Zafiyet, muafiyet

A+A-
Ergun KAFTANCI

 TERÖRE karşı yeterli önlem almadığımız ortada...   

     İstihbarat ve güvenlik zafiyeti yok diyenlere inanmak mümkün değil.

     Gazeteler yazdı, televizyonlar nakletti; üç terörist dış hatların kapısına yakın yerde kıyafet değiştirmiş, silahlarını orada ortaya çıkarmış ve ardından eyleme geçmiş...

     Bu soyunup dökünmeyi ve silahlanmayı nasıl oluyor da kimse görmüyor, hayret...

     Terminalin içinde olduğu kadar çevresinde de güvenlik sağlanmış olsaydı bu hainlik o kadar kolay tezgâhlanabilir miydi!?

     Başbakanın, bakanların ve yetkili diğer üst düzey görevlilerin "Zafiyet yok"iddiasını sürdürmeleri gülünç oluyor!

     Bu baylar doğruyu itiraftan muaf mıdır kuzum!?

     Gerçeği inkâr etmek yerine zafiyeti ortadan kaldıracak önlemlerin alındığını söylemeleri gerekmez mi...

     .........................

     Terminalin girişinde kontrol görevi yapan personelin, güvenlik güçleri tarafından korunmadığı da sabit...

     Güvenlik dört dörtlük olsaydı teröristler bu kadar rahat hareket edemezdi, kontrol yapan görevlilere saldıramazdı, o kadar masum insan da hayattan kopmazdı...

     .........................

     Güvenlik zafiyeti böyle, istihbarat zafiyetine gelince...

     Yakın zamanda MİT saldırı olacak diye öneriyor, gereğini yapmakla yani önlem almakla yükümlü olanlar kulaklarının üzerine yatıyor. o 44 insan, sağıra yatanlar yüzünden hayatını kaybetti.

     ........................

     Teröre karşı istihbarat ve güvenlik gücümüz olsaydı herhalde bir yılda ayrı yerlerde 12 canlı bomba olayı yaşanmazdı...

     Rakam korkunç...

     Ülkede kendini patlatmaya hazır kaç teröristin olduğunu bilemiyoruz. Çünkü istihbaratımız zayıf. Oysa MİT dahil birkaç koldan istihbarat çalışması yapma imkânımız var.

     Buna rağmen bilgilenmekte, dolayısıyla da önlem almakta hep geride kalıyoruz.

     Ülkenin yol geçen hanına dönmesini engellemezsek teröre müsait hale getirdiğimiz bu topraklarda binbir acıyla yaşamak durumunda kalacağız...

    

*

 

HALT ETTİ, BAŞINI YEDİ

      KEMER de, birçok ilçemiz gibi MHP'li belediyeye sahip...

      Mustafa Gül de bu ilçemizin belediye başkanı...

      Bir halt etti, başını yedi...

      MHP'den ihraç ediliyor...

      Çünkü Gül, düşürdüğümüz Rus jetinin ölen pilotuna sahip çıktı ve ailesine Kemer'in en güzel yerinde ev vermek istediğini iletti...

      İnsanlığa (!) bakın...

      Başkan, hava sahamıza giren, bombalayacağı yerleri saptamaya çalışan Rus pilotunun ailesine sahip çıkarak emsali görülmemiş bir insanlık (!) görevini üstleniyor.

      İnsanların üzerine bomba yağdıracak olanı sahiplenmek, binlerce masum insanının kanını yerde bırakmak değil midir...

      .........................

      Mustafa Gül, mesela düşürülen uçağımızda şehit olan rütbeli iki güzide pilotumuzun ailelerini ev vermeyi bırakın, başka yollarla olsun bir nebze  sahiplenmeyi düşündü mü...

      Gül, Milliyetçi Ülkücü ilkelere ve iradeye ayak uyduramamıştır, MHP'de işi olamaz, gönderilmelidir.

 

*

 

TERÖRE YATAKLIK EDİYORUZ

        ATATÜRK Havalimanı'nı basan üç teröristin kiraladığı ev, korkunç bir gerçeği gözler önüne serdi. Apartman sakinleri eve, her gün farklı tiplerin gelip gittiğini, kimyasal kokusundan ve gürültülerden kurtulamadıklarını açıkladı...

       Uzmanlar, kimyasal kokunun ve gürültülerin, el yapımı patlayıcıların hazırlanmasını işaret ettiğini söyledi. Buna rağmen eve girildiğine ortalıkta patlatılmaya hazır el yapımı bombaya rastlanmadığı açıklandı...

       Yaptıkları eyp varsa bunları canlı bomba olmaya hazır meczuplara

 mı aktardılar acaba...

       Mutlaka derinlemesine araştırma yapmak gerekiyor...

       Mahalle sakinleri semtte böyle ne idüğü belirsiz kişilere kiralanan ya da kiralanmayı bekleyen iki bin beşyüz kadar ev olduğunu söylüyor...

       İnsanı tedirgin eden bir açıklama...

       Meğer mal sahipleri evlerini fahiş fiyatlarla yabancılara kiralamayı tercih ediyormuş...

       O nedenle sorgusuz sualsiz evlerini kiralıyor, kiracıların hakkında

bilgi edinmeyi de düşünmüyorlarmış...

       Eğer Fatih semtindeki bu sokakla çevresinde ki evler yabancılara yüksek gelir uğruna ve bu mantıkla kiralanıyorsa, İstanbul'un her yerinde

Fatih'tekine benzer kiralamanın yaşanabileceği ihtimalini dikkatlerden uzak tutamayız.

       Kimlik bildirme, kimlik numarası alma, kira kontratı yapma, kazancın vergisini ödeme...

       Neredeler...

       Bunların uygulanıp uygulanmadığını kim kontrol edecek!

       ..........................

       Hem terörden bizar olduk, hem ona para uğruna ve bilmeden yardım ve yataklık yapıyoruz...

      Pes vallahi!

 

*

 

ONDAN BUNDAN

      YIL 2012; hatırlayacaksınız, batan bir gemideki gemicileri kurtarmaya giden kurtarma botunda görevli dört kişi boğularak öldü. Savcılık soruşturma başlattı. Ölen personelin bağlı olduğu birimin sorumluları hakkında dava açmak istedi. Ne oldu biliyor musunuz; kayırmacılık ve korumacılık devrye girdi, Ulaştırma Bakanı -Binali Yıldırım- sorumluların yargılanmalarına izin vermedi... Yıl 2016, yargı hâlâ izin bekliyor.

      *

      BİR yetkili, alanına giren herhangi bir konuda yapılan işin fiyaskoyla sonuçlanması sonrasında "Bana sordular mı" sorusuyla ortaya çıkarsa ve etrafındakileri haşlarsa görevini katı bir merkeziyetçi anlayışla yaptığını göstermiş olur... Devlet kademelerinde böyle, diktayı çağrıştıran tavır nedense çok görülüyor.

 

*

 

BİR SÖZ

          KALABALIKLARIN kafası çok, aklı yoktur.

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları