Zengin-fakir farkı açıldı

Esfender KORKMAZ

Birleşmiş Milletler’e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), zaman zaman Dünya Açlık Raporu’nu açıklıyor. 2012 yılı raporunda, dünyada açlık çeken insanların sayısının 2008 yılından 2012 yılı başına kadar 3 yılda  75 milyon arttığı kaydedildi.
Bu raporlara göre, Almanya’da hane halkı, ortalama olarak gelirinin yüzde 11 ila yüzde 17’sini gıda maddelerine harcıyor. Oysa ki Afrika ve Asya’nın birçok ülkesinde hane halkı için bu oran yüzde 80 hatta 90’ı bulabiliyor. Bu gibi yoksul ülkelerde halkın gelirinin düşük olması nedeniyle, gelirin tamamı gıdaya gitse bile yine açlık sorunu artıyor. Açlık ve yoksulluk sorunu, dünya refahını olumsuz etkiliyor. Anarşik eylemlerin tırmanmasına neden oluyor.
Küreselleşmenin getirdiği spekülatif ortamda, cari açık veren ülkeler fakirleşti, cari fazla veren ülkeler zenginleşiyor. ABD, cari açık verse de kendi parası ile borçlandığı için sorun olmuyor. Sonuçta, dünya nüfusunda fakir daha fakir, zengin daha zengin oldu.
TÜİK, Türkiye’de  “Gelir ve yaşam koşulları araştırması, 2012’’yi açıkladı. Halkın en zengin yüzde 20’si milli gelirin yarısına yakınını, yüzde 46.6’sını paylaşırken, en fakir yüzde 20’si ise yüzde 5.9’unu paylaşıyor.
TÜİK haklı olarak gelir dağılımını teknik anlamda açıkladı. Yaşadıklarımızdan da zengin-fakir farkının giderek nasıl açıldığını görebiliyoruz.
1) Türkiye’nin 2013 nüfusu 74.7 milyondur. TÜİK’in araştırmasına göre bunların yüzde 85.9’u evden uzakta bir haftalık tatil yapma imkanına sahip değil. Eğer 64,2 milyon insanın hiç tatil yapma imkanı yoksa, gelir ve yaşam koşullarında iyileştirmeden bahsetmek imkanı olur mu?
2) Türkiye’de en yüksek gelire sahip nüfusun ilk yüzde 20’sini oluşturan 12 milyon 940 bin kişinin ortalama olarak aylık geliri 4.248 liradır, buna karşılık nüfusun en düşük yüzde 20’sini oluşturan 12 milyon 940 bin kişinin ortalama olarak aylık geliri 438 liradır. Arada 8 kat fark var.
3) Yabancı yayın organları ve araştırma kurumlarının verdiği rakamlara göre, Türkiye’de dolar milyarderi sayısı 58 dir. Buna karşılık   Japonya’da 26’dır. Yine dolar milyarderi olarak Türkiye, Almanya’dan sonra Avrupa’da ikinci sıradadır. Allah versin daha çok olsun... Ancak diğer kalan insanların da hiç olmasa karnı doysun.
Japonya’da fert başına ortalama yıllık gelir 43.000 dolardır... Türkiye’de ise 10.000 dolardır. Yani Japonya’da insanlar, Türkiye’den 4.3 kat daha zengindir. Japonya’nın milli geliri 5.5 katrilyondur. Türkiye’nin ise 750 milyar dolardır. Yani Japonya’nın milli geliri Türkiye’nin 7.3 katıdır. Nasıl oluyor da Türkiye’de dolar milyarderi daha fazla oluyor? Nedeni, işçinin, çiftçinin, memurun milli gelirden daha az pay almasıdır. Buna karşılık spekülasyon ortamdan dolayı zengin olanların sayısının hızla artmasıdır.
4) TÜİK’e göre Türkiye’de 12 milyon 176 bin kişi yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
5) Halk bugün yoksul, yarın daha fazla yoksul olacaktır. Çünkü halkın ortak malı olan kamu altyapı yatırımları yabancıya satıldı, bankaların yarısı, imalat sanayisinin de yüzde 56.8’i yabancı kontrolündedir... Bunların kârı her sene dışarıya gidiyor. Toplam dış borç stokumuz 350 milyar dolara yükseldi. Bunların faizi de dışarıya gidiyor. Halkın yüzde 61.3’ü borçludur. Üstelik her sene cari açık veriyoruz. Bugüne kadar son 11 yılda verdiğimiz cari açık, 380 milyar dolar oldu. Yani yaptığımız dış ekonomik ilişkilerden dolayı 380 milyar dolar kaybettik.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş