20 Eylül 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Rauf DENKTAŞ
Rauf DENKTAŞ

Adil ve kalıcı çözüm

[email protected]
+
Aa
-
2 Nisan 2008 Çarşamba

1968’den bu yana Kıbrıs’ta her iki taraf da  “adil ve kalıcı bir çözüm” arayışı içinde olduklarını söylemişlerse de bir türlü böyle bir çözüme ulaşmak becerisini gösterememişlerdir. Şimdi, görüşmelerin her kesilip de yeniden başlayışında gösterilen iyimserlik havası estirilmeye başlandı. Konuyu bilenler “ihtiyatlı olalım” demektedirler. Konuyu bildiğini sananlar da “adil ve kalıcı bir çözüm” bulunmasını her iki tarafın da Türk ve Rum (Yunan-Elen) oldukları iddiasından vaz geçip Kıbrıslı olduklarına inanmaları gerektiğini savunmaktadırlar. Bu 500 yıllık Yanni’nin Kâni olmasını beklemek kadar boş bir hevestir.
Kıbrıs meselesine teşhis koymaksızın meseleyi halletmeğe soyunan uzmanların tümü de bir gerçeği unutmaktadır: Makarios 1963 Ortaklık Cumhuriyetini “adil olmadığı, işlerliği bulunmadığı”  iddiası ile yıkmıştı. O gün bu gündür Rum tarafının “adil ve kalıcı”  çözüm arayışı 1960 Antlaşmalarının “bağımsızlığa koymuş olduğu kısıtlamaları ortadan kaldırmak ve çoğunluğun hakkını vermek”  için uğraşmak olmuştur.
Bunun Türkçesi, Hristofyas’ın da açıkladığı gibi  “Türklere verilecek hakların Rum, Ermeni, Maronit, Lâtin cemaatlarının haklarını gölgelemeyecek cinsten” olmasıdır; daha da Türkçesi  “yasalar altında eşitliktir; kurucu ortaklık hakkı diye toplumsal haklara gerek yoktur”. Diğer uğraşları da Ada üzerinde var olan Türk-Yunan (Lozan) dengesini ortadan kaldırmak yani Garanti Antlaşmalarından kurtulmaktır. 
Rumların nasıl bir uzlaşma için uğraştıklarını bilmeden müzakere masasına oturmamak şarttır. Yıllarca devam eden müzakerelerde bir sonuca varılamamışsa bu, benim, bu iki konuda geri adım atmamamdandır. Kısacası Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğinden, egemenlikteki eşit haklarından, kurucu ortaklık statüsünden ve Garantilerden taviz vermemek kararlılığımdandır. Bugünkü sorun, Türk tarafının bu iki konuda taviz verip vermeyeceği konusundadır.  
Görüşmelerin, Rum tarafının ısrar ettiği gibi, Gambari formülüne göre başlayacağı görülmektedir. Bu konuda Papadopullos  “Talat’ı ayrı egemenlik, ayrı devlet istemekten vazgeçirdim”  demiştir. Bu görüşmelerin bir kısmına katılmış olan Sn. Pertev de  “Ne olmuşsa bizi dışarı çıkarıp baş başa kaldıklarında oldu”  demeğe getirmektedir. Bu anlaşmanın Ankara tarafından bir  “oldu bitti”  olarak kabul edildiği de bilinmektedir. Bu nedenlerle Sayın Talat’ın halkımıza açık bir mesaj vermesi gerekmektedir. Masaya  “İki toplumlu, iki kesimli federasyon” öngören Gambari formülünce oturulacağına göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı  “iki kesimliliğin doğal bir oluşumu olarak”  savunulacak ve egemenliğimizden taviz verilmeyecek diyebilir miyiz? Garantilerin devam edeceği ve askerin çekilmeyeceği zaten vurgulanmıştır ancak bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanından bir açıklamaya ihtiyaç vardır çünkü görüşülecek konular arasında  “güvenlik ve Garantiler”  de vardır. Güvenlik iç konudur. Garantiler dış dengeleri de içermektedir. Müdahale hakkı vardır. Başımıza gelenler bunlara rağmen gelmiştir. Bizim daha sağlam bir geleceğe ihtiyacımız vardır. Bu da eşitliğimizi ve kurucu ortaklıktan kaynaklanan egemenliğimizi, kendi kaderimizi tayin hakkımızı içeren devletimizin varlığıdır, buna dokunulmamasıdır. Türkiye’den gelen sesler  “Kıbrıs meselesinin adil ve kalıcı bir şekilde hallini”  var olan gerçeklerin kabulüne bağlamaktadır. Sayın Gül, Toptan ve Çiçek’ten sonra hepimizin güvenini tazeleyen Sayın Genelkurmay Başkanının bu yöndeki açıklamaları herhalde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da  “milli çizgimizin ciddi şekilde ilânı”  olarak algılanmıştır.  “Devletten ve Garantilerden taviz yok”  formülü  “adil ve kalıcı”  bir anlaşmanın temelidir. Masaya otururken Sayın Talat’ın ve hükümetimizin, Meclisimizin ve Partilerin bu gerçeği haykırmalarında büyük yarar vardır. Kimse teslimiyeti kabul edeceğimizi hayal etmesin.   

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Türk subayları önünde saygı duruşu
Türk subayları önünde saygı duruşu
Ahmet B. ERCİLASUN
Türk subayları önünde saygı duruşu
24 saat yalan söylüyorlar ki...
24 saat yalan söylüyorlar ki...
Arslan BULUT
24 saat yalan söylüyorlar ki...
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Arslan TEKİN
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Arslan TEKİN
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Rezervlerde akla zarar işler!..
Rezervlerde akla zarar işler!..
Esfender KORKMAZ
Rezervlerde akla zarar işler!..
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Fatma ÇELİK
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Yumurta zam şampiyonu
Yumurta zam şampiyonu
Gülay TUNÇEL
Yumurta zam şampiyonu
Adana'nın Altın Kozası...
Adana'nın Altın Kozası...
Mehmet FARAÇ
Adana'nın Altın Kozası...
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
Murat AĞIREL
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
Murat İDE
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
Geçmiş olsun Erdoğan…
Geçmiş olsun Erdoğan…
Orhan UĞUROĞLU
Geçmiş olsun Erdoğan…
Zamlar sebep etiketler sonuç
Zamlar sebep etiketler sonuç
Orhan UĞUROĞLU
Zamlar sebep etiketler sonuç
Fakire Altın Vuruş
Fakire Altın Vuruş
Remzi ÖZDEMİR
Fakire Altın Vuruş
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
Kemal VANLI
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
"Her millet lâyık olduğu gibi yönetilir"

Servet AVCI
"Her millet lâyık olduğu gibi yönetilir"
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!
Evren Devrim ZELYUT
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!