21. Yüzyıl kime kalacak?

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Asıl olan iç cephedir... Önemli olan memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlardır, çalışmaktadırlar..." sözleri ile başlıyor kitap...

Ve bu sözlerle günümüze de ışık tutuyor...

Kitabın yazarı emekli general, stratejist Nejat Eslen...

TELE 1 TV'de yayınlanan ve Muğla'dan yaptığım TV programlarında Eslen Paşa'yı zaman zaman strateji, jeostrateji, jeopolitik konuşmak için konuk alıyorum.

Nejat Eslen duru bir akılla dünyayı yorumlayan, sürekli okuyup araştıran bir entelektüel... "TV deki konuştuklarımız kitap olmalı" diyerek yaptığım öneri kısa süre sonra gerçekleşti. Eslen Paşa eve kapanıp önemli bir esere imza attı...

"Küresel Güç Mücadelesi/ 21. yüzyılda Jeostrateji" isimli kitapta bazı yeni tanımlamalar dışında ABD, Çin ve Rusya'nın küresel güç denkleminde yerli yerine oturtulduğunu görüyoruz...

Düşüşteki küresel güç ABD, potansiyel küresel güç Çin ve bir kıtasal güç olarak Rusya'nın ayrı ayrı değerlendirildiği kitapta hayalci jeopolitikçilerden de söz ediliyor. Hitler'in akıl hocası Karl Haushoffer'in erişilmez hedefler seçmesi nedeniyle dünyayı kana bulaması, bir dip not olarak aktarılıyor.

Zaman zaman Türkiye için ekranlarda "küresel güç" yakıştırması yapan izansız yorumculara denk geliyoruz. Eslen Paşa kitabında Türkiye'nin kıtasal etkileri olan önemli bir bölgesel güç olduğunu belirtiyor.

Kitabı okurken Ahmet Davutoğlu'nun hayalciliğinin Türkiye'yi bölgesel bir savaşın eşiğine getirdiğini anımsadım. Suriye ile girilecek bir savaşta yalnızca Suriye'nin değil Türkiye'nin de sınırlarının değişebileceği, bir "yeni Osmanlı" tuzağıydı hazırlanan...

***

Türkiye'nin jeostratejik seçeneklerinin değerlendirildiği kitapta 4 eksen tarif ediliyor;

Batı ekseni; NATO, ABD, AB, İsrail odaklı.

Güney ekseni; Ortadoğu ve İslam ülkeleri odaklı

Kuzey ekseni; Rusya ve İran ile birlikte Avrasya'da yeni bir jeostratejik blok.

Doğu ekseni; Kafkasya ve Türkistan (Orta Asya) üzerinden Çin ile ilişkiler...

Türkiye, merkezi konumunun avantajı nedeniyle dört ana eksende çok yönlü de hareket edebilir. Dengeli ve istikrarlı ilişkiler geliştirebilir.

Ancak Eslen Paşa bir not ekliyor kitabına; "gücü ve jeostratejik etkinlik kapasitesi Türkiye'nin en avantajlı eksene yoğunlaşmasını gerektiriyor" diyor.

Kitap küresel ekonominin ve jeopolitiğin yeni ağırlık merkezi olarak görünen Doğu eksenini ön plana çıkarıyor. Çin'in başlattığı "yeni İpek Yolu" projesine dikkat çekiyor, ticari, ekonomik, politik ve hatta güvenlik ilişkisi geliştirilebileceğinin altı çiziliyor.

Nejat Eslen'in IQ yayınlarından çıkan kitabını tavsiye ediyorum. Küresel güç mücadelesinde Çin ve ABD'nin Kuzey Kore üzerinden "bilek güreşine" başladığı bu sıcak günlerde dünyayı okumak için önemli bir kaynak.

ABD ve Çin yarışında; "yaşadığımız yüzyıl kimin yüzyılı olacak?" diye büyük bir soru sorduğumuzda yanıtı yine kitabın sayfalarında buluyoruz; "İki küresel güçten, Rusya'yı kim yanına alırsa onun yüzyılı olacak..."

***

Emperyalizm; elinde torna çekiç bölgemizi yontuyor, şekillendiriyor; her türlü terör örgütü üzerinden Türkiye'yi yeni haritalara "ikna etmeye" çalışıyor.

Atatürk'ün sözünü yeniden anımsayalım; "asıl olan iç cephenin bütünlüğüdür" diyor...

Türkiye'de seçim meydanlarında Türk-Kürt- Alevi- Sünni gibi olguları 15 yıldır dilinden düşürmeyen iktidarın, Türk milleti demekten çekinen yöneticilerin, sürekli gerginlik ve düşman yaratarak oylarını konsolide eden ancak memleketi karpuz gibi çatlatan AKP'nin bu sözün üzerinde uzun uzun düşünmesi ülkemizin yararına olacaktır.

Türkiye'den Atatürk'ü silmeye çalışmak, egemenliğimizin kalesine kısa yoldan emperyalizmin bayrağını dikmektir...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları