Zafiyet mi var?

Yavuz Selim DEMİRAĞ

İran-Irak sınırının kesiştiği noktada olan Aktütün Jandarma Karakolu’na saldırı resmi rakamlarca beşinci olduğu söylense de biz yüzlerce defa gerçekleştiğini biliyoruz. Ancak Aktütün’ün özellikle hedef seçilmesinin ardında terör örgütünün en büyük geliri olan uyuşturucu kaçakçılığı gerçeğini malum çevreler bilmemezlikten geliyor. İşte zaaf burada başlıyor.
Asıl maksatları TSK’yı yıpratmak olan kimi işgüzarlar ısrarla zafiyetten bahsediyor. Neymiş efendim gündüz vakti 350 kişi nasıl sardırırmış, ağır silahlarla yapılan ilk ateşten sonra verilen ağır zayiatın sorumluları hesap vermeliymiş, bu olayda ihmalden öte zafiyet varmış?
Evet zafiyetin olduğu doğrudur. Ama çeyrek asır boyunca dünyanın hiçbir ordusunun başaramayacağını, canını dişine takarak gerçekleştiren Mehmetçikte zafiyet yoktur. Askerin elinden yetkiyi alan siyasilerde zafiyet vardır.
Yok efendim 350 kişi sınırdan nasıl sızarmış? Sızar efendiler hem de yılan gibi sızar. Siz terörle mücadelede istihbaratı ABD’ye, insansız hava uçaklarını İsrail’e havale ederseniz sızar. Siz tıpkı Şemdinli’de olduğu gibi istihbarat elemanlarınızı çete üyesi diye yargılayıp hapse tıkarsanız, istihbarat toplamakta zafiyet yaşarsınız.
Siz adını demokrasi, insan hakları koyduğunuz dandik işlerle iştigal edip polisin, jandarmanın elinden yetkileri gasp ederseniz, Irak’ın kuzeyindeki aşiretleri muhatap alır da sırtlarını sıvazlarsınız teröristler de elini kolunu sallayıp sınırı geçer. Siz beşikteki bebeğin, ana karnındaki ceninin katillerinin etrafı sarıldığında önce teslim ol çağrısı yapıp, ardından uyarı atışı yapacaksınız diye dayatırsanız, hainler cıva gibi kayarak arazide kaybolur. Sonra da niye yakalayamadınız diye faturayı askere kesersiniz öyle mi? Siz vatanını sevmekten başka suçu olmayan insanların özel telefonlarını dinleyip yargılamaya kalkışırsanız, istihbarat bilgilerini fişleme olarak ilan ederseniz demokrasi adına terörist cenazelerini taşıyanlara göz yumarsanız, örgüte lojistik destek sağlayan işbirlikçilere yaptırım uygulamazsanız, terörle mücadelede sonuç alabilir misiniz?
Siz bayramın şeker mi, ramazan mı olduğunu tartışırken benim aklıma İstanbul’un fethi sırasındaki kilisedeki konsüllerin meleklerin erkek mi dişi mi olduğu tartışmaları geldi. İçeride siyasi kısır çekişmeler yolsuzlukla ilgili düellolar devam ederken, su misali düşman uyumuyor. Uyumadıklarını başımıza çuval geçirmekle kanıtlayanlar, Dağlıca’da olduğu gibi Aktütün’de de ispatladılar.
Bu arada televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında demeç veren etkili yetkili, uzman-emekli vesaire tayfası kınalı kuzuların şehadetinden sonra zafiyet sakızı çiğnemeye başladılar. Adını şehitten alan oğlumun anası bile bir formül bulup evladını askere yollamayacağını dillendiriyor. Milli ve manevi duygularından asla şüphe duymadığım bacım yeğenlerini canından çok sevdiği için “Olan bizim çocuklarımıza oluyor” diye gözyaşı dökerken, milletin askerlikten soğutulduğunun farkında bile değil. Asıl zafiyet bu değil mi?
Dün olduğu gibi bugün-yarın ya da öbür gün eline bayrağını alıp cenazelerde şehitler ölmez, vatan bölünmez sloganı atmakla şehit ailelerinin acılarını paylaşmakla görevini yaptığını zanneden sağduyulu vatandaş alternatif bulamadığı için, sandıkta oy kullanırken zafiyet içinde mi?
Evet zafiyet vardır a dostlar, zaaf hepimizdedir. Bir metro istasyonunda patlayan bombadan sonra tam 6 milyon sokağa dökülüp terörü lanetlerken, Türkiye’de meydanlara çıkanların sayısı zaafın göstergesidir. İngiltere’de polis sadece şüphelendiği için uyarmadan bir kişiyi vurduğunda terörle mücadele adına kimse ses çıkarmaz. Gözaltı süresini 25 günden 3 aya çıkarma gayretlerine ses çıkaran olmaz ve bu uygulamalar demokrasinin zaafı diye yutturulamaz. Siyasi rant, kısır çekişmeler ve tahriklere sebebiyet vermemek gibi yuvarlak laflar yüzünden şehit cenazelerine yüz binler, terör mitinglerine milyonlar katılmadığı için zafiyet vardır. Zafiyet milletin sinesinden çıkan, peygamber ocağında pişen Türk ordusunun yalnız bırakılmasıdır. Zafiyet şehit cenazeleri sırasında ekranlarda lağım akıtan televizyon kanallarındaki maksatlı dizileri, ahlaksız programları seyretmeye devam etmektir. Zafiyet 16 şehidin ardından gözyaşı döktükten sonra aynı olayda yaralananları unutmaktır. Aktütün’de yaralanan askerlerimizden üçünün bacağı koptu. Buna benzer binlerce gazinin ne durumda olduğunu takip etmemek zafiyettir. Şehitlerin geride kalanlarını ve gazileri baştacı etmemek zafiyetin ta kendisidir. Habur sınır kapısını açık bırakmak nasıl zafiyetse, Beytüşşebap’ta gayriresmi sınır kapısının maliyetlerini gizlemek de zafiyetin ağa babasıdır. Türk düşmanları harıl harıl çalışırken, Türk’ün horul horul uyuması zafiyettir. Zaaf, kanının son damlasına kadar vuruşanlarda değil, düşmanla bilerek ya da bilmeyerek işbirliği yapanlardadır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş