Yüklü haftanın ardından

A+A-
Ergun KAFTANCI

BAŞINDAN beri "Yok hükmünde" deyip durdu...

     Son debelenmeleriydi...

        Kurultaydaki birlik ve beraberlik, kimin yok hükmünde olduğunu gösterdi...

     .......................

     Bu "Yok hükmünde" lâfı Tayyip Bey'e özgüdür; ilk o kullandı... 

     Beğenmediğiniz her şeyi "Yok hükmünde" diyerek silebilirsiniz...

     Etkisiz bir söylem; çünkü, neyi siliyorsanız devam ettiğini görürsünüz...

        ......................

      Bu muhterem de, hukuk tanımayan, yargı kararlarını kabullenmeyen, hasımlarını Pensilvanya'da mukim paralelcinin müridi sayan birkaç

siyasetçiden biridir...

      Diğerlerini iyi bilirsiniz...

      .......................

      Geldikleri yeri bırakmak istemezler...

      Siyasal anlayışları onu bunu karalamak esasına dayanır...

      Sorun bakın, en güçlü siyasetçi onlardır!

      *

      KURULTAYA ilişkin haberleri okudunuz...

      Ekleyecek başka bir gelişme yok...

      Tüzükte değişiklikler yapılacaktı, yapıldı...

      Partiden dışlananların itibarları iade edildi...

      Birlik ve beraberlik bozulmasın diye seçimli kurultayın 10 Temmuz'da yapılması kararlaştırıldı...

      Böylece Bahçeli'nin 10 Temmuz kozu da elinden alındı...

      *

      ÖRNEK bir kurultay oldu...

      Hır gür yoktu...

        Kimse kimseye yumruk sallamadı, ağızlar bozulmadı, dişler gıcırdatılmadı...

      AKP, CHP ve HDP'ye inat MHP, vakar içerisinde kurultayını yaptı...

      İnşallah ibret alınır!

      *

      TÜRK dostu bir Koreli gence ait plâkçı dükkânı sudan bir bahaneyle basıldı...

      İçeridekiler darp, dükkân tahrip edildi...

      Baskıncı dört zorba yakalandı ama serbest bırakıldı. Koreli dostumuz dükkânını tahliye ederek ülkesine döndü...

      Dostlukları nasıl bozuyor, dostları nasıl kaybediyoruz görün...

         *

      BÜLENT Arınç siyaseti bırakıp köşesine çekilmek istedi ama rahat verilmedi...

      Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın "Ak Parti Tayyip'in partisidir" lâfına AKP'nin kurucularından biri olarak cevap vermek zorunda kaldı.

         "Bu parti kimin tartışması kabak tadı verdi " dedikten sonra ekledi:

      -Parti kimsenin mülkiyetinde değildir...

      Arınç kibar insan, Bozdağ'a "Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı..."hatırlatması da yapabilirdi, nezaketinden yapmadı!

      *

      RİZE'DE Erdoğan ile yan yana çay toplayan, yöre gezilirken de Tayyip Bey'in yanından ayrılmayan Yargıtay Başkanı, bir hayrım olsun deyip 900 bin lira harcayarak cami yaptırmış...

      Herkes birbirine "Maaşı belli, o parayı nereden bulmuş" diye soruyor...

      Bana da sordular; nereden bulduğunu ne bileyim...

      Hayırsever bağışlarından bulmuş olamaz mı!?

      *

      TEMSAN yani Türkiye Elektromekanik Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Hilmi Baştürk görevden alındı...

      Yerine İbrahim Toprak getirildi...

      Baştürk görevdeyken masasının arkasındaki duvarda Ulu Önder Atatürk'ün güzel bir fotoğrafı asılıydı...

      Toprak göreve başladı, ilk yapılan iş Atatürk'ün o fotoğrafının indirilmesi oldu.

      Yerine çiçek motiflerinden oluşan bir tablo asıldı...

      Şaşırmayın, yarın bir gün, Osmanlı tuğrası da asabilirler...

      *

      ADANA Sarıçam ilçesinde ilkokul öğrencilerine dağıtılan sütlerin çocuklara ulaşmadığı, öğretmenler odasında stoklandığı ortaya çıktı..

        O sütlerle okulda, gizlice yoğurt yapılıyormuş, peynir yapılıyormuş, sütlaç yapılıyormuş...

       Çalınan sütler, çocukların sağlıklı büyümelerine katkıda bulunacak besinlerin başında geliyor.

       Süte bile göz dikenler, tenezzül edenler var...

       ..........................

       Hak gasbı, eğitim kurumlarına da sirayet etti demek ki...

       İşin içinde herhalde okul müdürü vardır. Yoksa, öğretmenler odasını mandıraya çevirmek o kadar kolay olur muydu!

       Veliler duruma el koymuş...

          Siniri bozulan bir veli, hırsını okul yönetimine seslenerek yatıştırmak istemiş:

       -Bari dondurma yapsaydınız da çocuklar serinleseydi.

       Hırsızlık ve arsızlık parayla değil ki sırayla, bir gün gelir onu da yaparlar!

       *

       ESKİ Başbakan Ahmet Davutoğlu ilginç kişiliğe sahip bir bilim adamı. Neden siyasete bulaştığına öteden beri anlam veremem...

       Başbakanlıktan azledildikten sonra bir gazetecinin röportaj teklifine ilk kez olur demiş...

       İçini dökmüş...

       Siyasal sorulara cevap vermekten kaçınmış ama şehir ve medeniyet üzerine bir kitap yazdığını açıklamış...

       Kitap piyasada; Davutoğlu bu kitabın yüzde 80'ini uçakta yazdığını söylemiş...

       Büyük başarı!

       İyi bilmiyorum ama eski başbakan uçakta kitap yazan ilk bilim adamı ya da siyasetçi sıfatını kazanmış olmalı...

         *

       FATİH Terim'in eşine, kızlarına ve anasına sövenleri lanetliyorum...

       Hocayı beğenmeyebilirsiniz ama yedi sülalesine sövemezsiniz...

       Fransa'da oynadığımız İspanya maçından sonra Terim'e, Arda'ya ve takımımıza tribünden yapılan saldırılar yakışıksız oldu...

       Futbol seyircisi bu kadar seviyesiz, edepsiz, küstah ve terbiyesiz olamaz.           

       Onlar orada sövdü, biz burada yerin dibine geçtik...

        .......................

        Ülkenin ve milletin imajını terbiyesizlik yaparak bozuyoruz, sonra da neden dış dünya bizi şutluyor diye hayıflanıyoruz...

        Şutlar tabii...

        .........................

        Futbol seyircisi olmak bile terbiye gerektiriyor...  

            *

        METİN Yalman'ı da kaybettik...

        Yalman, kadim dostlarımdan biriydi. Gazetecilikte başarılı olunca Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanlığı görevine getirilmişti.

        Üç cumhurbaşkanına danışmanlık yaptı, Abdullah Gül seçilince emekliye ayrıldı. Daha önce de yurt dışında basın ataşesi olarak görev yapmıştı...

        Yalman, zeki, edepli, saygın bir kişiliğe sahip başarılı bir arkadaşımızdı.

        Vefatı basın camiası için büyük kayıptır...

        Metin'e rahmet, aile efradına ve meslektaşlarımıza sabır niyaz ediyorum.

 

*

 

DERKENAR

         BUGÜN, söyleyeceklerimi tek başlık altında topladım. Bir deneme işte. Konudan konuya zapping yapmak güzel oluyor diyeceğim ama söz hakkı yine sizin; ne dersiniz, devam mı edelim, eskiye mi dönelim...

 

*

 

BİR SÖZ

         İNSAN ölür ama ölmeyen insanlıktır!

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları