Yüreği yanan insanlar…

A+A-
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Sevgili okuyucum, yabancıların harika bilgilerle dolu olması, aklını kullanması, biz Türklerin gerçekten yüreğini yakıyor.

İşte Rus Çarı Petro Romanov'un (1672-1725) yaşamı…

İnanın, özellikle bizim için dehşet bir örnek.

Öyle bir örnek ki, bizler o Rus Çarı Petro'ya "Deli" sıfatı takmış insanlarız!

Pekiyi, neden deli sıfatı takmışız?

Buyurun okuyalım; bu adam nasıl deli imiş?

Deli Petro, 22 yaşında Çar olduğunda ilk yaptığı iş, Rusça gazetenin çıkışını sağlamak oldu.  Ardından Ruslara, Avrupa'nın kullandığı Jülyen Takvimine geçilmesi emrini verdi.

Kadınların kendi rızası olmadan evlendirilmesini yasakladı.

Rus alfabesini geliştirdi.

Evrensel kitapları Rusça'ya çevirtti. Bu kitap çevirme işinde Kuran-ı Kerim de var!

İlk hastaneyi ve ilk tıp fakültesini kurdurdu.

Rus kilisenin siyasete müdahalesine son verdi.

Avrupa'daki bilimsel gelişmeleri görmek için gezilere çıktı.

Ünlü Alman bilim adamı Leibniz ile dostluk geliştirdi.

Leibniz'in tavsiyesiyle, Saint Petersburg Bilimler Akademisi'ni kurdu.

Akademi masrafları gümrük ve liman gelirlerinden karşılandı.

Akademiye katılan yabancı bilimcilere üç katı maaş verdi.

Avrupa'nın en önemli bilim adamları Rusya'ya geldi.

İlk bilimsel dergiyi çıkarttı.

Avrupa'nın en önemli kütüphanelerinden birini kurdurttu.

Uzay Gözlem Enstitüsü, botanik bahçesi, müze, basımevi, sanat atölyelerikurduruldu.

Üye ve başkanlar, Akademi'de yapılan oylamayla seçildi.

"Deli" Petro dedikleri insan hiç müdahale etmedi.

300 yıl sonra...

Rusya Bilimler Akademisi üyeleri, bugüne kadar 20 Nobel aldı.

Bizimkiler de bundan sonra biraz utanır da her halde "alır" artık...

Bu topraklardaki kültüre göre, birisi "deli", diğeri değil.

Ve kitap!

Değerli okuyucum; iki görkemli kitaptan söz edeceğim. Birisi Millî Mücadelemizin Kahramanları, diğeri ise Fahrettin Paşa ve Medine Savunması

Sevgili okuyucum; bu iki kitap altın değerinde eserler. Sayın Orhan Yeniaras'ın,  Fahrettin Paşa ve Medine Savunması, günümüzdeki Arap fitneliğine 488 sayfalık eseriyle gereken cevabı vermektedir.

Sayın Yeniaras'ın bu son çalışması olan bu görkemli eserin her Türk'ün evine girmesi gerekir. Romandaki kişilerin hepsi konunun adeta yardımcısı gibidir. Enver Paşa, Eşref Bey, Mehmet Akif Bey gibi çağın yaşayanları esere farklılık katmaktadır.

Bu eser Türk milletinin zihin ve zekâ dünyasına kesinlikle girmelidir. Böylesi bir görkemli çalışma mutlaka okunmalı.

Sayın Orhan Yeniaras'ı gönülden kutluyorum.

Sevgili okuyucum; Sayın Halil İbrahim Yıldırım da bize Millî Mücadele'nin en zor günlerini hatırlatıyor. Eser'in adı aynen bir zafer tacı gibidir: Eserin adı Karboğazı Zaferi!

Değerli okuyucum,

Milli Mücadelemizi anlatan eserlerin çoğunu inceledim. İnanın, Sayın Halil İbrahim Yıldırım'ın çalışması o zor günleri en doğru biçimde olduğu gibi anlatıyor. Ve Tekelioğlu Sinan ve daha niceleri Adana- Mersin yöresinin yiğit kahramanlarıdır.

İstiklal Savaşı'mız olan Millî Mücadeleyi en doğru şekilde kitaba yansıttıkları için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz Beyefendiyi gönülden alkışlıyor; saygılarımı sunuyorum.

Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları