Zeytin Dalı Harekâtı...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Canım memleketimdeki "uzman" sayısı rekor üzerine rekor kırıyor. Ne kadar gururlansak azdır. Evde, işyerinde, mahallede "grip oldum" demeye görün. Orada bulunanların tekmili birden farklı ilaçlar tavsiye ederek reçete yazarlar. Başlarından geçmiş uzun hikayeler anlatıp "uzman doktor" kesilirler... Sağlık Bakanlığı yetkilileri çıkıp "doktor, hemşire" açığından bahsediyor. Sokağa çıksalar metrekareye kaç kişi düşüyor bilmiyorlar.

***

Gazi, "Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim" demiş ya... Maşallahımız var alayımız sporcu, alayımız antrenördür... Sıkıysa Fenerbahçe-Galatasaray maçını kahvede izleyin... Çaycı, simitçi, garson, amele, demirci, kalıpçı, işportacı, mühendis, şoför ve daha nicesi hakeme ana-avrat söver. Fatih Terim'i iyi takım çıkarmadığı için eleştirir. Aykut Kocaman'ı savunma oynattığı için korkak ilan eder. Futbolcuların gece kulübüne gitmekten iyi antrenman yapmadığına kadar sayar da sayar. Elbette bu galiz küfür ve ağır eleştirilerden kulüp başkanları da payını alır. Bir taraf Aziz Yıldırım'ı yere göğe sığdıramazken diğer taraf yerin dibine batırır. Her biri "uzman"dır... Teknik direktör, kondisyoner, masör, kaleci, stoper, sağ bek, santrfordur... Gören de canım memleketimin eğitim seviyesine parmak ısırır. Uzman sayısını kıskanır...

***

"Reis bizi Afrin'e götür" tezahüratı yapan dantelli kefenlilerin tekmili birden "savaş uzmanı!" Sorsanız haritadaki yerini gösteremez. "Hadi giy şu postalı" dense tabanları yağlayıp kaybolur ortadan... "Afrin Mücahitleri" için minik bir araştırma yapılsa yüzde 50'si bedelli askerlik yapmış ya da 45'i çürük raporu almıştır. Geriye kalan yüzde 5'ine gelince... Ya kantincidir. Ya da orduevinde berber-kuaför...

Zeytin Dalı Harekâtı başlayalı neredeyse bir ay oldu... "Emevi Camisi'nde Cuma namazına gidilmiyor..." Karşımızda ipten, kazıktan kurtulmuş paralı askerlerden oluşan caniler ordusu var. Paralı asker yani lejyoner çoğu... Dün ücretlerini IŞİD ödüyordu onlar için kelle kesiyorlardı. Bugün sakallarını kesip PYD'de geçtiler. Maaşları Sam Amca'dan...

Dedik ya "uzman"dan geçilmiyor memleket... Televizyon ekranlarına çıkıp harita üzerinden bolca kesilen ahkâmlara biraz dikkat edin. Program sunucusu da o coğrafyayı bilmediği için "Pek sayın uzman, Afrin'e gittiniz mi?" ya da "Ömrünüzde Suriye sınırını hiç geçtiniz mi?" sorusunu yöneltemiyor. Ellerinde işaret çubuğu ile sağdan giriş, soldan atak... Tanklar buradan, uçaklar şuradan falan... Sanki Suriye sınırı Telekom Stadyumu... Savaş değil futbol maçı... Duyan gören Şenol Güneş'i taklit etmeye çalışan bir antrenörün soyunma odasında maç taktiğini anlattığını sanır.

***

"Suriye sınırına Hatay'dan girip taa Irak sınırına kadar gideceğiz!" nidaları kükrüyor spor salonunda... Dehşet alkışlar... Sanki Avrasya Maratonu'nun startı verildi... Eşofmanlarını giyen genç-ihtiyar, çoluk-çocuk ile köprüyü koşarak geçme şöleni sanılıyor... Her biri uzman ya... Coğrafya dersi bile okumamış stratejistler Suriye sınırının toplam 911 kilometre olduğundan habersiz. Paradan sıfır atıp 911 metre uzunlukta olduğuna inanan bir kesim var. Söz konusu 911 Km.'nin ne kadarının kontrol altında olduğunun cevabı yok. Tutturmuşlar "Fırat"ın doğusu lafına... Peki ya Fırat'a kadarki mesafe ne kadar? Bilen bir adım öne çıkmaz. Sanki Kordon'da yürüyüşe çıkmış... Faytonla ada turu yapıyor ya... İnandırıcı olsun diye açıklanan küsuratlı rakamlar... Uzaktan dumanların tüttüğü görüntüler ile canlı yayında maç anlatımı yapıyor uyanıklar. Yersen tabii... Ne yazık ki yiyen çok...

***

Başından beri harekâtın geç kaldığını yazdık. Beş bin TIR giderken niçin seyredildiğini, müdahale edilmediğini vurguladık. Bugün de mevsim koşulları yüzünden ilerlemenin çok zaman aldığı gerçeğinin altını çiziyoruz. Ömründe Suriye sınırını görmeyenler bu mevsimde bölgeye çöken sisi de bilmez. Arazi koşullarının acımasızlığından bihaber olanlar orada gazozuna maç yapıldığını sanmaya devam etsinler. Bu harekât olumsuz koşullar yüzünden tahminlerin üzerinde uzayacaktır. Öyle 3-5 ay değil. 3-5 yılda bitmez bu gidişle.

1980'de başlayan İran-Irak savaşı tam 8 yıl sürdü. Bittiğinde her iki taraf kendi sınırlarındaydı... O savaşın kazananı kaybedeni ne İran ne de Irak'tı... İkisi de kaybederken silah satanlar kazançlı çıktı. İki petrol zengini ülke ekonomik olarak çökme noktasına geldi. Şimdi Türkiye ekonomisi uzun sürecek bu harekatı karşılayabilecek mi? sorusunu yöneltsek, hep bir ağızdan "savaş karşıtı hain" suçlamasına muhatap olacağız. Tekrar ediyorum. Bu operasyon geç kalınmıştır. Ve mutlaka bitirilmelidir. Bu arada gerçekle yüzleşip harekatın bilançosu hesaplanmalıdır. Türkiye'ye dolaylı da olsa uygulanan ambargolar açıklanmalı. Alternatifler hayata geçirilmelidir.

Zeytin Dalı Harekâtı'nda görev yapan tüm Mehmetlerin pak alınlarından öpüyorum...

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları