hani şimdi "Sayıştay raporları kaçırılıyor, hükümet harcamalarını izah edemiyor" diye söylentiler dolaşmaya başladı ya, işte onun ağababaları bu 'cemaat ehli'dir.

Üstelik mevcut iktidardan çok daha eskilere uzanır onların kökü.

 

+   +   +

 

Ol mübarekler, 'nereden', 'nasıl', 'ne zaman' nemalanacaklarını çok iyi bilirler.

Hangi bakanlığın 'ne tür avantalara' sahip olduğu, hangisinin 'teşvik', hangisinin 'kamu arazisi', hangisinin 'koltuk' dağıttığını onlardan daha iyi bilen olamaz.

Hangi tarihi vakfa ait 'külliyelere' konulacağı, hangi vakıf arazisinin 'cüz'i bedel' ile kiralanacağı onların ihtisas alanıdır.

Zira onların işi 'hizmet' etmektir.

Eğer bir yerde 'faydalanacak', 'nemalanacak' bir şey varsa önce onların hakkıdır.

Zira onlar 'dünya nimetlerinden' vazgeçmiş; din-ü devlet için 'kendi hayatlarını', 'çoluk çocuklarını', 'mal varlıklarını' gözden çıkarmış; 'kutsal bir davanın' birer neferi olmuşlardır.

Hakikaten de öyle mi dersiniz?

'Yola çıktıkları' gün ile 'yoldan çıktıkları' gün arasındaki farkı, sadece gözleri kapalı bir şekilde 'peşlerine takılan' zavallı güruh bilemez.

Aslında bir gün onlar da anlayacaktır; lakin yıllar sonra artık yapacak bir şey yoktur.

Zira muhterem zatlar onları birbirleriyle öylesine 'hısım-akraba' haline getirmiştir ki 'aşağı' tükürseler sakal, 'yukarı' tükürseler bıyık misali ortada kalakalmışlardır.

Sadece 'devletten' nemalanma değildir yaptıkları; vatandaşın 'dişinden tırnağından biriktirdikleri', 'kurban derileri', 'zekat paraları' sayın sayabildiğiniz kadar.

 

+   +   +

 

'Kutsal değerleri' paravan olarak kullanan iktidar işte böylesine bir 'zihin ikliminde' neşet etmiş, o kanallardan geçerek günümüze kadar gelmiştir.

Yani iddia edildiği gibi "Biz artık hükümet olduk, hadi bunun nimetlerinden bir an önce yararlanalım" diye bir durum değildir bugün yaşadıklarımız.

Onlar, 'her hükümet' döneminde ülkenin kaynaklarından alabildiğince yararlanmayı adeta 'dinin emredici bir kuralı' olarak gördüler.

O yüzdendir ki 'yolsuzluğun' hırsızlık olmadığına iman edip; liberallerin "her yol mübah" düsturunu, komünistlerin "yıkılası düzen" söylemini pek bir sevdiler.

Eğer iktidarda iseler zaten 'musluğun' başındaydılar, muhalefette kaldıkları dönemde ise 'kafir devletten' koparılan her kılı mübah gördüler.

Dolayısıyla onlar için 'kaybetmek' diye bir şey hiçbir zaman söz konusu olmadı.

Bugün de öyle değil mi zaten?

'İmam' dahil bütün cemaati 'beş kişiden' oluşan camilere 'bir temizlikçi', 'bir güvenlikçi' atamalarının altındaki gerçekse camiye hürmet midir sizce?

Yoksa "Ula pizum kayinçonin uşağina da uğraşacağı bir meşkale bulun da!.." fırsatçılığının hayata geçirilmiş hazin bir tezahürü mü?

 

+   +   +

 

Sayıştay raporlarını gizleyerek 'hesap vermekten' kaçınmak pekala mümkündür?

Peki, o 'talan' üzerine plazaları; 'rant kapısı' haline getirilen vakıfları; tersaneler kapanırken sayıları durmadan artan 'gemicikleri' nasıl gözden kaçıracaksınız?

'Yola çıktığınız' nokta ile 'yoldan çıktığınız' noktayı bir şekilde kamufle edebilirsiniz; ama unutmayınız bir de 'ilahi hesap günü' gerçeği var.

Buyurun dilediğiniz raporu, belgeyi gizleyin ve tahrif edin.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş