17 Eylül 2021 Cuma
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Altemur KILIÇ
Altemur KILIÇ

Bugün 'En büyük bayram' mı?

[email protected]
+
Aa
-
29 Ekim 2007 Pazartesi

Bugün 29 Ekim 2007. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 84. Yıldönümü. Ama kutlamak içimden gelmiyor. Ne acıdır; Mustafa Kemal Cumhuriyetini Türk Gençliğine emanet etmiş ve Cumhuriyetin 10. yıldönümünde, -23 Ekim 1933 de-  “Bugün en büyük bayramdır. Türk Milleti; Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını, daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim”  demiş ve nutkunu, heyecanla titreyen sesiyle;  “NE MUTLU TÜRKÜM diyene” diyerek bitirmişti. Benim kuşağım aynı heyecan, inanç ve güvenle yetişti!
Bugün aradan yedi  “onyıl”  geçti ama, geldiğimiz noktada -tarihimizin en tehlikeli bağlamında- Cumhuriyet Bayramını -bırakın daha büyük şerefleri, saadetleri huzur ve refahı- acılar içinde “kutlayamıyoruz!”  Atatürk’ün kutsal emanetine ihanet ediyorlar... O,  “milli birlğimizi”  ifade eden “Ne mutlu Türküm diyene” sözleri de “sözde”  kaldı!
Cumhuriyetı kutlamak, bugün benim içimden gelmiyor,  aksine karalar bağlayasım geliyor!
“Atatürk, affet beni.” Seni Anıtkabrinde, gene yoracağım... 5 Şubat 1933’de Bursa’daki irtica hareketi üzerine, orada söylediklerini, bugün daha da anlamlı olduğu için tekrar edeceğim:
 “Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ’Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ’demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek.’ Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’  İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!”
Behçet Kemal, Atatürk şiirinde  “Biz uyurduk o bizi beklerdi/ O uyudu nöbeti bizlere verdi” diyordu... “Nöbette uyuma-yalım!”  Ben Ona ve  “nöbetine”, ihanet etmeyeceğimize, inanmak istiyorum!

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Milli güçle orantılı politika
Milli güçle orantılı politika
Armağan KULOĞLU
Milli güçle orantılı politika
CHP, bu defa tuzağa düşmedi!
CHP, bu defa tuzağa düşmedi!
Arslan BULUT
CHP, bu defa tuzağa düşmedi!
Diyanet, laiklik, siyaset
Diyanet, laiklik, siyaset
Arslan TEKİN
Diyanet, laiklik, siyaset
Siyaseti kişiselleştirmenin halka maliyeti
Siyaseti kişiselleştirmenin halka maliyeti
Esfender KORKMAZ
Siyaseti kişiselleştirmenin halka maliyeti
Türkiye'nin sorunu demokrasi sorunudur
Türkiye'nin sorunu demokrasi sorunudur
Orhan UĞUROĞLU
Türkiye'nin sorunu demokrasi sorunudur
Köşkte çay servisi yapanlara duyurulur!
Köşkte çay servisi yapanlara duyurulur!
Özcan YENİÇERİ
Köşkte çay servisi yapanlara duyurulur!
Mevlana için değer mi?
Mevlana için değer mi?
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Mevlana için değer mi?
Ankara'da Okur-Yazar Buluşması ve Kumpas Mektupları...
Ankara'da Okur-Yazar Buluşması ve Kumpas Mektupları...
Yavuz Selim DEMİRAĞ
Ankara'da Okur-Yazar Buluşması ve Kumpas Mektupları...
Erdoğan dizginleri çoktan elinden kaçırdı!
Erdoğan dizginleri çoktan elinden kaçırdı!
Evren Devrim ZELYUT
Erdoğan dizginleri çoktan elinden kaçırdı!