Ziyaretler-tepkiler

Altemur KILIÇ

Geçen haftanın iki “anlamlı ve önemli” olayı; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanları, Hasdal Cezaevi’ne giderek, orada tutuklu bulunan 31’i general ve amiral olmak üzere 100’ü aşkın subayı ziyaret ettiler.
Gene geçen hafta, binlerce tutuklu eşi, kızı, yakını ve onlara destek verenler, Ankara’da buluşarak Anıtkabir’i ziyaret ettiler - kendi ifadeleriyle- “yargılamaları” değil “tutuklamaları” protesto ettiler. Aslında “yargılamaların” bu kadar uzamasını da protesto etseler yeriydi.
Şu sırada iki olayı biri birinden ayırmak, olayların sadece “insani” ve “sosyal” boyutlarından söz etmek ve “siyasi-hukuki boyutlarını” görmezden gelmek, gerçekçi olmaz. Gerçek ve acı olan şu; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 300 civarındaki general ve amiralinin yüzde 10’u tutuklu. Bu sadece sosyal ve insani bir durum değil. Hem hukuk hem siyaset, hem de Türkiye savunmasının sorunu. Kısacası, bu eşi görülmemiş durumda TSK darbe yemiş, zaafa uğratılmış ve “vatanın savunma gücü” kırılmıştır.
Son zamanlarda TSK’ya karşı yürütülmekte olan psikolojik ve sözde hukuki harekât birleştirildiğinde, mesela, halen tutuklu bulunan üç Komutanın terfileri hususunda, Yüksek Askeri İdare Mahkemesi, iktidarın aksine, terfilerin yapılması gerektiğine kesin karar verdikten sonra, “milli” savunma mı, yoksa iktidarın “çıkar ve eylemelerini savunan Bakanı” gibi hareket eden Vecdi Gönül “Karar kesin ama biz terfileri yapmayacağız” diyor. Hukuk, adalet, bu meydan okumanın neresinde... Bu açmazdan nasıl çıkılacak? Tabii “vesayet” sendromu var. Hukukun, adaletin dediği değil “siyasi otoritenin dediği” olacak. Bu subayların ve diğer tutukluların gelecekleri kararmış, meslek hayatları kesilmiş ne gam! Sayın Gönül, gönül rahatlığıyla, gönül koyar mı?
Durum, öncelikle “insani ve sosyal” ama hükûmetle ordu arasında, en azından bir zıtlaşma olduğu inkâr edilemez.
Genelkurmay’ın Balyoz davasıyla ilgili olarak savcıların ve mahkemelerin verdiği kararlara uyulması konusunda özenli davrandığı da ortada! Ama sabır ve tahammülün de bir sınırı var. Genelkurmay Başkanı tutuklu yakınlarının feryatlarını işitmezlikten, görmezlikten gelebilir mi? TSK, gücüne vurulmakta olan darbeleri görmez mi? Kısacası, “Hasdal Ziyareti” sosyal bir ziyaret değil bir tavır koymaktır, gecikmiş olsa bile! Kimse ordunun darbe yapmasını istemez ama vatanını, ordusunu seven hiç kimse orduya yapılan bu darbelere, komutanlara yapılan haksızlıklara bigâne kalamaz.
Acaba, şu “seçim sath-ı mailinde” , halkımızın çoğunluğu “bigâne mi?” Star TV’nin muhabiri Osman Serkan, Eminönü meydanına çıksa ve sorsa, oradaki insanların çoğu, olup bitenler hakkında bilgi ve görüşe sahipler mi? Yoksa ilgili mi değiller?
Önceki akşam TV kanallarındaki programlardan birinde, seçimler öncesinde bu olaylara tepki göstermenin, orduya yakın görünmenin, oy sandıklarında, CHP’ye zarar vereceğini söylendi. Doğruysa vay halimize! Türk Ordusu bir zamanlar halkın % 90’ından fazlasının güvenine mazhar, ülkenin en güvenilir kurumuydu. Eğer şimdi durum hakikaten böyleyse, ne acı! Ve acıdır söylemesi, bunda TSK’nın aşırı tahammülünün de rolü var.
Mustafa Kemal’in kurduğu “Kuvvayı Milliye” kökünden gelen bugünkü Kılıçdaroğlu CHP’sinde, böyle bir “eksen kayması” varsa, ne acı!
Ama şu sırada “milliyetçi” ekseninden kaymadığı muhakkak olan MHP’nin, iktidara karşı celadetle mücadele eden Genel Başkanı Devlet Bahçeli Hasdal ziyareti konusunda, “Genelkurmay Başkanı ve komutanlar, arkadaşlarını ziyaret ediyor, geçmiş olsun diliyor. Buna saygı duymak lazım. Bundan da anlam çıkardığınız takdirde, Türkiye çok daha karmaşık bir hale bürünebilir” demiş. Bir bakıma “teenni” ve devlet adamı yaklaşımı! Bahçeli doğru da söylüyor, bunları da Genelkurmay’ın bir dayanışması ve birlikte mücadele azmi olarak değerlendirmek gerekir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş