Acıdan 'bayram' süzmek..

A+A-
Murat İDE

15 Temmuz alçaklığının konuşmaktan çekindiğimiz yanı belki de en çok konuşulması gereken yanı..

Hasan Hüseyin'in şiirindeki gibi, "Acıyı bal eyleme"yi zaten biliriz de, 'Acıdan Bayram Süzmek' hayatımıza yeni girdi..

Adı anma, kendi kutlama şeklinde geçen bir garip organizasyon 15 Temmuz..

Oysa 248 canımızın toprağa düştüğü, 2196 vatandaşımızın yaralandığı bir toplumsal faciaydı yaşadığımız..

Sorumlularını.. Son 10 yıldır değil, taaa 1994'ten beri süren bir iş birliğinin, yardım ve yataklığın konuşulmadığı..

Konuşmaya kalkanların, bu kardeşiniz gibi, mahkeme kapılarına sürüklendiği bir cinnet durumuydu..

Sorumluluklarının, kendilerinin bile reddedemediği iş birliğinin, onca uyarıya kulak asmayan nobranlıkları sonunda, sadece "Önce Allah, sonra milletim affetsin" şeklinde basit bir manevrayla, sözüm ona aklandığı bir süreçti..

Bütün bunlar mutlaka konuşulacak.. 15 Temmuz gecesinin, bugün sonuçları itibarıyla yavaş yavaş da olsa 'ayıkdığımız' gerçeğini bir gün mutlaka ama mutlaka tüm ayrıntılarıyla konuşacağız..

15 Temmuz'u Araştırma Komisyonu Başkanlığı'nı, yıllarca ekranlardan Fetullah Gülen ve çetesinin icraatlarına methiyeler düzmüş bir adama vermenin ve kapatılmasını sağlamanın bile ayrı bir vebal olduğunu bir gün mutlaka ama mutlaka konuşacağız..

Sormak gerekir aslında, bugün değilse ne zaman?

Bak işte onun cevabı bende değil..

Kendi yaptığı işi bile başkasına fatura edebilen..

Kendi sorumluluklarını, başkalarına tahvil edebilen..

Kendi yaptığı hatayı, üstüne üstlük, "Evet hata yaptım" diyerek özür dilediği gerçeğini bile yok sayarak, yine kendi dışında herkesi fetöcü olmakla itham edebilen bir yüzsüzlüğü, herkesin, hiç zaman kaybetmeden konuşması lazım..

Çok sevdiğim bir meslek büyüğümün, şiar edindiğim tavsiyesidir;

-Olayları kazananın üzerinden değerlendirirsen, faile çabuk ulaşırsın..

Ben hep bu şiarla baktım 15 Temmuz'a.. Hem de 16 Temmuz gününden itibaren..

Başımı belaya soksa da, evladının geleceğini düşünen her ana babanın yapması gereken buydu..

Evladın geleceğinin hesabı kitabı olur mu?

O yüzden bugüne dair ilk sorum bu;

-Acıyı bal eylemek tamam da, acıdan bayram süzmek nedir?

249 canımızın toprağa düştüğü alçak bir oyunu, anar gibi kutlamanın anlamı nedir?

Ben yanarken iki laf etsem fetöcüyüm, sen istediğin her şeyi bu sayede almışken, kutlar gibi de programlar yaparken, sütten çıkmış ak kaşıksın he mi?

Meral Akşener'in dediği gibi;

-Hadi ordan..

***

15'inden sonra yalanı...

Dün bir dostumla sohbet ettik.. Siyasete hâkim, görmüş geçirmiş bir iletişimcidir..

Bak bir de iletişimci..

Seçim sonuçları üzerine konuşurken dedi ki;

-Meral Akşener iyi bir rüzgâr yakaladı ama o 'fetö'yü çağrıştıran söylemleri olmasaydı, iyiydi..

Şaşırdım ve sordum;

-Hangi söylemleri.. Meral Hanım'dan fetöcü çıkarabilecek tek bir söz duydun mu?

Dedi ki;

-15 Temmuz'dan sonra işler değişecek dedi ya.. Bir de 'Yurtta sulh'..

**

Bakın, konuştuğum kişi bir iletişimci.. Sadece verileni almakla kalmayıp, üzerine kafa yorması gereken bir meslek erbabı..

Ve diyor ki;

-Meral Akşener 15 Temmuz'dan sonra işler değişecek dedi..

Dedim ki, "Bulsana bana o sözü"..

Hemen gugıl amcaya davrandı.. İki dakika sonra bak deyip uzattı..

Masadaki ikisi iş adamı, biri siyasetçi üç dostumuz da uzattı kafayı minik ekrana..

-Yooook, 15'inden sonra işler değişecek..

Ardından ilave var ya montaja;

-Yurtta sulh..

Tebessümle önce sordum;

-Hani 15 Temmuz lafı?

"Sen de çok safsın" dedi.. Temmuz da diyecek hali yok ya..

Bir adım geri attı..

"Peki sen kurgudan anlarsın" dedim.. "Yurtta Sulh" sözü aniden kesilmiyor mu.. Yani devamı var gibi değil mi?

"Evet ama" deyince daha fazla bekleyemedim;

-Bak sevgili kardeşim, ben de sana bir şey izleteyim..

Açtım Meral Hanım'ın o sözlerinin geçtiği konuşmayı;

-Hani Devlet Bey'in tarla kongresi dediği bir kongre vardı ya MHP'de..

-Evet..

-Hah, işte o kongrenin tarihi neydi?

-Hatırlamıyorum..

-Ben hatırlatayım, 15 MAYIS..

-X?Z^!

-Yaaaa, o "15" işte Mayıs'taki o "15"..

O cümlelerin tamamını izlettim.. Masada onun dışında bir kişi daha şaşırdı..

Tabii ben daha şaşkın..

Yurtta Sulh kısmını da bulup dinlettim.. Diyor ki bir konuşmasında Meral Akşener;

-Orta Doğu'da başımıza iş açtınız.. Yavuz Sultan Selim bu bölgede dengeleri nasıl kurmuş bilmeden..

-Abdülhamit Han, bölgede sulhu nasıl sağlamış kavramadan..

-Mustafa Kemal Atatürk neden 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' demiş anlamadan, gider Orta Doğu'da aktör olmaya kalkarsan başımızı böyle belaya sokarsın..

Cümle mealen bu.. Hadi çıkar içinden 15 Temmuz alçaklığı ile bir bağlantı..

Herkes sustu..

Herkes sustu, ben de sustum..

Çünkü daha iyi anladım ki, Türkiye'de 'Yalanlar' çok daha yüksek prim yapar hale gelmiş..

Daha önce de bu konuda birkaç yazı yazmıştım..

Ancak gördüm ki, yalan iyi prim yapıyor ve doğrular mahsun..

E doğru ile yalanın mücadelesi ve aldıkları prim, seçim sonuçlarından da belli değil mi?

Daha çok anlatmalıyız.. dedi içimdeki ses..

Evet anlatmalıyız ama, biz gerçekleri anlatıp, yalanı tükettikçe, onlar yeni yalanlar üretiyorlar..

Ez cümle, doğrular yetişemiyor yalanın hızına..

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları