Adalet terminolojisi

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Kanunda yazılı hiçbir "suç"u işlemedikleri, yani ortada bir "suç" bulunmadığı halde, sadece siyasi saikle, muhalefet yapma biçimlerinin yarattığı rahatsızlık dolayısıyla içeride tutulan insanlar var; "siyasi mahkum"lar.

Ve bir de, "siyasi mahkum" diye yaftalanan siyasete iliştirilmiş teröristler var.

Aynı torbadalar.

Sırf bu nedenle; "siyasi mahkumiyet" kavramını böyle bir "torba"ya sıkıştırdılar diye "siyasi mahkumlara da infaz indirimi" diye bağıramıyor bazıları avaz avaz bu ülkede. "Yanlış anlaşılma" kaygısı var serde… "Düz ova"da, dağdakileri nihai emellerine kavuşturma mücadelesi veren vatan-millet-devlet düşmanlarıyla bir arada anılmak istemiyor kimse.

***

Değil, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, bu uğurda düşmanla anlaşmak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silâhlı isyan", bunların "beka(!)"sı uğruna canını vermeye hazır, ömrünü, birikimini bunları "yaşatmaya" adamış, terörle bizatihi mücadele etmiş yahut edenleri bütün varlığıyla desteklemiş olup da, guguk literatüründe "terörist"leştirilenler var.

Bir de sahiden terör örgütlerine mensup olmuş, terör örgütleri adına silah çekmiş, bomba atmış, pusu kurmuş, terör örgütlerinin talimatlarıyla ve onları gayelerine ulaştırmak maksadıyla kalemini silahlaştırmış olanlar var. "Terörist" diye adaş yapıldılar ya, aynı "torba"da varsayılıyorlar.

Nasıl talep edeceğiz tahliyelerini; "teröristlere özgürlük" diye mi?

***

"Anayasayı ihlal" şöyle dursun, "Anayasa"nın değiştirilemez maddeleriyle ortaya konan ruhunu savunmuş, başta değiştirilemez maddeleri çiğnemek olmak üzere göz göre göre Anayasal suç işleyenlere karşı durmuş, "TBMM'ye karşı suç" işlemek şöyle dursun, TBMM'yi, onurunu, işlevini, tarihi misyonunu korumuş, kollamış ve devamlılığına çalışmış, en komiği her darbeye karşı ve her darbenin mağduru olmuş ve fakat yeni nesil siyasetçe "darbeci" ilan edilmiş olanlar var.

Ve bir de darbeciler;

Askeri darbeciler, sivil darbeciler…

TBMM'yi bombalayanlar yahut TBMM'yi yok hükmüne koyanlar…

İdeolojisinden, partisinden bağımsız olarak "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti"ni devirmeye ve yerine kendi sapkın iktidarlarını kurmaya kalkışmış olanlar…

"Darbecilere tahliye" isteyemeyiz elbet ama darbeci olmayan darbeciler de aynı torbadalar!

***

Oluşmuş sayılması için gerekli olan unsurların açık ve net olduğu suçları bile öyle muallak, öyle nereye çekersen oraya gider, öyle yoruma açık, öyle "benden olmayan kim varsa olabilir" hale getirdiler ki, adaleti talep etmeyi bile beceremez olduk adil biçimde.

Gazeteciliği, emrinde oldukları terör örgütlerinin, istihbarat örgütlerinin, cemaatlerin, darbecilerin, mafyatik yapıların ali menfaatleri için kullanmamış bütün gazetecilere özgürlük desem; gider mi dersiniz mesaj yerine!

Böyle mi döndüreceksiniz "çark"ı

Mesaj, ülkenin "köklü" denilebilecek holdinglerinden birine bağlı bir tekstil fabrikasından çalışan işçilerden:

"Çalıştığım ortamda minimum 200 kişi var. Bu tek vardiyada çalışan kişi sayısı. Virüs ile birlikte bir takım tedbirler alındı. Ama bu tedbirler sadece göstermelik.

Servislerde nerdeyse tüm koltuklar dolu. Hatta ilk tedbirlerin, sözde alındığı günlerde ayakta giden işçiler bile vardı. Sonraki günlerde, sipariş olmadığı için holding diğer işletmelerini kapatınca bir miktar azalma da oldu ama yine de iki gün öncesine kadar, bakanlık yasak koymasına rağmen kalabalık gidip geliyor, yolda polis görmesin diye araç değiştiriyorduk! Sağlığımız için değil ceza yememek için tabii!

İşyerinde iki katta da tuvalet olmasına rağmen birine kilit vurdular; sağlık birimine söylememize rağmen açılmadı. Teftiş öncesi göstermelik konan damacanalar dışında suyumuzu da bu tuvaletten içiyoruz.

İşimiz gereği sürekli yan yana çalışıyoruz. Herkes her yere dokunuyor. Eskiden -virüs değil toz sebebiyle- sürekli verilen maskeler bile verilmez oldu. Usta ve amirler dışında eldiven ve maske verilen kimse yok. Ağzımıza bez kumaşlar sarmak zorunda kaldık.

Yemekhanede önlem alıp aynı masaya iki kişiden fazlasını oturtmadılar. Tuzluk ve biberlikleri kaldırdılar ama sürahileri bıraktılar. Tuzluktan geçen virüs sürahiden geçmiyor galiba!

Şimdi 10 gün izindeyiz.

Tedbir amaçlı sanmayın; sipariş olmadığı için!"

Başını kuma gömmeyen herkes, işçi okurlarımızın aktardığı durumun "istisna" olmadığını biliyor olmalı. "Çarkı döndürmek" için ısrarla sürdürülen "çalışma hayatı", farklı iş kollarına faaliyet gösteren, farklı fabrika, atölye, işletmelerde aynen bu şekilde devam ediyor; insan hayatı pahasına.

Haftalardır "temas", "hijyen" ikazlarında bulunan "yetkililer"in zerre umrundaysa, ben söz konusu fabrikanın adını da verebilirim kendilerine seve seve. Siparişsizlik izni bittiğinde gitsinler bir denetlesinler!

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları