17 Eylül 2021 Cuma
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Savaş SÜZAL
Savaş SÜZAL

Erdoğan Beyaz Saray'da İran tavizi verdi

[email protected]
+
Aa
-
10 Kasım 2007 Cumartesi

Washington’da Başbakan Erdoğan ve ekibinin yaptığı, açıklanmayan temasların sırları dökülmeye başladı. Öylesine önemli ki bu saklanan bilgiler, Türkiye’yi önümüzdeki 10 yıl içinde her şeyi ile etkileyecek, kendine zarar verecek taahhütler altına sokacak.
Ben sizlere bugün yalakalık yarışına giren Türk basınından farklı şeyler aktaracağım. Örneğin Erdoğan, Beyaz Saray’a gitmeden önceki gece, Türk heyetinden bazı yetkililer, (Bunlar arasında bazı bakanlar da varmış) ABD Başkan Yardımcısı Cheney’nin konutuna yemeğe gitmiş. Bu yemekte ertesi günü konuşulacak ve açıklanacak konular üzerinde tartışılarak karar verilmiş.
Cheney biliyorsunuz, aslında Bush yönetiminin perde arkasındaki gerçek başkanıdır. Bir terör tehdidinde, Başkanı korumakla görevli gizli servis elemanları, Bush’u değil onu kaçırır, onu gizlerler. Dış politikadaki sınırları ve kararları o verir. Ne hikmetse, ne Erdoğan hükümeti yetkilileri, ne de Amerikan tarafı Cheney görüşmesinden tek satır söz etmedi.
Gelelim ikinci konuya. Önceki yazımda da vurgulamıştım. Erdoğan ve Babacan, ABD Başkanı Bush ve Ulusal Güvenlik danışmanıyla, minute diye tanımlanan ve yapılan konuşmaların tutanakları tutulmayan bir görüşme yaptı. Şimdi diyeceksiniz ki onlar PKK’yı konuştu, bunu da kamuoyuna açıklayamazlardı. Hayır sevgili okurum, bu bir saatlik görüşmede PKK konuşulmadı.
Bu özel görüşmede ele alınan konu İran idi. Bir süredir ABD, İsrail’in de etkisiyle biliyorsunuz İran konusunda Türkiye’ye baskı yapıyordu. Peki, hiç dikkatinizi çekmedi mi, ne Amerikan tarafı ne de bizimkiler tek kelime İran konusuna değinmedi.
ABD Başkanı Bush, Erdoğan’ın yanında alakasız bir şekilde Pakistan’daki Müşerref konusunu ve Pakistan olaylarını dile getirirken, İran konusuna değinmedi bile. Hoş o konu da amaçlı olarak Erdoğan’ın yanında konuşuldu ya, neyse. İşte ben diyorum ki içeride baş başa yapılan görüşmenin konusu İran’dı.
Şimdi Erdoğan hükümetinin askere verdiği bir mesaj var. Bu da Bush ile ortaklaşa oynanan bir oyuna benziyor. Hatırlarsanız Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Saygun, daha önceki ABD ziyaretleri sırasında Beyaz Saray’a girerken davetli olmasına rağmen üzerine aramak istediği için girmeyip geri dönmüştü. Bu kez Erdoğan’ın yanında dekor olarak, birlikte Beyaz Saray’a girdiği için aranmadığı yayınlandı, kulağına üflenen basın tarafından. Askere, bak benim sayemde Beyaz Saray’a bile aranmadan girebiliyorsun der gibi bir mesaj.
Şimdi gelelim Erdoğan ve ekibinin anlattığı dışında gerçekten Beyaz Saray’da neler olduğuna, Türk tarafının neler verdiğine. 
* Türk tarafı, operasyon konusunda geri adım attı. Operasyonu kamuoyu ile askerlerin istediğini, kendilerinin böyle bir talepleri olmadığını Bush’a belirtti.
* ABD’ye İran konusunda taviz verdi ve İran’a karşı yapılacak bir askeri harekâtta Türkiye’den çıkış olabileceğinin güvencesini verdi.
* Irak’ta kurulan Kürt devletine Erdoğan hükümeti, muhalefet etmeyeceği konusunda söz verdi.
* PKK konusunda, Iraklı Kürt aşiret liderleri ile birlikte hareket edeceklerine güvence verdi.
Amerikan tarafı ise şunları verdi;
* Daha önce ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın sözünü ettiği istihbarat paylaşımını kabul etti. (Eski bir CIA görevlisi, o bölgede ABD’nin istihbaratı olmadığını, Türkiye’nin istihbaratının daha iyi olduğunu ve bu konunun ABD argosu ile “Bull Shit”  öküz dışkısı olduğunu söyledi)
* ABD Türkiye’ye bazı modası ve etkisi geçen, Osman Öcalan gibi PKK liderlerini vermeyi kabul etti.
* Erdoğan’a askerlere karşı destek olma sözü verildi. (Oval Ofis’te Pakistan ve Müşerref sözlerinin altında yatan gerçek buydu ve Erdoğan bunun için çok mutluydu.)
Evet sevgili okurum, Washington ziyareti sırasında belki Erdoğan bir şeyler kopardı ama bence bu, Türk halkı ve Türkiye pahasına oldu.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Milli güçle orantılı politika
Milli güçle orantılı politika
Armağan KULOĞLU
Milli güçle orantılı politika
CHP, bu defa tuzağa düşmedi!
CHP, bu defa tuzağa düşmedi!
Arslan BULUT
CHP, bu defa tuzağa düşmedi!
Diyanet, laiklik, siyaset
Diyanet, laiklik, siyaset
Arslan TEKİN
Diyanet, laiklik, siyaset
Siyaseti kişiselleştirmenin halka maliyeti
Siyaseti kişiselleştirmenin halka maliyeti
Esfender KORKMAZ
Siyaseti kişiselleştirmenin halka maliyeti
Türkiye'nin sorunu demokrasi sorunudur
Türkiye'nin sorunu demokrasi sorunudur
Orhan UĞUROĞLU
Türkiye'nin sorunu demokrasi sorunudur
Köşkte çay servisi yapanlara duyurulur!
Köşkte çay servisi yapanlara duyurulur!
Özcan YENİÇERİ
Köşkte çay servisi yapanlara duyurulur!
Mevlana için değer mi?
Mevlana için değer mi?
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Mevlana için değer mi?
Ankara'da Okur-Yazar Buluşması ve Kumpas Mektupları...
Ankara'da Okur-Yazar Buluşması ve Kumpas Mektupları...
Yavuz Selim DEMİRAĞ
Ankara'da Okur-Yazar Buluşması ve Kumpas Mektupları...
Erdoğan dizginleri çoktan elinden kaçırdı!
Erdoğan dizginleri çoktan elinden kaçırdı!
Evren Devrim ZELYUT
Erdoğan dizginleri çoktan elinden kaçırdı!