Yunanistan’da Gezi iktidarda

A+A-
Savaş SÜZAL

Farkında mısınız, yalapşap yaşadığımız hayatta, derinlemesine incelemediğimiz her konuda, derinlemesine felsefe yapıyoruz. Mesela, komşumuz Yunanistan’daki seçim sonuçları. Dünyada, yeni bir dönemi işaret eden, alarm sinyalleri veren, bu önemli seçim konusundaki yorumları dinlerken, çıldırabilirim. Bizim gibi, sanayisi olmayan, tüketime dayalı, en büyük gelir kaynağı turizm olan ülkelerdeki gelişmeler, dünya için önemli bir uyarı. Dünyada, kalıplaşmış birkaç ideolojinin tersine, iş başına gelen bu yeni grup, aslında yeni bir akım. Ben Türkiye’deki bazı kalem ve siyasilerin, durumu ideolojik ve AB’ye bayrak kaldırma şeklinde değerlendirmelerinin tersine, tüm siyasi sistemlere karşı ayaklanma olarak görüyorum. Hani bizde, geçen sene yaşanan Gezi olayları gibi.
***
Bakıyorum, bizim siyasiler nasıl değerlendirdi olanları diye. Aklımdan şüphe edeceğim vallahi. Herkes işine geldiği gibi sallıyor gitsin. AKP’den bir Bülent Arınç çıkıyor, Yunanistan’da seçimi kazanan, Syriza hareketi ve ateist lideri Tsipras’ın yemin töreni üzerine yaptığı yorumlar, dudak uçuklatıyor. Laik olmayan Yunanistan’da, bu dinsiz başbakanın, kutsal kitaba el basmadan yemin etmesi üzerine söyledikleri, tam mizah konusu. Unuttuğu şey, beğenmediğiniz ve palikarya diye aşağıladığınız Yunan halkının, hakkını aramak için sokaklara çıkması. Bizimkiler gibi, üzerlerine ölü toprağı dökülmüş değil. Türkiye’de, kazara polisin öldürdüğü çocukları protestoya bile izin vermeyen bir iktidarın, bunları nasıl gördüğü, nasıl değerlendirdiği bir başka garabet.  
Öte yandan, ana muhalefet partisi, belki popüler oluruz diye haddini de aşarak kendisini bu Yunan partisi ile eş tutuyor. Yok be kardeşim, onlar gençlik, sizlerse, dinozorlarsınız. Onlarda her şey, açık net, siz kendi taraftarlarınızı bile kandırdınız. Onlar birlik ve geçmişlerine sahip çıkıyor, sizlerse geçmişten çaktırmadan kaçıyorsunuz. Etnik Kürt partisi de kendisine benzetiyor Yunanistan’da olanları. Oysa Yunan partisi, topraklarında en fazla tepki çeken etnik grup, Türklerle bile birlikte çalışıp, onlardan milletvekili seçtirmiş. Artık gerisine ne diyeyim. Tüm bizim siyasilerin, seçimi kazanan Yunan partisi konusunda, yaptıkları değerlendirmeler yanlış.
Tek neden haksızlık, adaletsizlik ve insan sömürüsünün aldığı boyut. Bu durum, sağcı, solcu, milliyetçi, ümmetçi, dinli, dinsiz, ahlaklı, ahlaksız her toplum guruplarında yaşanabilir. Dünyada, özellikle dindar olduklarını savunan grup ve siyasilerin, her türlü ahlaksızlığı yapıp, din arkasına sığınmaları, zenginlerin haksız kazançları için, yoksulları harcamaları, ideolojik grupların çıkarları için yandaş ve destekçilerini satmaları, yoksulla zengin arasındaki çıpanın açılması, dünya toplumunun, tepesine kadar bunlardan bıkmasına neden oldu. Bu durumun, en farkında olan lider de Amerika’nın Başkanı Obama. Hatırlarsanız, sizlere bu köşeden, ABD Kongresi birleşik oturumunda yaptığı konuşmada, zenginlere daha fazla vergi ve yoksullara daha fazla sosyal haklar getirmek istediğini anlatmıştım. Cumhuriyetçiler ise bu konuşmayı alkışlamamıştı bile.  
***
Yunanistan’daki durumun bir benzeri, kazanır veya kazanmaz İspanya’da yaşanıyor. İhtiyar dünya toplumu, şimdilerde kendilerini batıran yaşlıların yerine gençleri ve daha cesurları iş başına getirmeye karar verdi. Bunlar tabii ki hatalar yapacak. Ancak bu genç ekipler yaşlıların yapmaya cesaret edemediği, ihtiyatla yaklaşmayı tercih ettiği konuların üzerine daha cesur yürüyecektir. Gençler bir kere bizlerden daha iyi eğitimli ve yeni dünyanın ürünleri. Bu sinyalleri iyi değerlendirin. Bunlar yeni dünya. Yeni gençlik ve yeni halklar.  Bizimkiler hâlâ sekizinci yüzyılı tartışırken, gençler 21 ila 22. yüzyılda ayrı bir yaşam istiyor.
Gelelim bir başka dış politika konusuna. ABD Başkanı Obama ve eşi Michael, Suudi Arabistan’da baş sağlığı dilemişler. Bayan Obama terbiyesiz, başını bağlamamış bizimkiler gibi, elini kolunu da örtmemiş, eteklerini uzatmamış. Bizim havuz medyasında ve dindar Suudi Arabistan’dan tek bir tık yok. Ne oldu elin karısına kızına açıldığı diye ahlaksız diyenler. Patronun karısına diliniz nedense uzayamadı. Neden eleştirmiyorsunuz Obama’nın eşini, açık saçık başsağlığına gitti diye. Kadına araba kullanmayı bile yasaklayan, Suudlu Araplar, neden gıkınız çıkmadı, patronun karısına bakayım?
Son sözüm; Davutoğlu’nun konut konusundaki açıklamaları, inşaat sektörünün çökmekte olduğunun bir başka kanıtı. Ekranlarda, Erbil’de, Türküler söyleyerek, patronunu eğlendiren İbrahim Kalın’ın yaptığı basın toplantısı. Kalın Bey, acaba gerçekten Türk müdür, yoksa etnik bir grup üyesi midir, çok merak ediyorum? Başka bir yorum yok.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları