Zırvalar tevil götürmez!

Altemur KILIÇ
AKP iktidarında Türkiye’nin kimyası bozuldu, daha açıkçası, ülkenin bütün çivileri yerinden çıktı veya gevşedi... Bu çiviler Cumhuriyetin “tabutuna” çakılmakta!
Gevşeyen “çivilerden” biri “mülkün temel çivisi” olan“Yargı-Adalet”!
Tam “Anayasa Reformu” kapsamında  “Yargının bağımsızlığı” tartışılırken, şu son iki üç günde olanlar, “yargının” ne kadar kuşatma ve baskı altında bulunduğunu ve kuşatılmak istendiğini gösterdi... Artı, “Paketi” acele “geçirmek için” ve Anayasa Mahkemesi’nden dönmemesi için oynanan “İmza Oyunu” da ortaya çıktı. Başbakan, bu vahim olayı, “olur böyle şeyler” diye tevil ediyor, hafife alıyor. Diyor ki: “Muhalefetin imza sıkıntısı vardı giderdik. Metinde de küçük bir değişiklik oldu”.
Siyasi tarihimize, eğer vahim olmasaydı, muhakkak hikâyecik olarak geçecek bir söz! Erdoğan’ın “ufak sıkıntı” dediği muazzam bir siyasi gaf, yutturmaca!
İyot
Daha vahimi, hukuk adalet uzmanlıkları en azından şüpheli yanaşma hukukçulara hazırlattığı paketle, “Kuvvetlerin ayrılığı” ilkesi ortadan kaldırılmak ve “Kuvvetlerin Erdoğan’ın elinde birleştirilmesi” isteniyor, diyen gerçek hukuk anlayışını ifade eden Yargıtay ve Danıştay Başkanlarına, Başbakan “İyot gibi açıkta kaldılar” diyor! Bir başbakana hiç yakışmayan, önceki hiçbir Devlet adamının kullanmadığı bir üslup! Ama Erdoğan’ın, bundan evvelki söylediklerini hatırlayınca, pek de şaşmamak gerek!
Son durumlar
Son iki günde bir kısım Yargının ne hale getirildiğini gösteren çok vahim bir durum var.
Mehmet Ali Birand’ı bile çileden çıkarmış; “Yargıda büyük bir rezalet yaşanıyor” diyor...
Bunu ben söylemiyorum, yazdıklarına söylediklerine ilk defa katıldığım Birand yazıyor ben de sözü ona bırakıyorum:
“Balyoz davasından tutuklu 19 sanık geçen hafta serbest bırakılmıştı... 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin yedek hâkimi Oktay Kuban, sanıklar hakkında “kuvvetli suç şüphesi” bulunmadığı ve kaçma ihtimallerinin de olmadığı gerekçesiyle serbest bırakma kararı almıştı... 3 gün sonra tam tersi karar çıktı.
Aynı mahkemenin üç hâkimi, savcıların itirazı üzerine toplandı ve oybirliğiyle, Yedek Üye Kaban’ın takdir hakkını “sınırsız, sorumsuz ve keyfi” kullandığını belirtip, serbest bırakılanların tekrar tutuklanmasına karar verdi. Kuban’ın daha önce serbest bıraktığı iki muvazzaf General’in de tutuklanıp cezaevine konulmasını istedi... Adalet Bakanlığından, kim olduğu belirlenmeyen bir yetkilinin “çetenin hâkimleri de varmış” gibi bir söz söylemesi de, bütün bu gelişmelere tuz biber ekti... Bu insanlar neden bırakıldılar, şimdi neden tekrar tutuklandılar? Buna çifte standart denmez de neye denir? Kamuoyu kime inanacak? Demek ki, herkesin kendine göre bir hâkimi var ve objektif değerlendirmelere göre değil, kim neredense ona göre kararlar veriliyor... Kamuoyundaki “Bağımsız Yargı” tartışması da, bu gelişmeden sonra farklı yorumlanacaktır... Anayasa değişikliği, yargı bağımsızlığını yok edecek deniyor”.
Ben de Birand gibi soruyorum, peki bugün yargı gerçekten bağımsız mı? “Ergenekon” sürecinde “bağımsız yargı” ve  “adalet” var mı?
  Bu rezaletten kim sorumlu? Yargıyı böyle bölen ve iki “kuvveti”, zaten uhdesinde topladıktan sonra “Yargıyı” da kendisinde birleştirmek isteyen acaba kim?
Erdoğan malum fütursuzluğu ile Balyoz soruşturması çerçevesinde iki gündür yaşanan olayların da yargı sürecindeki haklılıklarını ortaya koyduğunu söyledi... Pes ki pes!
Anayasa değişmeli, ama devletin kaderini tayin edecek, milletin geleceğini güven altına alacak, yeni bir Anayasa değişikliği, Yüksek Yargı mercilerine ve gerçek hukuk uzmanlarına danışılmadan hazırlanır mı?
Asıl onların görüş ve katkıları gerekirken, Yargıtay ve Danıştay Başkanları “siyasete karışmakla” suçlanır ve “Parti kursunlar” denebilir mi? Ve Anayasa, yangından mal kaçırılırcasına, böyle “oldu bittiye” getirilir mi? Topun kaleden döndüğüne, hangi hakem ve yan hakemler karar verecek?
Erdoğan, Yüksek Yargı Başkanlarının “iyot gibi açıkta kaldıklarını” söylemişti... Ama korkarım, açtığı yaraları tedavi etmek için  “tentürdiyot”  yetmeyecek!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş