20 Eylül 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Hasan DEMİR
Hasan DEMİR

"Gaflet anayasası!"

[email protected]
+
Aa
-
3 Eylül 2007 Pazartesi

Önce tarihten bir not düşelim.
“Yeni Osmanlı” Avrupa’yı örnek alıyordu.
O artık “Müslüman Türk’ün aklını” terk etmiş, “Avrupa’nın aklı”nı rehber edinmişti. “Avrupa’nın aklıyla Avrupa’yla rekabet edecek!”, kurtulacak, hatta eski şaşaalı devirlerini geri getirecekti. “Osmanlı” nın içinden  “Yeni Osmanlı” işte bunun için çıkmıştı. Demek ki, bu “yeniliğe uymayanlar” artık “eski” sayılabilirdi. “Eski” yani, “kötü”. Yani “işe yaramaz”.
İpleri ele geçiren “Batıcı ve masonlar” ile Avrupa “El eleydi”. Sultan Abdülaziz Han’dan Tanzimat’ın yani “yeniliğin” geleceği hakkında garantiler aldılar. Elbette “Niyetleri iyi olanlar” la, “Osmanlı ve dini İslâm’ı şu coğrafyadan bir silsek de, Filistin’de bir İsrail devleti kursak” ve “Ortadoğu Petrollerini ele geçirsek” hesapları güdenler, “İstanbul’u geri alsak” diyenler, “Sıcak denizlere inme hayali” kuranlar da hep bu “Yeni Osmanlı” şemsiyesi altına toplanmışlardı.
İşte gaflet, fitne ve ihanetin iç içe geçtiği bu ortamda, 21 Haziran 1867’de Sultan Abdülaziz Han Fransa, İngiltere, Belçika, Purusya ve Avusturya’yı içine alan bir Avrupa gezisini yaptı, Saraya döndü. Bu dönüş şerefine Saray’da muazzam bir tören yapıldı. Törende Ermeni ve Rum Patrikleriyle Musevi Hahambaşısı, Ermenice, Rumca ve yahudice “Kudumiyeler” okudular.
Padişah Ermenice, Rumca ve Yahudi lisanlarını bilmediği için bu okunanlardan elbette hiçbir şey anlamadı amma “okuyuculara” bol bol ihsanda bulundu. Cemal Kutay’ın ifadeleri ile, “Hepsi Osmanlı tebası idiler amma hiç birisi Padişahın huzurunda O’nun dili ile konuşmuyordu.”
Yine Cemal Kutay’ın ifadeleri ile, “Vakanüvist Lutfi Efendinin ‘sadık bendeler’ dediği bu zevat, birer fitne ve isyan ocağını temsil ediyorlardı: Rumlar, için için devam eden Girit isyanına para ve silâh yetiştiriyorlar, hatta, Ermeni Patriği, Abdulaziz’e ’sıhhatle dönmesinden dolayı’izhar-ı ubudiyet ederken, yine bir Ermeni heyeti, Moskova’da Çar Aleksandr’ın huzurunda,” İstiklal için para ve silah’ dileniyordu. Yahudi, Türkten daha müreffeh ve zengin olduğu müddetçe sesi çıkmayan tebea idi.
Peki sonra ne oldu?
“Yenilikçiler” ve onların “şemsiyesi altına sığınanlar” 30 Mayıs 1867 günü Dolmabahçe Saray’ını kuşatarak Sultan Aziz’i tahttan indirdiler. Hakaretlerin bini bir para, Fer’iye Saray’ına naklettiler. Üç gün sonra da, Kur’an okuyan Sultan Aziz’i, bileklerini keserek “şehit” eylediler.
Aslında “bilekleri” kesilen ve “şehitlik yoluna” konulan “Devlet” in ta kendisi idi ve bütün bunlar “Yenilik adına” yapılıyor “Avrupa’ya benzemek” için hayata geçiriliyordu. Hepimiz bu hikâyenin nasıl bittiğini, yani bu “yenilenme” ve bu “Anayasa” hikâyelerinin Osmanlı’nın başına neler açtığını çok iyi biliyoruz.
Şayet bu millet ve bu din bu coğrafyadan tamamen silinmedi ise bu, Türk milletinin gerçekleştirdiği Milli Mücadele ve tabii ki Rahmetli Mustafa Kemal sayesindedir.
Gelin görün ki “yaşananlar unutulmuş” yeni bir “Batı hayranlığı, Avrupa taklitçiliği” Türkiye Cumhuriyeti’ne de yine o mâlum unsurlar tarafından sirayet ettirilmiştir. Bu millet dünkü “Yeni Osmanlıcılar” gibi, “Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınmayı” içine sindirebilen Müslüman ve “Avrupa Birliği” uğruna Milli Mücadeleyi inkâr eden kalp Atatürkçülerin eline düşmüştür.
İşte bu mihraklar bugün “sivil anayasa” diye kendi devletinin bilek damarlarını kesen, “Avrupa Aklını” Türk’ün sivil aklı diye millete “yutturan” bir serüvenin mimarları olmak ve milleti bu serüvenin içinde AB ve ABD’nin bir “eyaleti” durumuna düşürmek için kolları sıvamış bulunmaktadırlar.
Bu bizim iddiamız değildir.Nitekim, AKP’nin isteği üzerine “Sivil Anayasa” çalışması yapanlar adına konuşan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun, Anayasa’da temel hak ve hürriyetlerle ilgili maddeler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karar ve içtihatları temel alınarak hazırlanmıştır!” itirafında bulunmuştur.
Bu, “Ben Avrupa aklı ile hareket ediyorum” demek değil midir?
Avrupa’nın aklı ise “sivil aklı” değil hele Sivil Türk’ün aklı hiç değil, “Kilise aklıdır, Siyonizm aklıdır”.
Türk milleti ne zaman “Kilise” ve “Siyonizm” aklına muhtaç olduysa, karşılığında bir “Milli Mücadele vermek” zorunda kalmıştır.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Türk subayları önünde saygı duruşu
Türk subayları önünde saygı duruşu
Ahmet B. ERCİLASUN
Türk subayları önünde saygı duruşu
24 saat yalan söylüyorlar ki...
24 saat yalan söylüyorlar ki...
Arslan BULUT
24 saat yalan söylüyorlar ki...
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Arslan TEKİN
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Arslan TEKİN
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Rezervlerde akla zarar işler!..
Rezervlerde akla zarar işler!..
Esfender KORKMAZ
Rezervlerde akla zarar işler!..
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Fatma ÇELİK
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Yumurta zam şampiyonu
Yumurta zam şampiyonu
Gülay TUNÇEL
Yumurta zam şampiyonu
Adana'nın Altın Kozası...
Adana'nın Altın Kozası...
Mehmet FARAÇ
Adana'nın Altın Kozası...
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
Murat AĞIREL
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
Murat İDE
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
Zamlar sebep etiketler sonuç
Zamlar sebep etiketler sonuç
Orhan UĞUROĞLU
Zamlar sebep etiketler sonuç
Geçmiş olsun Erdoğan…
Geçmiş olsun Erdoğan…
Orhan UĞUROĞLU
Geçmiş olsun Erdoğan…
Fakire Altın Vuruş
Fakire Altın Vuruş
Remzi ÖZDEMİR
Fakire Altın Vuruş
"Her millet lâyık olduğu gibi yönetilir"

Servet AVCI
"Her millet lâyık olduğu gibi yönetilir"
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
Kemal VANLI
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!
Evren Devrim ZELYUT
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!