Abdullah Gül'ün FETÖ itirafları

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İlker Başbuğ'un "FETÖ'nün siyasi ayağı" konusunda Karar Gazetesi yazarlarına konuştu. Gül, "Kanunlaşırken ne Meclis bürokrasisi ne de partiler tarafından Anayasa'ya aykırılığıyla ilgili bir itirazda bulunulmamış, ben de imzaladım" dedi.

Evet, söz döndü dolaştı yine CHP ve MHP'ye geldi.

Gül'e soruyorum:

1. Eğer CHP'li milletvekilleri, 26 Haziran 2009 tarihinde gece yarısı 00.55'de Avrupa Birliği uyum yasaları içine "baskın önerge" ile sokulan, "askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarına ilişkin yasa" için, "Anayasaya aykırı" deselerdi imzalamaz, veto eder miydiniz?

2. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Grup Başkanvekilleri aynı gün yani 26 Haziran 2009'da, "Bu hüküm anayasaya aykırı. Anayasa Mahkemesine iptal davası açacağız" dediler. Neden bu sözlerini dikkate almadınız?

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ dedi ki,

"Bu bir kere anayasaya aykırı. Bu kanun teklifini kim hazırladı tamamen FETÖ ile ilgili bu araştırılsın" 

Gül, bu öneriye şu yanıtı verdi:

"Hatırlarsanız o sıralar Türkiye AB ile müzakerelere başlamış, büyük AB hedefi var ve iddialı bir reform sürecine girmişiz.

Burada iki önemli kriter vardır; siyasi kriterler ve ekonomik kriterler. Siyasi kriterler içerisindeki maddelerden biri de sivil asker ilişkileriydi."

Değerli okurlarım,

- AKP'nin "Askeri vesayeti kaldırma" niyeti o dönemde çok açık,

- Başbuğ'un önemle bahsettiği "anayasaya aykırı FETÖ talebi" vurgusu çok net,

- Gül'ün, "sivil asker ilişkileri" kriterini öne sürmesi,

Şu sonucu ortaya çıkartıyor:

Avrupa Birliği bahane, askeri FETÖ'cü savcı ile hakimlere yem ederek sindirme şahane…

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dedi ki;

"Cumhurbaşkanları kendilerini Anayasa Mahkemesi yerine koymazlar. Ben Abdullah Gül tekrar cumhurbaşkanı olmasın diye gelen yasayı da onayladım, gönderdim."

Karar yazarı Elif Çakır sordu: Tam da bununla ilgili eleştiriliyorsunuz. Çankaya'da noter gibi çalıştığınız, her gelen yasayı onayladığınız söyleniyor. Neden böyle oldu?

Gül dedi ki;

"Doğrudur, fakat benim geri gönderdiğim yasalar oldu ama sayı olarak azdır. Sebebi şu; Bunu meclistekiler de bilir. Yasaların çoğunu Meclis komisyonlarında düzelttiriyordum.

O da şundan dolayıydı; Açıkçası yasa Genel Kurul'a da benim önüme de düzgün gelsin, yani veto edip de kendi hükümetimi zor durumda bırakmayayım, ülke zaman kaybetmesin hassasiyetiydi bu."

Bu itirafı yaptı ki Abdullah Gül'e soruyorum:

1. Başbuğ'un dikkat çektiği "askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması" hükmü Meclis komisyonunda görüşülen yasa tasarısında yoktu. Ekibiniz sizi neden uyarmadı?

2. "Tarafsızlık yemini" eden cumhurbaşkanıydınız, sizin için, "veto edip de kendi hükümetimi zor durumda bırakmayayım" sözünüz ile tarafsız olmadığınızın farkında mısınız?

3. Söz konusu yasaya gece yarısı önergesi ile eklenen hüküm ile yasa önünüze "düzgün" mü geldi? Anayasaya aykırı mı geldi?

FETÖ'den devletin çıkaracağı ders; şeffaflık

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren sordu:

- "Siyasi ayak diye gündeme girdi ama Türkiye uzun süredir FETÖ travmasını yaşıyor. Birkaç boyutu var. Bir paralel devlet yapılanması boyutu var. 15 Temmuz sonrasında yoğun biçimde süren yargılamalar ve mahkûmiyetler var. KHK ile görevden almalar yaşanıyor. Toplumsal anlamda çok geniş bir travma yaşanıyor. Devlette bu kadar yapılanma nasıl oldu. Nerede hata yapıldı?

Gül dedi ki;

"Buradan çıkartılacak esas ders şu; Kimsenin aklını, fikrini mutlak bir şekilde bir din adamına, bir siyasetçiye veya ideolojik bir gruba teslim etmemesi lazım. İşte bu grubun her şeyi gasp etmesinin, hain darbe girişimine kadar gelebilmesinin altında bu zihniyet yatar.

Bu teslimiyet ister dini bir motivasyon sonucu, isterse bir ideoloji adına olsun her zaman felaketle sonuçlanıyor."

Bu itirafı yaptı ki Abdullah Gül'e soruyorum:

"Aklını, fikrini" tanımladığınız gibi Fethullah Gülen adlı sahte bir din adamına teslim eden topyekûn AKP iktidarı değil miydi?

"Her şeyi gasp etmesinin, hain darbe girişimine kadar gelebilmesinin altında bu zihniyet yatar" sözünüz FETÖ konusunda AKP'nin sorumluluğunun itirafı değil midir?

- FETÖ'cülere, askeri, polisi, yargıyı, bürokrasiyi dediğiniz gibi, "teslimiyet ve ideoloji" değil midir?

"Felaket" diye tanımladığınız 15 Temmuz hain darbe girişiminin sorumlusu AKP değil midir?

Eski Taraf Gazetesi yazarı Yıldıray Oğur sordu: Devlet buradan nasıl bir ders çıkarmalı?

Gül dedi ki;

"Devlet bir zamanlar farklı düşüncelere eşit mesafede durmadığı için herkes devlete sızma teşebbüslerinde bulundu. Bu sızma girişimi bazen sağ, bazen sol, bazen din adına olmuştur."

Değerli okurlarım,

FETÖ'nün "devlete sızmasının" sorumlusu AKP hükümeti değil bizatihi devletmiş…!

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları