Yüzbaşı Selahattin öldü mü?

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

“1920 yılında Harbiye birinci sınıfında 16 askeri okuldan öğrenciler toplanır. Bu sınıf, orduya 122 piyade 41 süvari alayı vermiştir. 1930 yılında, yani 20 yıl sonra sınıf arkadaşları Dolmabahçe’de yıl dönümü düzenlerler...”
Ama hayatta 54 kişi kalmıştır...
‘Yüzbaşı Selahattin’in Romanı’ adlı eseri okudunuz mu?
Yukarıdaki satırlar o romanın öyküsünden. Yüzbaşı Selahattin’in 15 ciltlik anı defterlerinden alınıp İlhan Selçuk tarafından aktarıldı. 463 subaydan 54’ünün hayatta kalma mücadelesinin anlatıldığı dev eser Yüzbaşı Selahattin’in oğlu Dr. Cengiz Yurtoğlu tarafından İlhan Selçuk’a emanet edilen hatıralarda ele alındı. İlhan Bey aslında o 15 ciltten yani Osmanlı’nın çöküş yıllarından İstiklal Harbine, Cumhuriyet’in kuruluşu ve sonrasına dair en az 15-20 belgesel romanı kaleme almayı düşünse de memleketin mevcut durumu yüzünden iki ciltlik “Yüzbaşı Selahattin’in Romanı”nı yazabildiği için hep eksiklik duymuştu.
Yüzbaşı Selahattin, O’nun gözünde her Türk, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı. Nitekim romanın önsözünde Selahattin Yurtoğlu’nun çocuklarına bıraktığı 15 cildin ilk sayfasındaki:
“Babanız sıfatıyla hayatta en güzel başarılara götürecek yolları size göstermek görevimdir. Bunu yapmakla hem babalık görevimi; hem de benden sonraki kuşaklara bugünkü kuşağın bilgilerini vermekle Türklük görevimi yapmış bulunuyorum. Yakın tarihi okuduğunuz zaman anlayacaksınız ki, yüz yıl sonu felaketle bitmiş ve gene aynı felaketi doğurmuştur. Kafasını yarmış, dünü aramamış insanlar, bu azamete katlanamadıklarından, bazen hayatlarını kaybetmişlerdir. Geçmiş tecrübeleri bilen ve her gün geçirilen hayattan ders alarak gözyaşlarını buna göre düzenleyebilenler, en güçlü adamlardır.”
Satırları sadece çocuklarına bırakılan bir vasiyet değil, Türk milletini aydınlatan bir meşale özelliği taşımıyor mu? Bu özlemi ilk baskısı 1973 yılında yapılan kitapta yazan İlhan Selçuk’un bu romanı günümüze kadar belki yüz baskı yaptı.
Kemal Tahir’in “Yorgun Savaşçı” sındaki Cehennem Topçu Cemil’in yakın arkadaşları Yüzbaşı Selahattin’in adı, sadece Yorgun Savaşçı’da değil, Celal Bayar’ın “Ben de Yazdım” adlı eserinde, Hasan İzzettin Dinamo’nun Kutsal İsyan adlı muhteşem ciltleriyle, Ali Fuat Cebesoy’un Milli Mücadele Hatıraları’nda vardır. Hatta Şevket Süreyya’nın “Suyu Arayan Adam”ında...
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 56’ncı Tümen yaveri Yüzbaşı Selahattin’e “Yusuf İzzet Paşa’yı Ankara’ya getir. Direnirse tutukla. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey engel olursa O’nu da tutukla, Ankara’ya getir” diye bizzat emir verdiği Yüzbaşı Selahattin, Cumhuriyeti kuranların arasındaki 54 Türk subayından biridir. Çok sevdiği eşi Nimet Hanım’ı kaybetmenin bahtsızlığı ile 1926’da yüzbaşılıktan emekli olsa da çalışmaya, genç cumhuriyetin aydınlanmacılarından olmaya devam eder. Gazi’nin zamansız vefatından sonra Bayındırlık Bakanlığı’ndaki Seferberlik Müdürlüğü görevi esnasında Türkiye’nin kalkınması için çırpınır. 1956 Mayıs’ının 10’unda bayram arifesinde Ankara Atatürk Bulvarı Çiftçi Apartmanı’nda öldüğünde çok sevdiği memleketinin petrolleri, madenleri, bankaları, dış ticareti yabancıların denetimindeydi. Ve “Anadolu’daki yabancı üslere Türk generalleri Amerikalı Albay izin vermeden giremiyordu” diye devam eden son sözlerle Yüzbaşı Selahattin’in romanı burada bitiyor. “Gerçekte hiçbir roman bitmez; romancılar bitirir romanları” diyen İlhan Selçuk, 1956 Türkiye’sinden çok daha vahim görüyordu günümüzü. Zaman zaman fikirlerimiz uyuşmasa da  “Pencere”sinden Türkiye’nin tam bağımsızlığını savunduğu için gece yarısı evi basılan Selçuk’u yitirdik. Mekânı Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin çilehanesi olacak. Aşık Mahsun-i Şerif ile 114 gün önce vefat eden kardeşi Turhan Selçuk’a komşu olacak. Aşık Veysel; Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre’ye yoldaş olacak. Atilla İlhan’ın ruhuyla buluşacak. “Ey Siz Her Dönemin Vizyon Sahipleri” başlıklı olağanüstü tespitin yazarı Nihat Genç bildirdi İlhan Selçuk’un ölümünü. “Çok geziyorsun, az yazıyorsun Yavuz Selim. Perşembe günü Hacı Bektaş’a İlhan ağabeyi uğurlamaya beraber gideceğiz” sözleriyle ve yükselmiş tansiyonuyla kapattı telefonu. Ürperdim...
Yüzbaşı Selahattin’in babası İlhan Selçuk’u yitirdik. Başta Silivri Çilehanesi’nde nöbet tutan Mustafa Balbay olmak üzere, Yüzbaşı Selahattin’in ve O’nun penceresinden bakanlara başsağlığı diliyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları