15 Temmuz'un hesabı

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilelebet payidar olması için, demokrasimizin geleceği için, gençlerimizin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi için kahpe, kalleş dış ve iç güçlerin ülkemizi bölmemesi için 15 Temmuz hain kalkışması için hesap sorarım…

15 Temmuz hain darbe kalkışmasının hesabını vermesi gereken de elbette 2002 yılından bugüne tek başına iktidar olan AKP'dir…

- Muhalefet partilerinin iktidardan hesap sormasını beklerim.

- Yargının ihmali ve hatası olanlardan hesap sormasını isterim.

- Vatandaş olarak seçim sandığında hesap sorarım.

- Vatandaşların da aynı şekilde seçim sandığında hesap sormasını isterim

- Gazeteci olarak yazılarımda hesap sorarım.

- 251 şehidimiz için hesap sorarım.

- Bir daha bu tür bir kalkışma olmaması için sorumluların hesap vermelerini isterim.

- Şehit aileleri ve gaziler için toplanan 348 milyon liranın neden hak sahiplerine dağıtılmadığının hesabını sorarım…

Değerli okurlarım,

İktidar olmak muktedir olmaktır.

12 Eylül hain darbesini yapanlar için dava açıldığı günlerde şöyle yazmıştım:

Sadece Kenan Evren ve 4 darbeci generalden değil, Türkiye'yi darbe ortamına sürükleyen ve darbeyi engelleyemeyen iktidardan da hesap sorulmalı…

Yani siyasiler de darbeye neden oldular ise onlar da yargıya hesap vermeli…

Hain FETÖ darbe kalkışması sonrası bir bankada hesabı olanlardan, FETÖ'cülerin yedi sülalesinden hesap soruluyorsa iktidardaki AKP'den de hesap sorulmalı…

"Kandırıldım, aldatıldım, hata yaptım, milletim ve Rabbim affetsin…" demekle olmaz.

Değerli okurlarım,

15 Temmuz kalleş darbe kalkışması; vatanını, milletini seven demokrasiye inanan asker ve polislerin müdahalesi ile sonlandırıldı.

Milletin ve medyanın desteği ile başarısız kılındı.

251 şehit veren büyük Türk milleti bu darbenin karşısında en büyük güç oldu.

Şehitlerimizin aziz ruhlarının şad olması için 15 Temmuz hain darbe girişimi konusunda yanıt bekleyen sorularım var.

1. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan ve çalışmalarını tamamlayan, "15 Temmuz darbe araştırma komisyonu raporu" neden hâlâ yayınlanmadı?

2. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan o gece MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a ulaşamadı ama müsteşar yardımcılarına da ulaşamadı mı?

3. İçişleri Bakanına, müsteşarına, Emniyet Genel Müdürüne ulaşamadı da Erdoğan'a darbe girişimi başladığını eniştesi mi söyledi?

4. Erdoğan, saatlerce Marmaris'teki otelde neden kaldı, neden yer değiştirmedi?

5. Darbecilerin kendisini teslim almaması için yer değiştirmesi gerekmez miydi?

6. MİT müsteşarlığına darbe ihbarı yapıldığında ve Hakan Fidan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ı ziyaret ettiğinde neden gerekli tüm önlemler alınmadı?

7. Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı MİT raporunda adı geçen FETÖ'cü generallerin TSK'dan emekli edilmelerini Erdoğan neden engelledi?

8. "Yurtta Sulh Konseyi" üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ısrarlı sorularına rağmen neden açığa çıkartılamadı?

Değerli okurlarım,

Soru çok ama daha önce de medyaya yansımış bir toplantıyı hatırlatacağım.

Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda düzenlenen 40 haftalık kursun normalde 20 Ağustos'ta bitmesi gerekiyordu.

Bu kurs önce 15 Temmuz'a daha sonra da 14 Temmuz'a alınıyor.

Törene; Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve ilgili komutanlar katılıyor.

Kokteyl kısa sürdü ve Güler teamüllere aykırı şekilde erken ayrılıyor.

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan 3 saat kadar beraber yemek yiyorlar…

Hulusi Akar'ın da ayrılmasından sonra Hakan Fidan'la Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zeki Aksakallı iki saate yakın bire bir sohbet ediyorlar...

15 Temmuz akşamı ise Özel Kuvvetlerde görevli eski kurmay Albay Fırat Alakuş, 33 kişilik ekip ile Genelkurmay karargâhını basıyor.

Karargâhı koruyan nöbetçi askerlere rağmen Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ı derdest ediyorlar.

Hain Alakuş, Genelkurmay Çatı davasında 141 kere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.

O gece o sohbetlerde neler konuşuldu elbette bilmemiz mümkün değil.

Ancak o gün bir binbaşının MİT'e giderek darbe olacağını haber verdiği de bir gerçek.

Neden önlemler alınmadı? Neden? Neden?

Değerli okurlarım,

Vatana ve millete ihanet eden FETÖ'cüler ki ben onlara asker demeyi bile zül addederim.

Demem o ki;

Demokrasi olmazsa olmaz yönetim tarzımızdır.

İktidarlar icraatlarının hesabını gerek sandıkta millete, gerekse yargı önünde bağımsız yargıya vermelidir…

  • Yorumlar 14
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları