Zekeriya Öz nasıl ve neye ikna edildi?..

A+A-
Ahmet TAKAN

Konunun başlığı ne olursa olsun, başkentteki özel-genel tüm toplantılarda 17 Aralık operasyonunun devam eden yankılarından sıyrılamıyorsunuz.
Bundan şikayetçi olduğumu sanmayın!.. 
Kamu başdenetçisi Nihat Ömeroğlu’nun dün sabah medyanın Ankara temsilcileri ile yaptığı, kurumun 1 yıllık değerlendirme toplantısına katıldık. Gündeme, Ömeroğlu’nun 17 Aralık operasyonunun hemen ardından meşhur savcı Zekeriya Öz ile Bursa’da yaptığı ve çok tartışma yaratan görüşmenin ayrıntıları damga vurdu. Başbakan Recep Erdoğan’a çok yakınlığı ile tanınan Nihat Ömeroğlu operasyonun en sıcak günlerinde, Zekeriya Öz’ün “Ömeroğlu beni tehdit etti” açıklamasının kendi cephesinden perde arkası ilginç bilgilerini aktardı.
Oraya geçmeden önce diğer önemli gördüğüm noktalara dikkat çekmek isterim;
Ombudsman, “Kamu Denetçiliği Kurumu”ndan çok şikayetçi.Yanlış anlamayın, isimden çok şikayetçi ve değiştirilmesini istiyorlar. Toplantıda, Nihat Ömeroğlu, vatandaşın şikayetlerini çözüme kavuşturmakla görevli olan kurumun şikayetlerini öyle bir sıraladı ki, Türkiye’de hiç kimsenin bir şikayeti kalmamış ve her şey güllük gülistanlık düşüncesine kapıldım!..
Şöyle sıraladı Nihat Ömeroğlu şikayetlerini;
* Batıyla kıyaslandığında çok ilgi görmüyoruz.
* İdare, bizim vermiş olduğumuz tavsiye kararlarına beklediğimiz oranda uymuyor. Tavsiyelere uyum beklentilerimizin çok altında. Tavsiye kararlarına 2013’de uyum yüzde 20, 2014 ilk üç ayı içinde 
yüzde 14.
* İdari Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi’ne 
gitme yetkimiz yok. Avrupa’da birçok ombudsmanın var.
* Bulgaristan ombudsmanı internet ile çıkan yeni yasayı Anayasa Mahkemesine götürmüş.
* Biz yasa taslağımızda Anayasa Mahkemesine gitmeyi teklif edeceğiz, İdare Mahkemelerinde veya ilgili mahkemede yargı yoluna gitme hakkının verilmesini talep edeceğiz.
* Ombudsmanlık kavramını vatandaş daha popüler buluyor. Kamu Denetçiliği Kurumu isminin değişmesini istiyoruz. Anayasa değişirse daha uygun bir isimle anılması için gayret gösteriyoruz. Ben ombudsman olmasını tercih ederim (Avrupa’daki örneklerini de anlattı).
* Tavsiye kararlarına neden uyulmuyor? Bürokrasinin klasik anlayışı ve katılıklarından, şeffaf olmayışından, çoğu yerde mevzuat engelini karşımıza çıkarıyorlar.
* Uyulmama konusu biraz alışkanlıktan kaynaklanıyor. Ben size bir soru sorayım; Türkiye’de mahkeme kararları her zaman uygulanıyor mu? Halen mahkeme kararlarının uygulamasının tartışıldığını hepimiz bilmiyor muyuz?.. 
Vatandaş şikayetleri ile ilgili ilginç ayrıntılar da verdi Ömeroğlu. Örneğin; twitter yasağı, ayakkabı kutuları, paralel tartışmaları hakkında kuruma vatandaştan bugüne kadar gelen bir şikayet olmamış...
Mahalli seçimlerle ilgili de, Afyon Emirdağ’da oy pusulaları, bir de çevre kirliliği ile ilgili tek şikayet 
gelmiş.
Geçen sene 1 Mayıs tartışmalarında arabuluculuk önerdiğini ve kabul görmediğinden yakınan Nihat Ömeroğlu, “Bu sene bir şikayet gelirse mutlaka değerlendiririz. İki tarafı da uzlaştırmaya gayret ederiz” dedi.
17 Aralık sonrası olay yaratan Bursa görüşmesine gelince... Ömeroğlu, Savcı Zekeriya Öz’ün, “eski aile dostu, ağbisi olduğunu ve samimi ilişkileri bulunduğunu” söyleyerek şunları anlattı;
“Sizler, 17 Aralık operasyonu ile ilgili konuştuğunuz gibi kamuoyunu ilgilendiren bu konuda da kendisi ile görüş fikir alışverişimizi yaptık. Hiç bir zaman sayın Başbakana elçilik yapmak gibi ne bir görevim var, ne konumum buna müsait.
TBMM Başkanı’ndan inceleme ve idari yönde soruşturma istedim. Cemil Çiçek’in 3 tarafsız uzmanın yaptığı inceleme sonucunda ‘Bizim ombudsmanlar üzerinde idari yönde soruşturma yetkimiz yok’ kararı çıktı.” 
Bursa’daki görüşmenin nasıl gerçekleştiğine 
gelince..
Yılbaşı kutlama programı için ailesi ile birlikte Bursa’da olduğunu hatırlattı Ömeroğlu, öncesine döndü;
“Bir Yargıtay üyesi arkadaşımız bana geldi. ‘Bu arkadaşı ikna edemiyorum. Siz onun ağbisisiniz, bu yurtdışına gidecek. Buna canım sıkılıyor’ dedi. Eski hukukumuz var, ben de açtım telefonu; ‘Yok, ağbi ben yurtdışına gitmeyeceğim, Erzurum’a Palandöken’e kayak yapmaya gideceğim’ dedi. Ben de kendisine, ‘Ortamı biliyorsunuz. Görevinin başında olmanda fayda var, oraya zaten dedim gitmiyor... İptal ettiriyor bu uçak biletlerini... falan... Ben arkadaşlarla Bursa’ya gidiyorum, sen de Bursalısın. Bursa’da Uludağ var, gel dedim orada kay. O da, ‘Bakayım, eşimle konuşayım ağbi’ dedi. Palandöken’de kayacağına Bursa daha yakın...” 
Nihat Ömeroğlu’na sorular devam etti; 
-Sayın Başkan ortalık yıkılıyor, böyle bir ortamda sizin bu konuyu hiç konuşmamış olmanız gerçek mi sizce?
-Hayır ben konuşmadım demiyorum ki, konuşuldu hem bu olayı müdahil olanlarla, hem olmayanlarla konuşuldu. Türkiye’de deprem olmuş... Konuştuk, hâlâ da konuşuluyor bu. Ama talepte bulunma anlamında konuşma değil. Zaten içeriği bilmemiz mümkün değil...
-Dosyayı anlatmadı mı Zekeriya Öz?
-Dosyayı anlatmadı. Sadece genel çerçevesi itibarıyla... 
-O olaydan sonra görüştünüz mü?
-Görüşmem daha... Bitmiştir... Bitmiştir... 

Yazarın Diğer Yazıları