Yunanistan kurtuldu mu?

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Yunanistan’ın yaklaşık 200 milyar euro milli iç hasılası ve 350 milyar euro devlet borcu var. Devletin borcu milli hasılasının yaklaşık % 160’a tekabül etmektedir. 2001 yılında Yunan maliye bakanlığı Avrupa Birliğinin euro  bölgesine girmek için resmi rakamlar üzerinde tahrifat yaparak AB’nin normlarına uygun şekline getirmiş ve hileli bir şekilde euro  bölgesinin avantajlarını elde etmiştir. 1981’de Avrupa Birliği üyeliği için de politik, ekonomik ve yasal normları tutmadığı halde Fransa’nın aşırı ısrarı ve desteği ile üye yapılmıştır. Avrupa Birliği üyeliğinden en fazla yararlanan ülke konumundadır. Avrupa Birliği üyeliğinden otuz, euro  bölgesine girişinden on yıl sonra bu kadar avantaj ve desteğe rağmen iflas etmesi incelenmesi gereken bir olaydır.
Yunanistan Avrupa Birliği üyeliğiyle birlikte çok düşük faizli krediler, hibeler, faizsiz AB yardım ve yatırımları, Avrupalı büyük yatırım şirketleri ve dev bankalar küçük Yunanistan’ın başını döndürecek olanaklar sundu. Avrupalı turist akınına uğradı. Turizm sektörü patladı. Kolay para kazanmak hem devletin hem de milletin hoşuna gidiyordu. Zaman içinde yabancı turistten ziyade yerli turistler ülkenin güzel doğasının tadını çıkartmaya başladı. 1990’lı yıllarda gördüğümüz Yunanistan ile 2000’li yıllarda gördüğümüz Yunanistan arasında çok fark vardı, ülke adeta yeniden inşa edilmiş ve cilalanmıştı. Atina, Selanik ve Akdeniz sahil kentlerindeki lokantalar, kahveler, barlar ve diğer eğlence yerleri mutlu insanlarla dolup taştı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi son yıllarda bu eğlenen mutlu insanların çoğu artık Yunanlıydı, zira Avrupa’da Yunanistan’ı ziyaret etmeyen çok az insan kalmıştı.
Son bir yıldan bu tarafa özel sektörde çalışan iki kişiden biri işten atıldı, bir başka ifadeyle %50 işten çıkartma gerçekleşti. Devlet, çok zorunlu değilse yeni memur almıyor. Çalışma yaşında olan Yunanların %16’sı işsiz ama krizin şok yansıması bir yıl içinde daha şiddetlenecektir, zira alınacak radikal tedbirler onu gerektiriyor. Çalışan devlet memurlarıyla emeklilerin maaşlarında indirime gidildi ancak bunun yeterli olmadığı düşünülüyor. Vergilerin artırılmasına rağmen yeni vergiler ve yeni artırmaların gelmesi kaçınılmaz gözüküyor. Yunanlı zenginler paralarını batılı ülkelere çoktan transfer etmiş, yerli ve yabancı hiçbir yatırım kalmamış, mevcutlar da bir bir kapanmakta ve halkın morali bozuk, eski eğlence yerlerindeki kalabalıklar sokaklarda etrafı kırıp dökmekle meşgul. Yunan milliyetçileri düştükleri bu durumdan dolayı siyasi yöneticileri atalarından kalan maddi ve manevi mirasa ihanet etmekle suçluyorlar, Brüksel’in sömürgesi değiliz, Avrupa’nın en yoksul halkı olmak istemiyoruz feryatları arasında Papandreau ve maliye bakanının asılmasını isteyecek kadar kızgınlar, belki de en önemlisi “Yunanistan’da gelecek kalmadı” inancının yarattığı incinmedir.
Avrupa Birliği Yunanistan, İrlanda ve Portekiz’in yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlar ile sırada olduğu düşünülen İspanya ve İtalya’nın durumunu, euro  politikasını ve euro  bölgesinin gerekliliğini tartışmaya açmıştır. Avrupa’daki büyük korku bu felaketlerin zincirleme herkesi batırmasıdır. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkosy ile İngiltere Başbakanı Cameroun’un salonda atışması gerginliğin ciddiyetini göstermiştir. Sarkosy İngiliz başbakana siz hem euro  bölgesinde değilsiniz, hem de sürekli bize akıl veriyorsunuz; bu tavrınızdan bıktık diyerek kızgınlığını dile getirmiş ve başbakan da İngiliz nezaketini bir tarafa bırakarak biz de sizin aldığınız yanlış kararlardan bıktık, aldığınız bu kararlar bizi de olumsuz etkiliyor diyerek yanıtlamıştır. Sekiz saatlik karar toplantısından sonra Yunanistan’a daha önce yapılan 110 milyar euro ya ilave olarak 2021 yılına kadar 130 milyar euro  daha yardım yapılacak ve Yunan devletinin batılı bankalardan aldığı kredi ve tahvil borçlarının yarısı silinecek. Aslında silinen borç, faizler ile tahvillerin bankalar tarafından yaratılan fiktif (âfaki) değerlerdir, dolayısıyla bankaların verdiği paradan vazgeçmeleri söz konusu değildir. Avrupalı liderlerin bankalara bu cezayı vermelerinin nedeni bir daha bol keseden dağıtmayın mesajıdır. Bu yardımlara karşılık Yunan hükümeti 2021 yılına kadar sıkı ve özverili bir ekonomik politika uygulayacaktır. Yunan halkı buna ne kadar tahammül edebilir ve bu uygulanacak sevimsiz politikalar ne kadar başarılı olur hep birlikte göreceğiz. Yunanistan’ın ne kadar kurtulduğunu bu gün değil, 2021’de daha net olarak görmek mümkün olacaktır.
Not: Hükümetin Cumhuriyet Bayramı törenlerini iptal etmesi hepimizi üzmüştür. Kurban Bayramını nasıl iptal edemiyorsak Cumhuriyet Bayramını da iptal edemeyiz. Ritüelsiz (merasimsiz) devlet olmaz. Cumhuriyet Bayramı Türk Devletinin ve Türk Milletinin çok önemli bir ritüelidir. Bu davranış Cumhuriyete, devlete ve millete saygısızlıktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları