21 Eylül 2021 Salı
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Durmuş HOCAOĞLU
Durmuş HOCAOĞLU

İdeal Politik ve Real Politik: I

[email protected]
+
Aa
-
17 Ağustos 2007 Cuma

Cumhurbaşkanı seçimi münâsebetiyle

İdeal Politik ve Real Politik terimleri daha ziyâde hâricî, yâni milletlerarası siyâsette kullanılır ve mânâları da esas îtibâriyle ‘ideal’ ve ‘real’ ayrımında mündemiç olup, hulâsaten şu merkezdedir: İdeal Politik “olması gereken” politikadır, Real Politik ise “olmakta olan”.

İdeal Politik, asıl olarak ’iyi ve doğru’ idealine yönelmiş, yeryüzünde, insanlar arasında, iyi ve doğru olanı yaşanır bir şekilde tahakkuk ettirmeyi amaç ittihaz edinmiş bir politika anlayışı olup, aynı zamanda ve öncelikle felsefenin konusudur. Tabiatiyle, bir ideal politikanın gerçekleştirilebilmesi için birçok şeye kesinkes şart mertebesinde gerek vardır ki bunların en başında geleni de hiç şüphesiz - siyâsetin öznesi de nesnesi de insan olduğuna binâen - “ideal insan” dır ve İdeal Politik’in en büyük zaafı da burada ortaya çıkmaktadır: Çünkü, ‘ideal’ kelimesinin bir kavram olarak, bâni’i Platon tarafından yapılan târifine bakacak olursak, umûmiyetle sanıldığının aksine, ‘en iyi’, ‘en mükemmel’ değil, bilakis, ‘yeryüzünde gerçekleştirilemeyecek kadar iyi ve mükemmel’ demek olduğunu görürüz. Bu, ‘ideal’in platonik târifi; ancak, onun da platonik olmayan - daha açıkçası ‘real’ olan - versiyonu, “mümkün olduğu kadar iyiye ve doğruya yaklaşan” siyâset anlamında olup, bu anlamıyla bizzat Platon tarafından da savunulan bir idedir.   
  
Real Politik ise, siyâsette “olması gereken”e, yâni ‘ideal’e değil, “olması mümkün olan”a, yâni ‘real’e yönelmeyi ifâde etmektedir ve teknik bir terim olarak da ilk defa August Ludwig von Rochau (1810-1873) tarafından 1853 yılında kullanılmıştır.

İmdi bu iki siyaset türü bütün tarih boyunca çatışıp durmuştur ve işin en dikkat çekici yanı da şudur ki, her ne kadar teknik bir terim olarak mâzisi bu kadarcık kısa olsa bile, felsefe olarak olmasa da, tatbîkat olarak kökenleri muhtemelen İdeal Politik’ten daha da eskiye dayanmakta olan Real Politik, bütün tarih boyunca fiilen tatbîkatta ve mer’iyyette kalmış olan ve hâlen de olmaya devam eden tek siyâset türü olmuştur.

Nasıl ki İdeal Politik’in en büyük fikir üstâdı Platon (Eflâtun) ise, Real Politik’in de - bu kelimeyi hiç kullanmamış olmakla berâber - en büyük fikir üstâdı da, kanâatimce, Makyavel’dir (Niccolo Machiavelli; 1469-1520). Aslında insanlar Makyavel’i “siyâsî ahlâksızlığın filozofu” olmakla itham ederlerse de bence bu bühtandır; O, sâdece, “insanın insan üzerine oynadığı en büyük oyun” olan siyâsetin en acı, en merhametsiz kurallarını büyük bir açıkyüreklilikle dile getirmiştir, mes’ele bundan ibârettir.

İmdi: İdeal Politik’in - her ne kadar ‘ideal’in içinde mündemiç olan iyi ve mükemmel kavramlarının muhtevâları  hakkında tam bir mutâbakat hâsıl olamayabilirse de - elbet de, prensip olarak daha iyi ve daha insânî olduğu şüphe götürmez; ancak, mükemmele yönelmek, dikkatli davranılmayacak - yâni realitenin katı prensipleri hafifsenecek olursa - bu defa kör bir romantizme yol açarak bir zaafa düşülmesine ve bu ise, mükemmele giden yolda gayret sarfedenler için, tam aksine, kendi kendisini imhâ eden birtakım sonuçlara sebebiyet verebilir.
Nitekim, Real Politik’in lânetlenmiş filozofu Makyavel, ‘mükemmel’in, ‘iyi’nin düşmânı olduğunun bilincinde olarak, “insan insanın kurdudur” prensibini ciddiye almadan, mükemmele, yâni romantik iyiye yönelenlerin nasıl realite tarafından cezâlandırılabileceğini îkaz etmek üzere şu tarihî öğüdünde bulunmaktadıur [Hükümdar., Bab: XV]:

“Birçok kimseler öyle hükümdarlıklar, öyle cumhuriyetler tasavvur etmişlerdir ki, böyle şeyler ne görülmüş, ne de işitilmiştir. Çünkü insanların yaşadıkları tarz ile yaşamaları lâzım gelen (arzu ettikleri - D.H.) tarz arasında büyük bir mesafe vardır ki, yapılan şeyleri bırakıp da yapılması lâzım gelen şeyleri takip etmek tahaffuzdan ziyade inkiraza yaklaşmak demek olur.”
Yâni, Makyavel demek ister ki, yapabileceğinden daha fazlasını zorlama.
Cumhurbaşkanlığı seçimi için dikakte alınmasında fayda bulunan bir prensip olduğunu düşünüyorum.

  

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Nevzat Atlığ Büyük Klasiğimiz
Nevzat Atlığ Büyük Klasiğimiz
A. Yağmur TUNALI
Nevzat Atlığ Büyük Klasiğimiz
Kırk satır mı istersin kırk katır mı tercihi?
Kırk satır mı istersin kırk katır mı tercihi?
Arslan BULUT
Kırk satır mı istersin kırk katır mı tercihi?
İntikam cezası cahiliyeye dönüş
İntikam cezası cahiliyeye dönüş
Arslan TEKİN
İntikam cezası cahiliyeye dönüş
Bu zulümü iktidar yarattı!
Bu zulümü iktidar yarattı!
Esfender KORKMAZ
Bu zulümü iktidar yarattı!
Algıyı yönetemiyor aksine öfkeleniyor
Algıyı yönetemiyor aksine öfkeleniyor
Fatma ÇELİK
Algıyı yönetemiyor aksine öfkeleniyor
Zalimin zulmü varsa mazlumun Allah'ı var
Zalimin zulmü varsa mazlumun Allah'ı var
Orhan UĞUROĞLU
Zalimin zulmü varsa mazlumun Allah'ı var
Aç insanın partisi olmaz öfkesi olur!
Aç insanın partisi olmaz öfkesi olur!
Özcan YENİÇERİ
Aç insanın partisi olmaz öfkesi olur!
Protesto edilmişim haberim yok
Protesto edilmişim haberim yok
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Protesto edilmişim haberim yok
Hangisi nizami şarj!
Hangisi nizami şarj!
Ertuğrul DİLEK
Hangisi nizami şarj!