Zihniyetlerinin resmi; niye şaşırdınız ki!

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Hatırlayın...

Bu çağda asla ihtimal vermeyeceğimizin olduğu ve hayatlarımıza zifirî bir darbe hatırası kondurulduğu o gece, 15 Temmuz 2016'da, Başbakan, telefonla bağlandığı televizyon kanalından nasıl seslenmişti millete:

- Askerin içerisinde bir grubun kalkışması söz konusu. Bunu yapanlar en ağır bedeli ödeyecektir... Bazı önemli binalara abluka gözlendi. Emniyet güçlerimiz harekete geçti. Ucunda ölüm dahi olsa gereken yapılacak.

Sanki sadece "askerin içindeki bir grup" ihanet içindeydi. Sanki, "harekete geçirilen emniyet güçleri" de ürkütücü bir oranda biat etmiş halde değildi şimdi "FETÖ" diye anılan o hain yapılanmaya...

Keza, o dakika itibariyle bütün haber metinleri güncellendi; "polis ile asker karşı karşıya" diyordu spikerler gözlerini dehşetle aça aça...

"İyi" polis, "kötü" askerdi!

***

Vakit gece yarısını henüz geçmiş, zamansız okunan salalar sarmıştı şehir şehir bütün ülkeyi; "cihat" vaktiydi!

Devleti ele geçirmeyi hedeflemiş bir darbe girişimiyle "din uğruna savaşarak" mücadele edilecekti!

Orduya karşı "camiler süngü, kubbeler miğfer"di!

"Allahu Ekber"ler yükseldi, yükseldi, yükseldi; o kadar ki, kimse, komutanın emriyle yola çıkmış, ne olduğundan bihaber o ana kuzularının çığlıklarını işitmeye meyletmedi... Çünkü her üniformalı "ezanları susturmak isteyen darbeci"ydi. Eline, aslında tıpkı darbeciler gibi, evlatlarının kanı bulaşan insanların suçu da "destan"a dahil edildi!

Sapla samanın, at iziyle it izinin karışacağı daha o geceden belliydi.

***

Daha geçen hafta "Ezanları Susturan Darbelerden, Darbeleri Susturan Ezanlara" diye ilan edildi;

Cami kışlayı yenmişti!

Günler önce de yazmıştım; ihanetin kışlalardan önce camilere sızdığı gizlendi!  Niye "imam"dı mesela yöneticileri? Niye "hocaefendi"ydi liderleri?

***

Yani diyorum ki;

Ya ne olacak idi?

Niye şaşırttı sizi bu kadar 15 Temmuz afişleri?

Çarpıtma yok, yalan yok; 15 Temmuz 2016 gecesinden bu yana söylediklerinin-yaptıklarının resimli belgesi hepsi!!!

***

Erol Olçok'ın kemikleri sızlıyor olmalı

-------

Bizim ilkokul çağımızda sınıfın duvarında çağları gösteren bir çizelge olurdu. İşte oradaki çizimleri andırıyor bence 15 Temmuz afişleri. İlkokul seviyesine hitap eden basitlikte.

Ek olarak intihal ve hatta aparma var... Yabancı yayınlardan kopyalanan o Amerikan askerine ek olarak, alakasız yerde çekilmiş fotoğrafı izin alınmadan darbe afişine yapıştırılan gençlerden biri "Benim burada ne işim var" diye isyan etti.

AKP propagandası namına yaptığı her işte siyasi rakiplerine tur bindiren, alanında neredeyse rakipsiz işlere imza atan Erol Olçok'ın kemikleri sızlıyor olmalı; oğluyla birlikte katledildiği ihanet gecesinin bu kadar özensiz, kaba ve amatörce tasvir edilmesine!

***

Haysiyet simsarı mısınız?

--------

Meral Akşener'in uğradığı hakarete tepki olarak yazdığı açık mektuba cevap geldi. Dün bahsettiğim acziyeti belgelemekten ötesine yaramaz!

Dindar olduğu iddiasındaki bir "siyaset erkeği", iftar sofrasında bir kadın siyasetçinin -üslupsuz şekilde- dedikodusunu yapmış olduğunu gururla(!) itiraf ediyor.

Bol miktarda pişkinlik ve "çamur at izi kalsın"cılık içeriyor.

Bütün diyeceğim "zırva tevil götürmez ve insan haysiyetini hedef alıyorsa 'masum' deyip üstü kapatılamaz, bal gibi "teşbih"te de hata olur"dan ibaret.

Haricen şunu sormak isterim:

Haysiyet simsarı mısınız?

Öyle misiniz ki, bir kadının haysiyetine paha biçmeye kalkışıp "ucuz" ilan edebiliyorsunuz mücadelesini!

***

Komik bir şey mi var!

--------

Birkaç gündür aklımda ama yazmaya ancak sıra geldi. Başbakan Binali Yıldırım'ın 15 Temmuz Şehitliği'ne giriş görüntülerini izliyorum. Yanında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da var. Hanımefendinin ağzı kulaklarında... Gülücükler eşliğinde halkı selamlıyor.

Komik bir şey mi var?

Yeri mi? Zamanı mı?

***

İktidar olarak;

Hem, "15 Temmuz"u memleketin başına gelip gelebilecek en büyük felaket olarak konumlandıracaksınız...

Hem, yaralarını unutturmamak için her fırsatta kanırtacaksınız...

Hem de, kimi üyeleriniz çocuklar gibi şen çıkacak o gece katledilenler ve kederli ailelerinin huzuruna...

Günün ruhundan uzak, güle oynaya girdiğiniz şehitlikte, birkaç dakika sonra dualar okunmaya başladığında takınacağınız o yaslı tavır inandırıcı olur mu, samimi bulunur mu?

Hiç yakıştıramadım doğrusu.

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları