Zerdüşt Türk mü? Şaman, Zerdüşt ve Ateş...

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

Samih Rıfat’ı bilir misiniz? Kurtuluş Savaşı’nın ünlü hatiplerinden, şair ve fikir adamı...  “Yaslı gittim şen geldim/Aç koynunu ben geldim” marşının sözleri onun. Bukalemun gibi renk değiştirmesiyle ünlü Çetin Altan’ın aklı sıra dalga geçtiği  “Altay’dan attığım ok Alp dağlarını aştı” dizelerinin şairi de o. Çeşitli illerde valilik, Türk Dil Kurumu’nda Genel Başkanlık yapmıştır. Güneş-Dil teorisine inanır. Mehmet Akif’in de yakın dostu olan Samih Rıfat’ın kardeşleri de oldukça ünlüdürler, bunlardan biri Cevat Rıfat Atilhan’dır, biri de bestekâr Ali Rıfat Çağatay.
Samih Rıfat, bu ülkede Zerdüşt’ün Türk olduğuna inanan ve savunan biricik insandır. Hasan Âli Yücel,  “Pazartesi Konuşmaları”  adlı eserinde, Samih Rıfat’la Zerdüşt’ün Türklüğünü tartışmak istediğini, Rıfat’ın izahları karşısında ağzını açacak hali kalmadığını anlatır ve  “sonra zekâm ona verdiği karşılıktan utandı”  der.
Peki Samih Rıfat, bu Türklük savını neye dayandırıyor? Elimde ayrıntı yok ama sanıyorum Şaman atalarımızın ateşle olan ilişkisinden yola çıkıyor. Şamanların ateşle olan bağı ne peki? İskender Pala, Şamanları  “Ateşin Ermişi” olarak nitelendiriyor. “Dört Güzeller”  adlı güzeller güzeli eserinde (Kapı Yayınları) şunları yazmış:  “Atalarımız ta Orta Asya bozkırlarındayken bile ateşi kutsal saymışlardı. (...) Ateşten geçmeden, ateşte pişmeden Şaman olunamıyordu. Bunun için tahammül gerekse tahammül, sefer gerekse sefer idi.”
“Şaman Destanı”mızda biz de bunu işliyoruz:

“Şaman gelir
Od gelir duman gelir
Aslında zaman gelir
Yanan yakılan zaman
Göklerden indirilip göğe yükselen.

Şaman od’un tinini bilir
Söndüren ve canlandıran cin’ini bilir
Dumanın gittiği yer ondan sorulur
Od’un eğitimcisi şaman.

Haydın yanmaya
Haydın yanmaya
Somunca yeterince
Demir gibi deminde
Yürekçe için için
Göstermeksizin

Tam andır Şaman bir
başka boyuta geçer
Ezberinde binlerce dize
Hadsiz-hesapsız imge
Şaman soyuta geçer
Tasvirinde üç evren
Aydınlık, karanlık, erinç.

Şaman’da bilinç
Otacı, büyücü, derin düşünür.
Dans trans, dans trans, dans trans
Şaman bu dansı bana
lütfeder misin?”

Ateşle Zerdüşt’ün ilişkisini de İbrahim Ülger’in Berfin Yayınları arasından çıkan  “Zerdüşt”  adlı değerli eserinden öğrenelim: “Zerdüşt ateşe simgesel bir anlam katar, ateşi eylemin simgesi olarak değerlendirir. Çünkü onun için ateşin, doğa güçlerinin en kutsalı olarak özel bir önemi vardı. Ateş harekettir. Ateş güzelliktir, ateş statükonun aşılmasıdır. Ateş eylemdir. Ateş yenilenmektir. Ateş düşünmektir. Ateş saflıktır. Ateş acı içinde pişmektir. Ateş yaşam, yaşam ateştir. Ateş tembelliğin düşmanıdır.”
Ülger’in Zerdüşt’e dair yazdıklarından da örnekler verelim: “Zerdüşt’e göre her şey karşıtı ile birlikte vardır. İki zıt (Ahura Mazda ve Ahriman) evreni birlikte yarattı. Birinin varlığı diğerinin sayesindedir. Işık karanlığın, su toprağın, dağ ovanın, çirkin güzelin, iyi kötünün, güçlü güçsüzün kaynağıdır.
(...) Yaşam ölümle kucak kucağa yaşar. Ölüm, yaşamın dinamiği, varlık sebebidir.
(...) İnsan küçük bir dünya, dünya büyük bir insandır. Evrendeki fırtına insandaki nefrettir. Evrendeki karanlık insanın içindeki kötülüktür. Evrendeki su insanın yaşamıdır. Evrendeki dağ, insanın içindeki iktidar hırsıdır.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları